KÜLTÜR

Sahra’nın Gizemli İnsanları: Tuaregler

Tuaregler kendi kuralları ve yaşam biçimleri ile Sahra’da zor koşullarda yaşayan ilgi çekici bir toplum. Modernleşme ile birlikte etnik yapıları tamamen ortadan kaybolmadan önce bu ilginç insanları biraz daha yakından tanıyalım.

Arapça’da Tevarig olarak geçen Tuaregler, Kuzey Afrika’nın Berberi topluluklarından gelen ve ortak bir dilleri olan farklı kabilelerin müşterek ismidir. Göçebe ve yarı göçebe bir hayat yaşayan Tuaregler, Kuzey Mali, Nijer, Burkina Faso, Moritanya, Cezayir ve Libya’ya kadar çok geniş bir alana yayılmışlardır. Nüfuslarının tamamı Müslüman olan Tuaregler, Maliki mezhebine mensup olup, Senusilik, Kadirilik, Ticanilik gibi sufi eğilimleri de benimsemişlerdir. Tamaşek adı verilen dil Tuaregler’in ortak konuştuğu bir lisan olup, birbirinden farklı kabile ve klanlar bu dil vasıtasıyla ortak bir kimlik oluşturmuşlardır.

Tuaregler ile modern uygarlık ilk kez, Kuzey Afrika, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki karlı tuz, altın ve fildişi pazarlarına giden ticaret yollarının Tuareg topraklarından geçtiği on dördüncü yüzyılın başında kesişti. Bunun sonucunda Tuaregler ticaretle uğraşmaya başladılar ve Sahra hakkındaki geniş bilgileri nedeniyle bu yolları tamamen kontrol ettiler.

Yıllarca Sahra ve Sahel bölgesinde deve ticareti ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşan bu kabileler, Fransızların sömürge döneminde bir kısmı hariç yerleşik hayata geçtiler. Böylelikle Nijer havzasında tarımla da uğraşmaya başladılar. Mali nüfusunun toplam, yüzde 10’unu oluşturan Tuaregler, Azawad bölgesi denilen Kidal, Timbuktu ve Gao şehirlerinde yaşamaktadırlar.

Tuaregler, yaklaşık bin yıldır Sahra Çölü üzerinde göçebe günümüzde ise yarı göçebe olarak kendilerine özgü kültür ve geleneklerini sürdürmekteler. Kendilerini Müslüman bir topluluk olarak tanımlamalarına rağmen, kültürleri ve gelenekleri dolayısıyla İslam dünyasında kabul edilmiyorlar.

Fransa’nın sömürge döneminde yarı otonom bir yapıyla idare edilen Mali 1960’da bağımsızlığına kavuşunca tek devlet tek millet ilkesini benimseyen Güneyli yöneticiler, Tuareglerin siyasi kimliğini kabullenmemişlerdir. Birçok Tuareg kabilesi, Mali devletinin kurulmasından sonra Libya ve Nijer başta olmak üzere çevre ülkelere göç etmişlerdir. 1970’lerin ortalarında ve 1980’li yılların başlarında Sahel bölgesinde görülen kuraklık önemli bir Tuareg nüfusun kaybına neden olmuştur.

Tuaregler’in Kendilerine Has Kültür Ve Gelenekleri Vardır

Tuaregler, dünyadaki birçok göçebe kabile gibi, nispeten yeni olan ulusal sınırlar kavramından zarar gördüler. Günümüzde, göçerlikten kentleşmeye kayış, etnik çatışmalar, gelişen teknolojiyle dünyanın geri kalanındaki hayatları öğrenmeleri bazı geleneklerin zayıflamasına neden olmuş durumda.

Tuareg erkeklerinin en ünlü ve en gizemli yönü mavi bir çok kişinin bildiği mavi peçeleridir. Bu özellikleri Tuareg erkeklerinin dünyada ‘Sahra’nın Mavi Adamları’ olarak tanınmalarını sağlamıştır. Tuareg erkekleri 25 yaşında peçe takmaya başlarlar. Bu mavi peçe gözleri hariç tüm yüzlerini gizler. Aile üyelerinin önünde bile neredeyse hiç kaldırılmaz. Kadınlar ise yüzlerini örtmezler. Bunun nedeni sorulduğunda ise kadının güzel olduğunu ve yüzlerini görmek istediklerini söylerler.

Erkeklerin yüzlerini Sahra kumlarından korumak için peçe takmaya başladıklarına inanılıyor. Bununla birlikte, neden bu kadar önem kazandığı bilinmiyor. Kimileri bunun erkeklerin tüm duygularını gizlemesi ve özellikle yabancıların önünde hiçbir yüz ifadesi göstermemesi gerektiğine inandıkları için olduğunu söylüyor. Ancak Tuareg toplumunun ileri gelenleri, yüzlerini örtmenin dini bir simge olmaktan ziyade, atalarının geçmişte çölde yaşamalarından kaynaklandığını ifade ediyorlar. yani büyük bir ihtimal ile bir gelenek neticesinde bu peçeyi kullanmaya devam ediyorlar.

Tuaregler Kadın Egemen Bir Topluluktur

Anaerkil bir yapıya sahip Tuareglerde soy ağacı anne üzerinden ilerliyor. Siyasal kararları da erkekler veriyor gibi görünse de arka planda bütün kararlarda kadınların sözü geçiyor. Tuareglerde kadınlar evleneceği partneri seçebiliyor, evlilik kadının isteğiyle başlıyor ve kadının isteğiyle bitiyor. Tuaregler’de boşanmalar çok yaygın. Boşanan kadınlar, mal varlığının tamamını ve çocukların velayetini alıyor. Erkekler ise devesiyle birlikte annesinin evine dönüyor. Boşandıktan sonra kadının ailesi kızlarının artık bekar olduğunu duyurmak adına kutlama yapıyor.

Eğer Tuaregli bir kadın evlenmeye karar verirse erkekten onu etkileyecek bir şiir yazmasını bekliyor. Beğenirse de doğru adamı bulduğuna karar veriyor. Toplumun okur-yazarlık seviyesinin de yüksek olduğunu söylemek gerekiyor bu arada.

Bir kadın evlendiğinde, kadın aile üyeleri genellikle ona çeyiz olarak bir çadır verir. Gelin, yaşamı boyunca genellikle o çadırı tutar. Tuaregler evin kadına ait olduğuna inanırlar. Kadın aynı zamanda ailenin çiftlik hayvanlarının da sahibidir. Bunun nedeni erkeklerin çok seyahat etmesi olabilir.

Tuaregler sık ​​sık et yemezler. Vejeteryan değillerdir. Sadece çiftlik hayvanları onlar için çok değerlidir. Bu nedenle de sadece bayram, düğün gibi özel günlerde et yerler. Elbette bu bilgiler kitaplardan, videolardan öğrendiklerimiz. Gerçekleri deneyimleyebilmek için gidip onlarla aynı havayı solumak lazım. Bu ilginç toplum hakkında biraz daha bilgi sahibi olmak isterseniz Alberto Vâzquez tarafından kaleme alınan “Tuareg” isimli kitaba da göz atmanızı öneririz


Göz atmak isterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu