Svanlar Diyarı: Svaneti

Gürcistan’ın en kuzeyinde, karlarla örtülü erişilmez zirveler, doğanın kendi dayattığı kurallar ve zamanın yavaş aktığı köyler. Ve bağımsızlıklarına aşırı düşkün Svanlar…

Çok eski çağlardan itibaren istilacılara karşı amansızca mücadele etmişler. Yaptıkları kulelerle her evi adeta bir kaleye çevirmişler. Ve bölgedeki turizm potansiyeli keşfedilene kadar çok uzun süre biraz da coğrafyanın getirdiği zorunluluktan dolayı kendilerini dış dünyadan tecrit ederek yaşamışlar bu topraklarda…

Svan kültürünün oluşmasında ki en önemli faktör coğrafi izolasyon. Bu da onları aşırı başına buyrukluk olarak yansımış zamanla. Gurur ve cesaret, Svanların karakterlerini oluşturmuş. En eski Gürcü kaynaklarında bile bu halkın vahşi olarak nitelendirilmesi birazda bu sebepten elbette.

Zugdidi’den çıkıp, Enguri ırmağı boyunca ilerlerseniz Svanlar’ın merkezi Mestia bölgesine ulaşabilirsiniz. Uşguli yakınlarındaki buzullardan doğan ve Karadeniz’e dökülen Enguri nehri Svaneti bölgesinin hayat damarıdır.

Bütün Svan köylerinde olduğu gibi Mestia’nın sokakları da taş kulelerle doludur. Bitişiklerindeki taş evler ise günümüzde hostel olarak kullanılmaktadır çoğunlukla. Ancak yine de ücra köşelerde olanlar da insanlar gündelik yaşantılarına devam etmektedir eskiden olduğu. Eskiden her evde bulunan, 10-12 metre yüksekliğindeki bu kulelerden şu an 33 kadarı sağlam durumda. Özellikle Kafkaslardan gelen saldırılardan korunmak amaçlı olarak yapılmış bu kuleler, içten katlara ayrılan bir tasarıma sahip. Her katın arasındaki tırmanış deliği ancak bir insan sığabilecek genişlikte ve seyyar merdivenlerle birbirine bağlı. Böylece herhangi bir takip durumunda yukarı kata çıkan birinin merdiveni kaldırarak kendini izole etmesi mümkün.

Bu kadar kuleyi gördükten sonra insanın aklına elbette şu soru gelebilir. Acaba bu insanlar diğer yerlerde karşımıza çıktığı gibi neden tek bir kale içine yerleşmemişler de, bu biçimde kuleler üretmek zorunda kalmışlar?

Bunun nedeni biraz da Svan halkının kavgacı yapısından geliyor. Çünkü genelde sadece yabancılarla değil köyler hatta aileler arasında da önemli anlaşmazlıklar yaşanmış tarih boyunca ve bölgede kan davası oldukça sık rastlanan bir duruma dönüşmüş zamanla. İşte bu nedenle köydeki yaşlı kadınların giysileri genelde hep siyah, bitmez, tükenmez bir matem…

Gürcistan’ın en yüksek zirvesi olan Şhara (5193m) Uşguli köyünün hemen üzerinde yükseliyor. Bölgenin en yüksek dağı olmasına rağmen Svanlar için en önemli dağ: Ushba.

Mikheil Khergiani

Bu dağ kötü ruhların mekanı olarak kabul ediliyor. Onun dik duvarları da birçok efsanenin doğmasına neden olmuş. Bunlardan bir tanesi de dünyaca ünlü Svan dağcı Mikheil Khergiani.

Mestia’dan biraz daha yukarıya doğru giderseniz  Svaneti’de zamanın çok yavaş aktığı hatta durduğu bir yer daha var. Adı Uşguli. Bu köydeki kulelerin çoğu 12. yüzyıldan kalma ve diğerlerinden biraz daha farklı görünümde. Deniz yüzeyinden 2200 metre yükseklikte kurulu olan Uşguli Gürcistan’ın Rusya Federasyonu ile olan sınıra çok yakın bir durumda. Köyden görülen Shara’nın güneybatısı muazzam buzullarla kaplı durumda.

Svaneti’ye ulaşmak her zaman zor olmuş. Günümüzde doğa severler için adeta bir cennet olan bu bölgeye karayolu ile ulaşmak halen kolay değil. Sorun mesafelerin kısa olmasına rağmen, yolların geçit vermemesi. Mestia bölgesinde küçük bir hava alanı var günümüzde. Ama yine de buraya geldikten sonra Uşguli tarafına gitmek isterseniz yaklaşık 40 km lik bir yolculuk için 3 saatinizi harcamanız gerekebilir. Ancak bu yolculuğunuz esnasında insanı zaman ve mekan algısından uzaklaştıran Enguri nehri, göz alabildiğince uzayıp giden yeşillikler ve karşınızda giderek yakınlaşan zirveler, yolculuğunuzu bir keyfe çevirecektir.

Svaneti bölgesinde bir deyiş vardır:” Kötü bir yol, yürüyüşcünün düştüğü ve cesedininbulunamadığı bir yoldur. İyi bir yolda yürüyüşçü düşebilir ama cesedi bulunur ve gömülebilir. Çok iyi bir yolda ise yürüyüşçü düşmez.”

Sadece bu deyişteki sertlik bile, coğrafyanın insanın şekillenmesindeki önemini bir kere daha akla getirebiliyor.

Sibel Çağlar

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Akdeniz’i Kıskandıran Körfez: Saros

Uzun bir kumsal ve masmavi bir deniz…Denizdeki taşların renklerini her yerden görmek mümkün. Bahsettiğimiz yer …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir