Bambaşka Bir Köy: Bademler Köyü

Bilindik tüm köy yaşantılarına aykırı özellikleriyle Bademler Köyü, çağdaş ve modern yapısını yıllardır nesilden nesile aktarıyor.

Adını önce tiyatrosuyla, ardından da Türkiye’nin ilk Çocuk Oyuncakları Müzesi ile duyurdu. Bilindik tüm köy yaşantılarına aykırı özellikleriyle Bademler Köyü, çağdaş ve modern yapısını yıllardır nesilden nesile aktarıyor.

Geçimlerini tahtacılık ile sağlayan göçmen Yörüklerin yerleşik hayata geçerek kurdukları Bademler Köyü’nün geçmişi 250 – 300 yıl öncesine dayanıyor. Çevresinde bulunan badem ağaçları nedeniyle Bademler ismini alan köy, 2 binlere yaklaşan nüfusu ile günümüzün en aydınlık köyü.

Uzun süre yüzler gülmemiş bu çalışkan insanların. Bunun sebebi susuzluk ve büyük bir emekle yetiştirdikleri tütünün para etmemesiymiş. Bademler halkı bu yazgıyı değiştirmek için 1962 yılında bir kalkınma kooperatifi kurmuş ve güçlerini birleştirmiş. Şimdi köyün en önemli geçim kaynağı çiçek. Nüfusun neredeyse yarıya yakını geçimini kooperatifin seralarında yetiştirilen çiçekten sağlıyor.

Bademler Köyü temizliği ile de dikkat çeken bir köy. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012’de yaptığı bir yarışma sonucu Türkiye’nin en temiz köyü seçilen bu köyde haftanın her günü sokaklar yıkanıyor. Her atık çöp değildir prensibiyle köy meydanına pet şişe teneke ve izmaritler için ayrı kutular koyularak geri dönüşüm sağlanılıyor.

Köye tiyatro sevgisini 1925 yılında atanan öğretmen Mustafa Anarat aşılamış. Anarat köylülere müsamereler oynatmış ve böylece köyü tiyatro sevdası sarmış. Daha İzmir’de Devlet Tiyatrosu yokken Bademler’de tiyatro oyunları sahnelenmiş.

1933 yılından günümüze kadar her yıl Bademler’de bir yada iki oyun oynanmış. Anarat’ın yetiştirdiği öğrenciler köyün aydınlanmasında da büyük rol oynamış.

Tiyatro Bademler’de yaşamın bir parçası olmuş, sahneye çıkmayan köylü yok gibi. Bademler tiyatrosunun oyuncusu, yönetmeni, ışıkçısı yani kadrosunun tamamı köylülerden oluşuyor. Gündüz tarlada çalışıyorlar, akşam ise tiyatronun yolunu tutuyorlar. Tiyatro sevgisi öyle bir kök salmış ki insanlar gerçek adları yerine oyunlarda başarıyla canlandırdıkları karakterin adıyla anılıyor yaşamları boyunca. Shakespeare Ahmet, Juliet Zeynep, Mişon Emmi gibi.

Eskiden oyunlar Çeşmebaşı olarak anılan köyün meydanında sahneleniyormuş. 1963 yılında imece usulüyle bir tiyatro binası yapmaya başlamışlar. 1969 yılında Bademler tiyatro binasına kavuştuğunda bir çok büyük kentin tiyatrosu yokmuş.

Hemen yakınlarında, MÖ 3. yüzyılda, şair, müzisyen, tiyatrocu ve şarkıcılardan oluşan Dionysos Sanatçılar Birliği Teos’ta kurulduğu hatırlanınca belki onlardaki bu tiyatro aşkı topraktan aldıkları bir miras kim bilir…

1963 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülü kazanan Susuz Yaz filmi de Bademler’de çekilmiş. Necati Cumalı’nın aynı adlı romanından uyarlanan film, Bademler insanının dramını beyazperdeye aktarmış. Metin Erksan’ın yönettiği, Hülya Koçyiğit, Ulvi Doğan ve Erol Taş’ın başrollerini oynadığı filmin yardımcı oyuncuları ve figüranları Bademler halkındanmış.

Daha sonra Pembe Kadın adlı sinema filmi de Bademler köyünde çekilmiş. Bu iki sinema filmi oyunculuğa meraklı köylüler için adeta bir okul olmuş. Köyde çekilen filmler ve Necati Cumalı’nın tütün emekçilerinin mücadelesini anlatan eserleri Bademler’in ülke çapında ünlenmesini sağlamış.

Bademler uzaktan bakıldığında sıradan bir köy gibi görünüyor, ancak köyde dolaştıkça insan şaşkına dönüyor.

Köyde 76 yıldır kapılarını açık tutan bir kütüphane var. Mahmut Türkmenoğlu Parkının içindeki kütüphanenin önünde bir de Mask Dostluk Heykeli var, bu maskları Bademler’le kardeş kent olan Japonlar yapmış. Türkiye’nin ilk oyuncak müzesi de Arkeolog Musa Baran tarafından Bademler’de kurulmuş.

Türk kültürü araştırmacısı Sabiha Tonsuğ bir yazısında şöyle demiştir:

“Bademler Ege Uygarlıklarının izini süren köylerimizden biridir. Kadın erkek eşitliği, doğruluk, çalışkanlık, temizlik örnekleri görmek istiyorsanız bu köyü ziyaret edin.”

Hazırlayan: Sibel Çağlar

Detaylı okuma için: 

http://kisi.deu.edu.tr/ali.oz/bademler.html

https://www.izmirdergisi.com/tr/turizm/gezi-rehberi/1330-izmir-in-aydin-koyu-bademler

www.yolvemacera.com

İlgili Makaleler

6 Yorum

  1. sizleri yürekten kutlarım.caminin ve cem evinin olmamasına da sevindim.olan yerler de oluk,oluk kan akıyor.ne mutlu sizlere.hepinizi yürekten kutlarım. inanın ora da yaşamayı çok isterdim.emekli ziraatçıyım.katkı sunacağımı sanıyorum ama tabi ki şimdilik zor.

  2. Bademli köyü şunu kanıtlıyorki herhangi bir dinin olmadığı bir toplumda insan daha mutlu oluyor. Çünkü böyle bir toplumda korkular ve belli bir inanca esaret yok. Daha yaratıcı, daha özgür ve daha ahlăki oluyorsun

  3. Verdiğiniz güzel bilgiler ve çalışmalarınız için çok teşekkürler.
    Büyük bir keyifle okudum BADEMLİ KÖYÜ nü….
    Bana bu tip yazılarınızı gönderirseniz ,sevinirim.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.Sağlıcakla kalın.
    Em.THY Kpt plt./ Bodrum

  4. Ne kadar gururlandım özellikle bu günkü ortamta benim memleketimde ve badem köyde 1930 lkardan beri tiyatro var dünyaya örnek olacak şekilde darısı tüm köylerin başına üzgünüm ben 70 nyaşında daha memleketimi tanımadığım ortaya çıktı bunları bilmiyordum ne kadar sevindim.

  5. Bademli halkının başarısı ,Türkiye ‘de ki diğer köy halklarına da sirayet etmesini temenni ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı