
Dünya üzerinde insanların neredeyse hiç yaşamadığı, ulaşmanın son derece zor olduğu bölgeler bulunur. Kimi uçsuz bucaksız çöllerin, kimi buzulların, kimi de okyanusların ortasında yer alır. Bu yazıda, yeryüzünün en ıssız altı bölgesine yakından bakacağız.
1-Grönland – Ittoqqortoormiit
Grönland’ın doğu kıyısındaki Ittoqqortoormiit, dünyanın en uzak yerleşimlerinden biridir. Yaklaşık 325 kişinin yaşadığı kasaba, dev fiyortlar, buzullar ve aylarca denizi kaplayan buz tabakasıyla çevrilidir. En yakın Grönland yerleşimi yüzlerce kilometre uzakta bulunur.

Bölgeye ulaşmak oldukça zordur. Deniz buzu yılın büyük bölümünde gemilerin geçişini engeller. Ziyaretçiler çoğunlukla uçak ve helikopterle gelir, yaz aylarında ise bazı keşif gemileri kasabaya uğrar. Halk uzun yıllardır avcılık ve balıkçılıkla geçimini sürdürür.
Rengârenk ahşap evler, çevredeki çıplak kayalar ve beyaz buzullar arasında küçük bir yerleşim oluşturur. Bu keskin karşıtlık, Ittoqqortoormiit’i hem yeryüzünün en ıssız hem de en dikkat çekici yerlerinden biri hâline getirir.
2- Svalbard, Longyearbyen

Dünyanın en ıssız yerleri, genellikle izole veya ekstrem koşullara sahip bölgelerdir. Bunlardan birisi de Svalbard’dir.
Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında bulunan Longyearbyen, dünyanın en kuzeydeki kalıcı yerleşimlerinden biridir. Yaklaşık 2.400 kişinin yaşadığı kasabada 50’den fazla ülkeden insan bir arada bulunur.
Longyearbyen’de yılın yaklaşık dört ayı güneş hiç doğmaz. Yaz aylarında ise gece yarısı güneşi haftalarca gökyüzünden kaybolmaz. Buzullarla ve çıplak dağlarla çevrili kasabanın dışına çıkanlar, kutup ayıları nedeniyle silah taşıma gibi sıkı güvenlik kurallarına uyar.
Buna rağmen Longyearbyen yalnızca ıssız bir maden kasabası değildir. Araştırma merkezleri, okullar, restoranlar ve küçük bir havalimanı sayesinde Kuzey Kutbu’nun ortasında canlı bir yerleşim görünümü taşır.
3- Paskalya Adası – Hanga Roa

Pasifik Okyanusu’nun ortasında yer alan Paskalya Adası, diğer adıyla Rapa Nui, dünyanın en uzak yerleşim bölgelerinden biridir. Şili’ye bağlı olan ada, Güney Amerika kıyılarından binlerce kilometre uzakta bulunur. Adanın ana yerleşimi Hanga Roa’dır ve nüfusun büyük bölümü burada yaşar.
Hanga Roa, küçük limanı, evleri, otelleri ve restoranlarıyla adanın günlük yaşamının merkezini oluşturur. Ada, özellikle Rapa Nui halkının yaptığı dev moai heykelleriyle tanınır. Yaklaşık bin heykelin bulunduğu bu tarihî alanların büyük bölümü Rapa Nui Millî Parkı içinde korunur. Bu heykeller adanın aynı zamanda 1995’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesini sağlamıştır.
Uzak konumuna rağmen Hanga Roa tamamen dünyadan kopuk değildir. Havalimanı ve turizm sayesinde düzenli olarak ziyaretçi ağırlar. Yine de adaya ulaşımın büyük ölçüde hava yoluna bağlı olması ve en yakın büyük kara parçasının çok uzakta bulunması, Hanga Roa’yı dünyanın en ıssız yerleşimlerinden biri yapar.
4- Pitcairn Adaları, Adamstown

Güney Pasifik’in ortasında yer alan Pitcairn Adaları, Birleşik Krallık’a bağlı dört adadan oluşur. Ancak bunlardan yalnızca Pitcairn Adası’nda insanlar yaşar. Adanın tek yerleşimi olan Adamstown, aynı zamanda dünyanın en küçük ve en uzak başkentlerinden biridir.
Pitcairn’e hava yoluyla ulaşmak mümkün değildir. Ziyaretçiler önce Fransız Polinezyası’ndaki Mangareva Adası’na uçar, ardından uzun bir deniz yolculuğuyla adaya ulaşır. Dik ve kayalık kıyılar doğal bir liman kurulmasına izin vermediği için yolcular ve yükler açıkta bekleyen gemilerden küçük teknelere aktarılır.
Adamstown’da yalnızca birkaç düzine insan yaşar. Halkın büyük bölümü, 1790’da adaya yerleşen HMS Bounty isyancıları ile Polinezyalıların soyundan gelir. Küçük topluluk tarım, bal üretimi, el sanatları ve sınırlı turizm faaliyetleriyle geçimini sürdürür. Azalan nüfusu ve en yakın yerleşimlerden yüzlerce kilometre uzaktaki konumu, Adamstown’u dünyanın en izole yerleşimlerinden biri hâline getirir.
5- Supai, Arizona

Büyük Kanyon’un yan kollarından Havasu Kanyonu’nun tabanında bulunan Supai, ABD’nin en izole yerleşimlerinden biridir. Havasupai halkının yaşadığı köye karayolu ulaşmaz. Ziyaretçiler köye ancak yaklaşık 13 kilometrelik bir yürüyüşle, at sırtında ya da helikopterle ulaşır.
Köyde birkaç yüz kişi yaşar. Toprak yolları, küçük evleri, okulu, dükkânı ve postanesiyle Supai, dik kırmızı kayalıkların arasında küçük bir yaşam alanı oluşturur. ABD’nin en uzak postanelerinden biri de burada bulunur ve postalar hâlâ katırlarla taşınır.
Supai, özellikle turkuaz renkli Havasu Şelalesi sayesinde ziyaretçilerin ilgisini çeker. Ancak köy, Havasupai halkına ait topraklarda bulunduğu için giriş izne tabidir. Ulaşımın zorluğu ve kanyonun derinliklerindeki konumu, Supai’yi dünyanın en ıssız yerleşimlerinden biri hâline getirir.
6- Oymyakon, Rusya

Rusya’nın Saha Cumhuriyeti’nde, Doğu Sibirya’nın uzak bir bölgesinde yer alan Oymyakon, dünyanın en soğuk kalıcı yerleşimi olarak bilinmektedir. Köyde birkaç yüz kişi yaşar ve kış aylarında sıcaklık sık sık -50°C’nin altına iner. Bölgede kaydedilen en düşük sıcaklık ise yaklaşık -67,7°C’dir.
Bu aşırı soğuk, günlük yaşamı bütünüyle şekillendirir. Donmuş toprak su ve kanalizasyon sistemlerinin kurulmasını zorlaştırır, araçların motorları uzun süre çalışır durumda tutulur ve dışarıda geçirilen zaman sınırlı kalır. Halk geçimini çoğunlukla hayvancılık, avcılık ve balıkçılıkla sürdürür.
Oymyakon’a ulaşmak da kolay değildir. Köy, bölgenin merkezi Yakutsk’tan yüzlerce kilometre uzakta bulunur ve kara yolculuğu günler sürebilir. Sert iklimi, küçük nüfusu ve uzak konumu, Oymyakon’u dünyanın en ıssız yerlerinden biri hâline getirir.
Haritalarda yalnızca küçük birer nokta gibi görünen bu yerler, dünyanın hâlâ ne kadar şaşırtıcı ve keşfedilmeye değer olduğunu hatırlatıyor. Keşfetmeniz dileğimizle.



