KÜLTÜR

15 Dakikalık Şehir Nedir? Yaşantımızı Nasıl Değiştirir?

Son dönemde çok daha fazla insan eden çalışmaya veya evde çok daha fazla zaman geçirmeye başladı. Bu durum birçoğumuzu eski alışkanlıklarından uzaklaştırdı ve yaşadığımız şehirler büyüyüp karmaşıklaştıkça, zorlukların ne kadar artmış olduğunu fark etmemizi sağladı. Evlerimizin yakın çevresinden çok uzaklaşmadığımız gün ve haftaların ardından birçoğumuz şu soruyu soruyor: Yaşadığımız çevre gerçekten yeteri kadar iyi mi? Bunun cevabını hepimiz bilsek de önerilen çözümlerden birisi 15 dakikalık şehirler olabilir.

15 dakikalık şehir, yakındaki hizmetlerin hayatı kolaylaştırdığı, bir şehirlinin yürüyerek veya bisikletle 15 dakika içinde temel ihtiyaçlarının tümüne ulaşmasını amaçlayan bir şehircilik yaklaşımıdır. 15 dakikada; eğitim, sağlık, çalışma, alışveriş, eğlence ve yeşil alanlar gibi hepimizin günlük yaşamında yer alan yerlere gidebildiğinizi düşünün ve böylece yaşamınızın ne kadar değişeceğini hayal edin. Bunlar büyük avantajlardır.

Paris Sorbonne’dan Profesör Carlos Moreno tarafından geliştirilen “15 dakikalık şehir” projesi, tüm sakinlerin evden kısa bir yürüyüş ya da bisiklet mesafesi içinde ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini hedefliyor. Bu ihtiyaçlar yerel sağlık tesisleri, iş, WIFI, okullar ve dükkanlara erişimi içeriyor.

15 Dakikalık Şehir Nedir?
Görselde gösterildiği gibi, 15 dakikalık şehir, evi kentsel mekansal ilişkilerin merkezine yerleştiriyor. Bu durumda her türlü imkana 15 dakika içinde ulaşmanız mümkün oluyor. Bu sürdürülebilir kent yaklaşımı bağlamımda pandemi öncesi gündeme geldi ve pandemi sürecinde geliştirildi.

15 Dakikalık Şehir Nedir?

Günlük ihtiyaçlarımızı karşılayacağımız marketler, sağlık hizmeti alabileceğimiz bir yer, parklar ve okullar gibi modern yaşam için gerekli tüm temel olanakları sadece 15 dakikalık bir yürüme, bisiklet ya da otobüs yolculuğu mesafesinde konumlandırmak, 15 dakikalık şehir kavramının temelinde yatan fikir.

Diğer amaçları ise kent içerisinde gereksiz seyahatleri azaltmak, daha fazla kamusal alan sağlamak, yaşamı sokakta görmek ve mahalle bazında topluluk hissini güçlendirmek biçiminde sıralanmaktadır. 15 dakikalık şehir konsepti dört temel konuda katkı sunmayı planlar.

15 dakikalık şehirler daha fazla insanı kısa yolculuklar için arabalarını evde bırakmaya teşvik ediyor. Dolayısıyla nüfus arttıkça bisiklet, yürüyüş ve toplu taşıma altyapısına olan talep de kaçınılmaz olarak artıyor. 

Yerel ekonomiye destek: Mahalle veya semt ölçeğinde ana caddelerin veya sokakların daha canlı ve işlevsel açıdan çeşitlilik sunabilmesi

Daha güçlü bir topluluk duygusu: Eşitlik ve kapsayıcılık cadde ve sokak gibi bir kamusal alanlarda benimsenmesi gereken başlıca ilkelerdendir. 15 dakikalık şehir konsepti ile en savunmasız kullanıcıları da dikkate alarak sokakta aktif hareketlilik için olanaklar sağlanmaktadır. Böylece topluluk içerisinde sosyal bağlar kurulabilmekte ve topluma karışmak, toplumla karşılaşmak için imkânlara sahip olan bir kamusal alan yaratılabilmektedir.

Sağlıklı ve ferah mekânlar: Konsept kapsamında mekânda aktif olarak hareketliliğin devam etmesi ve yeşil alanlar gibi birçok yerel donatı alanına olan mesafenin de kısaltılması hedeflenmektedir. Mesafelerin azalması, günlük hayatta bir ulaşım aracı olarak benimsemenin yanında spor olarak yürüyüş yapmak ve bisiklete binmek için de daha fazla zaman kazandırabilmektedir. Aynı zamanda bu daha fazla ağaç ve daha fazla yeşil alan anlamına da gelmektedir. Bu durumun kentsel ısı adası, sel erozyon gibi doğal afet riskleri, biyolojik çeşitliliğin iyileştirilmesi gibi ekolojik açıdan katkıları da bulunmaktadır.

Daha az yolculuk, daha iyi hava kalitesi: 15 dakika stratejisi gereksiz yolculuk ihtiyacını azaltırken aynı zamanda özel araç bağımlılığının azaltılmasına da katkı sağlayabilmektedir. Böylece daha yeşil ve sağlıklı hareketlilik ile daha temiz bir hava da sağlanabilmektedir.

Sonuç Olarak;

Yaşadığımız pandemi süreci, mahalle ölçeğinde donatı ve hizmetlere kısa mesafede ve rahatça erişebilmenin, ekonominin yerelde gelişmesinin, sosyal ve işlevsel açıdan karma kullanımlara sahip olan yaşam alanlarının gerekliliğini hepimize bir kez daha göstermiştir. 15 dakikalık şehir konsepti ise tüm bunların önemine vurgu yaparak yaşam ve hizmet alanlarını yerelde ve mahalle ölçeğinde erişilebilir mesafelerde kurgulayıp pandemi gibi kriz durumlarına karşı daha dayanıklı mekânlar yaratmayı amaçlamaktadır.

Ancak olaya gerçekçi pencereden bakarsak, şimdilik birçok şehir için bu çok zor. 15 dakikalık şehirler inşa etmek alıştığımız sisteme göre çok daha karmaşık bir planlama gerektiriyor ve bu altyapısı oturmuş birçok şehir için uzun soluklu bir proje demek. Yine de günümüzde bu işleyişe çok yaklaşmış şehirler var. Amsterdam ve Kopenhag gibi şehirler buna örnek olabilir.

Bu kavramı çok ciddiye alan yöneticiler de var. Örneğin Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, 15 dakikalık şehir kavramının en tanınmış savunucularından biri. Paris’i bu konsept etrafında yeniden yapılandırma planları dünyada da çok konuşuldu ve Hidalgo’nun seçim kampanyasının temel bir bileşeni oldu. Sonuç olarak bu şehir konsepti henüz Türkiye için bir ütopya olsa da dünyada bu yönde önemli adımlar atılmaya çoktan başlandı. Sadece bu bile dünyamız ve elbette yaşantımız için önemli bir başlangıçtır.


Bu yazılarımızı da okumanızı öneririz.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • What is a ’15-minute city’ and how will it change how we live, work and socialise?; Yayınlanma tarihi: 17 Eylül 2021; Bağlantı: https://www.euronews.com/
  • Şerife Özcan; COVID-19 Pandemi Sürecinde Kentsel Hareketlilik: Dünya Örnekleri ve Ankara Deneyimleri; https://dergipark.org.tr/
  • The 15-Minute City Is Having a Moment; yayınlanma tarihi: 20 Haziran 2020; Bağlantı: https://www.treehugger.com

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu