KESFET

Tuhaf Şeyler Diyarı: Socotra Adası

Socotra Adası Hint Okyanusu’nda dört tane adadan oluşan bir takımadalar grubu. Bu ada, sıcak, zorlu ve rüzgârlı dünyasına benzersiz bir biçimde uyum sağlamış bir çok garip bitki ve hayvana ev sahipliği yapıyor. Bu tuhaflıklarla dolu adaya gelenler kendilerini sanki başka bir gezegene veya dünya tarihinin başka bir çağına gitmiş gibi hissedebilirler.

Socotra Adası, coğrafî olarak son 6 veya 7 milyon yıldır Afrika anakarasından yalıtılmış durumda. Tıpkı Galapagos Adaları gibi bu ada 700 kadar son derece ender hayvan ve bitki türüyle dolu. Üstelik bunlardan üçte biri tümüyle endemik, yani sadece bu adada yaşıyor. Burada iklim sert, sıcak ve kuru ve yine de çok şaşırtıcı bir bitki yaşamı burada gelişmiş bulunuyor. Hint Okyanusu üzerinde, Somali’den 250 ve Yemen’den 340 kilometre uzaklıkta bulunan bu adadaki ağaçlar ve bitkiler uzun bir jeolojik yalıtılmışlık sayesinde korundular. Buradaki bazı çeşitler 20 milyon yıl öncesinden kalma.

Socotra Adasının İlginç Bitkilerinden Bir Kaç Örnek

Toplamda adada 800’den fazla bitki türü vardır ve bunların 300’den fazlası endemiktir.  Değişik gövde yapısıyla dikkat çeken bu ağaçlar, bahar aylarında güzel çiçekler açıyorlar. İklimin çöl iklimine yakın olduğu Socotra’da su depolayabilen bu gövdeler, ağacın ortama adaptasyonunu sağlıyor. Çöl Gülü Ağacının boyu 5 metreye, eni ise 3 metreye ulaşabiliyor.

Yukarıda, adada yetişen bir çöl gülü görüyorsunuz. Aşağıda ise Ejder Kanı ağaçları (Dragon’s Blood Tree) görülüyor. Socotra’nın botanik simgesi olan ejder kanı ağacı, yüksek arazilerde havadaki nemi almak için gökyüzüne doğru uzanan dallarını kullanır. Doğa korumacılar, yeniden üreme konusundaki sorunlar nedeniyle yarınından endişeli.

Ejder Kani Ağacı adını ağacın kendi ürettiği kan kırmızısı doğal reçinesinden alıyor. Dünyada sadece Hint Okyanusu kıyısında, Arap Denizi’ndeki “Sokotra” adasında ve Güney Amerika’nın Amazon ormanlarında yetişen ağaçlardan alınan bu değerli reçine, tamamen doğal ve organik… Koyu kırmızı kıvamında olan bu reçinenin kendine has, çok keskin ve ekşimtırak bir kokusu var, bunun sebebi de çok yüksek antioksidan içermesinden kaynaklanıyor. Mitolojiye göre, altın elmayı çalmaya çalışan Herkül tarafından öldürülen Ejderhaların Efendisi Draco Hesepros’tan akan kanlardan yükselen ağaçlar bunlar. Günümüzde artık çok nadir bulunan bu mucizevi Ejder Kanı Ağacı nesli tükendiği için koruma altında…

Büyüme Ama Nereye Kadar?

Socotra’nın nüfusu günümüzde 60.000 kadar. Ada sakinlerin dörtte biri, deniz ile Haggier Dağları’nın baş döndürücü kayalıkları arasında, kuzey kıyı şeridinin bir bölümüne yayılan Hadibo’da yaşamakta. 1999 yılından itibaren adaya havalimanı ve yollar yapıldı. Bunun devamında da ada hızla gelişmeye başladı. Bunun sonuçlarından biri olarak adanın el değmemiş coğrafyasının değişmesi oldu.

Ejder kanı ormanlarında artık yeni fide ve genç ağaç yok. Bazı uzmanlar bunu, mevsimsel bulut örtüsünün azalması paralelinde su miktarındaki düşüşe bağlıyor. Ve çoğu uzman korulukların yüzyıl içinde yok olabileceği görüşünde.

Geçmiş dönemlerde Yunan ve Arap denizcilerin bu tuhaf ve bereketli toprakları cennet ile ilişkilendirmelerine şaşmamak gerek. Hatta bazıları Sokotra’yı kayıp efsanevi Atlantis kıtasının bir parçası olarak görüyordu.

Dış dünya Sokotra’ya hem televizyon, cep telefonu ve internetle kavramsal olarak, hem de turizmle gerçek anlamda ulaşmış durumda. Son yıllardaki siyasi çalkantılar geçici olarak turizmi kısıtlamış olsa da, geçtiğimiz 10 yılda muhteşem plajları, kayalık dağları, eşsiz biyolojik çeşitliliği ve antik kültürü, adaya giderek artan sayıda yabancının gelmesine yol açmış.

Socotra Adasına Nasıl Gidilir?

Ada günümüzde modern dünya onu sonsuza dek değiştirmeden önce sırlarını öğrenmeyi uman yeni kâşiflerini beklemekte. Şu an itibariyle, Socotra Adası’na Yemen Havayolları (Yemenya) ve Air Arabia  ile ulaşmanız mümkün. Ancak oraya ulaşmadan önce yerel bir acenta ile anlaşıp rehberlik işini ayarlamanız gerekiyor. Tur maliyeti, gezgin sayısına ve kamp yapıp yapmadığınıza bağlı olarak büyük ölçüde değişiyor. Socotra adasında toplu taşıma yok. Turizm altyapısı mevcut değil. Bu nedenle araba kiralamak, ada genelinde otel bulmak, rastgele restoranlar ve burada günübirlik turlar almak diye bir şey yok.

Ada, gerçeküstü manzaraları ile ünlüdür ve bu da onu dünyanın en güzel UNESCO sitelerinden biri haline getirir. Ancak adanın aynı zamanda politik açıdan sıkıntılı bir bölgede olduğunu da unutmamak gerekir. Bu nedenle adaya bir yolculuk yapmayı planlayanların iyi bir araştırma yapması önerilir. Kaynaklarda bu konudaki deneyimlerini aktaran bir gezginin önerilerine göz atabilirsiniz.


Göz atmak isterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar için:

Yolvemacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu