KESFET

Türkiye’de Görülmesi Gereken 8 Deniz Feneri

Deniz fenerlerinin yapılma nedeni, karanlıkta kalan gemilerin önlerini aydınlatmak, onların doğru yollarından sapmalarını önlemektir. Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde bugün bu görevi yapmakta olan 369 deniz fenerimiz var. Bu nedenle, Türkiye’nin tüm deniz fenerlerini ve hikayelerini burada sıralarsak sayfalar yetmez. Ancak yine de 8 deniz fenerimizi ve hikayelerini tanıtmaya çalışalım bu yazımızda…

Zonguldak – Ölüce Feneri

Henüz teknolojik olanakların sınırlı olduğu dönemlerde, deniz fenerlerini inşa etmek pek kolay olmasa gerek. Düşünün, yolu bile olmayan kuş uçmaz kervan geçmez tepelere ve burunlara yapılmış fenerlerin çoğu. Zonguldak ilinin Karadeniz Ereğlisi ilçesinde bulunan Ölüce Feneri, bu tür örneklerden sadece biri. Fenerin bulunduğu burun, gemi kazalarının çok sık olduğu tehlikeli bir bölge. Anakaradan kuzeye doğru dik bir çıkıntı yapan burun, doğuya doğru sert bir dönemeç yapıyor bu alanda. Fener, denizden 78 metre yükseklikteki bir tepeye konumlanmış durumda. Fener kulesi ise 9 metre yüksekliğinde.

Sinop – İnceburun Feneri

İnceburun Fenerinin önemi elbette, Türkiye’nin en kuzey ucunda yer alması. Karadeniz’in rengiyle uyumlu siyah kayalıklar, denizle arasında doğal bir bariyer vazifesi görüyor sanki. Lojmanın bir parçası olarak yükselen 12 metrelik kulenin yapısı hayli ilginç. Binanın damından itibaren kule, altıgen bir formda inşa edilmiş. Bembeyaz yapı, Karadeniz’in hırçın dalgaları arasından kaptanlara göz kırpıyor. İnceburun Feneri, Sinop’un merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede yer alıyor. Fenere ulaşmak isteyenlerin, Ayancık yolu üzerindeki Sarıkum Tabiat Alanı tabelasından sağa dönmeleri gerekiyor. Orman, sulak alan, kuş sürüleri, göl, kumsal ve denizden oluşan Sarıkum, bir tabiat harikası. Fener gezisi sonrası Hamsilos Fiyord’u ve Ak Liman’ı ziyaret etmeyi unutmayın.

Artvin – Hopa Feneri

Karadeniz sahillerinde yolların olmadığı döneme kadar uzanıyor Hopa Feneri’nin geçmişi. Sadece gelip geçen tekneler açısından değil, malzeme getiren takalar için de yol gösterici görevini yürütüyormuş eski yıllarda. Modern Karadeniz sahil yolunun yapılmasıyla birlikte, gürültü kirliliği artmış fener çevresinde. Gürcistan sınırımızdaki Sarp Feneri’nden önceki, Doğu Karadeniz’deki son fener kendisi. 1935 yılında inşa edilen yapı, bir personel binasına bitişik kuleden oluşuyor. Kulenin 12 metrelik gövdesi silindirik biçimde tasarlanmış. Ancak sağlam olması açısından yuvarlak gövdeye iki taşıyıcı sütun eklenmiş. Bu mimari biçimiyle farklı bir görünüme sahip Hopa Feneri.

Trabzon – Işıklı Burnu Feneri

Günümüzde fenerlerin çoğu artık güneş enerjisiyle denizleri aydınlatıyor. İnsana olan gereksinimin azalması, babadan oğula geçen bir meslek olan fenerciliği de yakın gelecekte ortadan kaldıracak. Eskiden fenerin bir parçası olan evlerinde yaşayan görevliler, şimdilerde yakın bir yerleşimde ikamet edip bakım için periyodik aralıklarla gidiyorlar fenerlere. Yason, Çamburnu, Hopa fenerleri gibi yeni Karadeniz sahil yolunun hışmına uğramış Işıklı Feneri. Önünden altı şeritli geniş bir karayolu geçiyor. Her şeye karşın o, 12 mile ulaşan güçlü lambasıyla işlevini sürdürüyor. Fener 1926 yılında yapılmış. Kule yüksekliği 25 metreye ulaşıyor.

Ordu- Yason Feneri

Fatsa ile Perşembe arasında kalan küçük bir yarımada üzerinde yer alıyor Yason Feneri. Mitolojide İason ismi, altın postu ele geçirmek için gemisi Argo ile Karadeniz’e sefere çıkan savaşçıların önderi olarak geçiyor. Söylencelerin gerçekliği tartışılabilir elbette. Ancak antikçağ yazarlarından Ksenophon’un eseri Anabassis’te, bölge İason Burnu adıyla geçiyor. Yason Feneri’nin hemen arkasında, bir kilise kalıntısı göze çarpıyor. Fenerin yer aldığı burun, sahili kayalıklarla çevrili yemyeşil bir çayırlık. Işığı 8 millik mesafeye yayılan Yason’un, gövdesi demirden üretilmiş.

Antalya – Gelidonya Feneri

Gelidonya Deniz Feneri’nin 1934 yılında Antalya’nın Kumluca ilçesi Taşlık Burnu’nda Tarihi Likya Yolu üzerinde inşasına başlanmış, 1936 yılında hizmete açılmıştır. Yaklaşık iki kilometrelik bir tırmanışla ulaşılan bu fener deniz düzeyinden 226 metre yüksekliktedir. Hiçbir deniz fenerinde bulunmayan bu konum özelliği dışında Gelidonya Feneri’nin daha ilgi çekici bir konum özelliği ise, bulunduğu masalsı ortamdır. Arkasında Markiz dağları ve karşısında Beş Adalar adı ile anılan adalar grubu bulunur. Bu görüntü, bütün olarak bir doğa tablosu oluşturur.

Amasra Feneri

 1863 yılında kurulan Amasra Feneri, 150 yıla yakın bir süredir her gün aynı manzarayı bıkmadan izliyor. Boztepe’deki Sormagir Kalesi’yle Amasra’daki Zindan Kalesi arasındaki tek gözlü Kemere Köprüsü, Boztepe’yi anakaraya bağlıyor. Amasra Feneri’ne, bu köprü vasıtasıyla ulaşılıyor. Dilek adayanlar için kutsal sayılan Ağlayan Ağaç’ı geçtikten sonra toprak bir yol sizi, 3 metrelik boyuyla en kısa kule özelliğini taşıyan fenerin yanına kadar götürüyor. Burası, Amasra’yı Karadeniz’in dalgalarına ve rüzgarına kapatan adanın üzerinde 77 metre yüksekte yer alıyor.

İğneada Feneri

Bulgaristan sınırına 12 km mesafede, İğneada’nın hemen dışında yer alıyor İğneada Feneri. Kışın Karadeniz’in azgın dalgalarıyla boğuşurken, yazın ise önündeki plajdan denize giren çocukların sevinç çığlıklarıyla şenleniyor. Ülkemizin en kuzeybatısında yer alan deniz feneri olan İğneada Feneri, şimdiye kadar görüp görebileceğiniz en güzel gündoğumu manzarasına sahip.

Referans: Atlas Yayıncılık – Deniz Fenerleri Atlası

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu