KESFET

Hashima Adası: Karanlık Sırlarla Dolu Terk Edilmiş Bir Ada

Japonya’nın güneybatısındaki Nagazaki kıyısında bulunan Hashima Adası, karmaşık bir tarihe sahiptir. Ürkütücü bir turistik nokta olan ve Gunkanjima veya Savaş Gemisi Adası olarak da bilinen Hashima Adası, terk edilmiş bir deniz madencilik tesisidir. Bu adanın bize gösterdiği şey net bir biçimde, insanlar gittiğinde doğanın bir biçimde var olmanın yolunu bulacağıdır.

Hashima Adası, bir zamanlar 5000’in üzerinde nüfusun yaşadığı hayat dolu bir yerdi. Sonrasında ise nüfusun tamamı 1970’lerde burayı terk etti. Harabe görüntüsüyle nükleer bir felaket yüzünden terk edilmiş gibi görünse de, adanın boşaltılma hikayesi bambaşka bir nedene dayanıyor.

Bu ada Japonya’nın hızlı sanayileşmesinin bir temsiliydi. Bir Japon savaş gemisine benzemesi nedeniyle Gunkanjima adası ( zırhlı ada anlamına geliyor) olarak da bilinen Hashima adası, 1887’den 1974’e kadar bir kömür tesisi olarak işlev gördü.

Hashima Adasının Endüstriyel Yükselişi ve Düşüşü

Hashima adası, denizaltı kömür madenciliği ile ünlüydü. Adada kömür yataklarının varlığı 1800’lerin başında keşfedildi. 1890’da Mitsubishi tarafından satın alındı ​​ve daha sonra işçiler ve üst düzey yetkililer aileleri ile birlikte bu adaya yerleştiler. Nüfus giderek arttı. Sonucunda 5000’in üzerine çıkınca, o dönem Dünya’nın en yoğun nüfuslu bölgesi halini aldı. Sonrasında da adada yüksek binalar ortaya çıkmaya başladı. Devamında da hastane ve alışveriş merkezi gibi tesisler açıldı. Aslında, Japonya’nın ilk büyük betonarme binası 1916’da Hashima’da inşa edildi. Ada, hızlı Japon sanayileşmesinin amiral gemisiydi.

Bir kömür madenciliği tesisi olarak gelişirken, Hashima Adası binlerce kişiye ev sahipliği yaptı. 
1959’da 5.259 sayısı ile nüfusu zirve nüfusuna ulaştı. Maden ocağının derinliği denizin 660 metre altına kadar uzanıyordu.

Zamanla sanayinin ham maddesi değişerek kömürün yerini petrol almaya başladı. Kömür kullanımı neredeyse tamamen durunca da Mitsubishi Ocak 1974’te son maden ocağını da kapatıldı. Ada halkı için artık orada yaşamanın bir anlamı kalmamıştı. Sonraki üç ay içinde ada tamamen terk edildi. Bundan sonrasında, Hashima Adası unutuldu. Ancak doğa bir biçimde adayı yeniden ele geçirmeye başladığı zaman bu ada yeniden fark edildi. Ancak Hashima Adası’nın unutulamayacak ve unutulmaması gereken karanlık bir geçmişi var.

Hashima’da binalar giderek çürümeye başladı, ev eşyaları paslandı, binalar şiddetli bir depremle yıkılmış görüntüsü aldı, bitkiler binaların arasında yükselmeye başladı. Bir kimsenin bile yaşamadığı hayalet şehre dönen adada tek hareketlilik, kıyıyı aşındıran dalgaların sesi oldu.

İkinci Dünya Savaşı Sırasında Hashima Adası

Japonya Kore’yi sömürgeleştirip Çin’i işgal ettikten sonra, 1930’larda ve 1940’larda binlerce insanı madenlerde çalışmaya zorlamıştı. Japon politikaları, özellikle yabancı işçilere karşı sertti. Bu dönemde Hashima Adası’nda, insanlık dışı çalışma koşulları, yetersiz beslenme ve tamamen bitkinlik nedeniyle yüzden fazla Çinli ve Koreli işçinin öldüğü tahmin ediliyor. 1943’te zorla Japonya’ya götürülen Güney Koreli bir vatandaşın verdiği röportajda ada bir hapishaneye benzetilmişti. Adadan kaçmaya çalışanlar ya vahşi sularda boğuluyor ya da tutuklanıyordu.

Adanın bir diğer öne çıkan tarafı ise tsunami ve tayfunlardan etkilenmemesi için çevresinin beton duvarlarla çevrili olması.

Günümüzde Ada Ne Durumda?

Hashima Adası, 2015 yılında ise Unesco tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Şimdilik bir bölümü turistlerin ziyaretine açılan adaya, Nagazaki’den kalkan botla 30 dakikada ulaşabilirsiniz. Yaklaşık 1 saatlik turda adanın sadece sınırlı bir alanını görmek maceracı ziyaretçileri hayal kırıklığına uğratsa da, güvenlik gerekçesiyle bu karar alınmış durumda. Ada yeni statüsü sebebiyle popüler bir destinasyona dönüşse de adanın tarihi bir muamma olmaya devam ediyor.

Mitsubishi 2009 yılında adayı Japon Hükümeti’ne bedelsiz olarak bıraktı. 2012 yılında James Bond filminin bir bölümünün çekildiği ada, filmi izleyenler için bir sürpriz olmayacaktır. Filmin kötü adamı demir ve moloz yığınlarından oluşan bu adayı gizli sığınağı olarak kullanıyordu.


Göz atmanızı öneririz


Kaynaklar ve ileri okumalar:

YolveMacera

Başa dön tuşu