Kopenhag’ın modern İskandinav sahil dairelerinden ve en önemli tarihi ve kültürel simge yapılarından sadece birkaç adım ötede, gizemli bir mahalle olan Christiania yer alıyor.
Danimarka’da benzersiz bir yer olan bu kısmen özerk bölge, kendine özgü rahat atmosferiyle çevresindeki sofistike yapıların tam tersini yansıtıyor. Şehrin telaşından uzak, bambaşka bir dünya hissi sunan bu mahalle, beklenmedik bir şekilde turistlerin ilgisini çeken bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda.
1971 yılında kurulan bu topluluk, “özgürlük” felsefesine dayalı bir yaşam biçimini benimsemiştir. Anayasasında, “Özgürlüğünüz başkasının özgürlüğünü engellemedikçe herkes istediğini yapmakta özgürdür” ifadesi yer alır.
Christiania Kasabası Nasıl Kuruldu?
Kasabanın hikâyesi, 1971 yılında Kopenhag’ın ortasında terk edilmiş askeri kışlaların bir grup hippi tarafından işgal edilmesiyle başlar. Bu insanlar, dönemin sosyal ve ekonomik şartları altında uygun fiyatlı konutlara erişimi olmayan gençler ve dünyanın dört bir yanından gelen aktivistlerdi.
Kışlalar, yaşanabilir altyapıları ve elektrik donanımları sayesinde topluluk için ideal bir başlangıç noktası olmuştu. Burada, geleneksel şehir yaşamına meydan okuyan, kendi kurallarıyla yönetilen ve rahat bir yaşam tarzını benimseyen bir “özgür şehir” kuruldu.
Christiania, başından itibaren yalnızca bireysel özgürlüklerin değil, aynı zamanda kolektif bir toplumsal düzenin sembolü olarak görüldü. Topluluk, binaları yıkmak yerine onarıp yeniden kullanmayı, geri dönüştürülmüş malzemelerle düşük maliyetli yapılar inşa etmeyi tercih etti. Bu yaklaşım, sakinlerin düşük gelirle yaşamalarını ve tüketim odaklı bir döngüden uzak durmalarını sağladı.
Başlangıçta, Danimarka hükümeti bu duruma karşı çıkmak yerine, topluluğu bir sosyal deney olarak kabul etti. Bu deneyin amacı, alternatif bir topluluğun kendi kendine yeterliliği ve yönetimiyle nasıl işleyebileceğini gözlemlemekti. Ancak zamanla, sadece bir deney olmaktan çıkarak, bireylerin farklı yaşam biçimlerini benimseyebildiği kalıcı bir yerleşim yeri haline geldi.
Christiania’nın Statüsü ve Değişim
2012 yılında, Christiania sakinleri Danimarka devletiyle bir anlaşma yaparak bölgenin statüsünü “normalleştirdi.” Bu süreçte topluluk, özerkliklerini koruyabilmek için bir vakıf kurarak bölgenin büyük bir kısmını satın aldı. Anlaşma, topluluğun topraklarını spekülasyondan korumasını ve bölgenin ortak bir kaynak olarak kalmasını sağladı. Ancak Christiania’daki evlerin ve iş yerlerinin alınıp satılması hâlâ yasak; sakinler yalnızca bu alanları işgal etme hakkına sahip.
Bu düzenleme, özellikle uyuşturucu ticaretiyle bilinen Pusher Street üzerinde büyük bir tartışma yarattı. Pusher Street, uzun yıllar boyunca esrar ticaretinin merkezi olmuş ve bu ticaret organize suçlarla bağlantılı şiddet olaylarını beraberinde getirmişti. Ancak, topluluk üyeleri bu yıl Pusher Street’i kapatma kararı aldı. Yeni nesil sakinler, bireysel kazançtan ziyade kolektif sorumluluğu önceliklendirerek, organize suçun mahalledeki etkilerini ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Christiania, kurulduğu ilk yıllardan itibaren devlet kontrolünü ve geleneksel şehir yaşamını reddetti. Topluluk üyeleri, ortak alanları ve kaynakları paylaşarak kendi kurallarını oluşturdu. Herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu konsensüs demokrasisi ile yönetilen Christiania, bireysel özgürlüğü ve toplumsal dayanışmayı bir araya getiren bir model sundu. Bölge, zamanla sanatçılar, göçmenler ve özgür ruhlu bireyler için bir cazibe merkezi haline geldi.
Degrowth Hareketi ve Christiania
Christiania, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda “degrowth” (büyümenin reddi) hareketinin aktif bir uygulayıcısıdır. Bu hareket, insan ilişkilerini piyasa ilişkilerinin önüne koymayı, paylaşımı, dayanışmayı, sosyal adaleti ve çevre sağlığını ön planda tutmayı amaçlar. Christiania’da, “tüketim döngüsünden uzak” bir yaşam modeli benimsenmiştir.
Christiania’da yaşam, kolektif bir anlayış üzerine kuruludur. Mahalle, 14 alt bölgeye ayrılmış ve büyük kararlar tüm topluluğun katıldığı bir “ortak toplantı” aracılığıyla alınır. Herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu bu sistem, sanatçılar, aktivistler ve Pusher Street’te faaliyet gösteren esrar satıcıları gibi farklı gruplar arasında denge kurmayı amaçlar. Büyük kararlar alınmadan önce tüm katılımcıların fikir birliğine varması gerekir.
Mahalle, sanatı ve dayanışmayı ön planda tutar. Burada geri dönüşüm, el sanatları ve kendi kendine yeterlilik oldukça önemlidir. İlk günlerinden itibaren otomobil yasağı ve çevre dostu uygulamalarıyla dikkat çeken mahalle, 1980’lerde kendi ünlü Christiania bisikletini bile tasarladı
Ziyaret ve Güncel Durum
Christiania, Kopenhag’ın en popüler turistik noktalarından biri olmaya devam ediyor. Tivoli Bahçeleri ve Küçük Deniz Kızı heykelinden sonra, her yıl yüz binlerce turist, bu mahalleyi ziyaret ederek alternatif yaşam tarzını deneyimliyor. Ancak artan turizm, mahallede ekonomik ve sosyal baskılar yaratıyor. Yükselen kiralar ve artan yaşam maliyetleri, bazı sakinlerin bölgeyi terk etmesine neden oluyor.
Christiania’ya ulaşım oldukça kolay. Kopenhag şehir merkezine yakın bir konumda bulunan mahalleye, Christianshavn Metro İstasyonu’ndan sadece 6 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Ayrıca, her 10 dakikada bir kalkan otobüsler, doğrudan bölgenin girişine kadar ulaşım sağlıyor. Kopenhag’ın bisiklet dostu yapısından yararlanarak bisikletle de bölgeye gitmek oldukça popüler bir seçenek. Mahalle içindeki bisiklet yolları, çevreye duyarlı ve keyifli bir ulaşım deneyimi sunuyor.
Ziyaretçiler İçin Notlar
Christiania’yı ziyaret ederken, bölgenin yazılı ve yazısız kurallarına dikkat etmek önemli. Özellikle Pusher Street gibi bazı bölgelerde fotoğraf çekmek yasak. Ayrıca, bölgede koşmak paniğe neden olabileceği için hoş karşılanmıyor. Bu kurallara uyarak hem sakinlerin mahremiyetine saygı duyabilir hem de daha keyifli bir ziyaret deneyimi yaşayabilirsiniz.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- What happened to Christiania’s dream of becoming Denmark’s hippie paradise?; yayınlanma tarihi: 10 Ağustos 2019; Kaynak site: Cnn. Bağlantı: What happened to Christiania’s dream of becoming Denmark’s hippie paradise/
- Degrowth and Christiania – I saw how Copenhagen’s collective living experiment can work. Kaynak site: Conversation. Yayınlanma tarihi: 2 Temmuz 2018. Bağlantı: Degrowth and Christiania – I saw how Copenhagen’s collective living experiment can work
YolveMacera