KÜLTÜR

Süveyş Kanalı Neden Bu Kadar Önemlidir? 

Kara, gemileri yüzdürmenin önünde bir engeldir. Ancak bir noktadan bir noktaya gitmek için her zaman karadan gitmek gerekmez. 1800’lü yıllarda kıtalararası ticareti hızlandıracak bir “yol” yapıldı: Mısır’dan geçen, insan yapımı bir su yolunun adı ise Süveyş Kanalı olarak belirlendi.

Süveyş Kanalı, Akdeniz’i Kızıldeniz üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan insan yapımı bir su yoludur. Afrika kıtasının çevresini dolaşmak zorunda kalmadan Kuzey Atlantik’ten Hint Okyanusu’na geçişe etkin bir şekilde izin verir. Bu sayede de Avrupa ve Asya arasında daha doğrudan bir nakliye rotası sağlar. 

Günümüzde Süveyş Kanalı, gemilerin Avrupa ile Asya arasında seyahat edebilecekleri en kısa
rotadır. Bu nedenle de dünyadaki tüm ticaretin %12’si bu kanaldan geçmektedir. Günümüzde bu kanalı her gün 50’den fazla gemi kullanıyor ve kanalın bir uçtan öbür ucuna geçmek 12 ila 16 saat arasında sürüyor. Bu kestirme yol sayesinde da ticaret gemilerinin bazı ülkeler arasındaki teslimatları birkaç
hafta kısalıyor. Bunun neticesinde de uluslararası ticaret için hayati önem taşıyan bu su yolu 1869’da açıldığından beri çatışmaların merkezinde yer alıyor.

Sina Yarımadası’nın batısında yer alan Kanal, 193,3 kilometre uzunluğunda ve en dar yeri ise 313 metre genişliğindedir.  Kanal, Afrika çevresinde dolaşmaya gerek kalmadan Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığı yapılmasını sağlar.

Süveyş Kanalı Nasıl Yapıldı?

Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan bir deniz rotasına olan ilgi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Nil Nehri’ni (dolayısıyla Akdeniz’i) Kızıldeniz’e bağlayan bir dizi küçük kanal MÖ 2000 gibi erken bir tarihte de kullanımdaydı. Napolyon da, Mısır’ı işgal ettikten sonra burada bir kanal açtırmayı düşünmüşdü. Fakat kendisine görev verilen Fransız Mühendis Le Pere, hatalı bir ölçüm yaparak Kızıldeniz’in Akdeniz’den 10 metre daha yüksek olduğunu söylemiş ve sonucunda Napolyon fikrinden vazgeçmişti.

İlerleyen süreçte de Akdeniz ve Kızıldeniz arasında doğrudan bir bağlantı, farklı irtifa seviyelerinde bulunmaları nedeniyle imkansız kabul edildi. Bu nedenle de, atlı araçları ve daha sonra trenleri kullanan çeşitli kara yolları seçenekleri kullanıldı.

İki su kütlesi arasında doğrudan bir yol sağlayan büyük bir kanal fikri, Fransız kaşif ve mühendis Linant de Bellefonds’un çalışmaları sayesinde 1830’larda tekrar tartışılmaya başlandı. Bellefonds, yaptığı araştırmalar neticesinde yaygın inanışın aksine Akdeniz ve Kızıldeniz’in aynı yükseklikte olduğunu hesapladı. Bu da bir kanalın inşa edilebileceği anlamına geliyordu. Süveyş Kanalı’nın inşasına 1859 yılında Osmanlı Devleti’nin Mısır Valisi Said Paşa zamanında bir Fransız şirketi tarafından başlandı.

Kazı çalışmaları 10 yıl sürdü ve projede tahminen 1,5 milyon kişi çalıştı. Kanal, Mısır valisi İsmail Paşa zamanında 1869 yılında tamamlandı. Bölgedeki siyasi kargaşa, kanalın yapımını olumsuz etkiledi. Mısır o zamanlar İngiltere ve Fransa tarafından yönetiliyordu. Bu sömürge yönetimine karşı çıkan isyanlar, o zamanki inşaat teknolojisinin sınırlamaları ile birleştiğinde, Süveyş Kanalı’nın inşasının toplam maliyeti, tahmin edilenin iki katından fazlaya, 100 milyon dolar civarına yükselmesine neden oldu.

Süveyş Kanalı’nın Açılışı

17 Kasım 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılışı (Kredi: The Print Collector/Getty Images)

Mısır ve Sudan Hidivi İsmail Paşa, 17 Kasım 1869’da Süveyş Kanalı’nı resmen açtı. Resmi olarak, kanaldan geçen ilk gemi Fransız İmparatoriçesi Eugenie’nin imparatorluk yatı L’Aigle oldu. İlk zamanlarda yelkenli gemiler bölgenin zorlu rüzgarlarında dar kanalda gezinmekte zorluk çektiğinden, kanalı yalnızca buharlı gemiler kullanabiliyordu. Kanalın ilk iki yılında trafik beklenenden az olmasına rağmen, bu su yolu dünya ticareti üzerinde derin bir etkiye sahipti. Bu da Afrika’nın Avrupalı ​​güçler tarafından sömürgeleştirilmesinde kilit bir rol oynadı.

Bu kanal dünyada kapakları olmayan en uzun kanaldır. Diğer kanallarla karşılaştırıldığında kaza oranı hemen hemen sıfırdır. Gece ve gündüz geçiş yapılabilir.

Günümüzde Süveyş Kanalı Ne Durumda?

Günümüze gelene kadar Süveyş Kanalı’nın kontrolü hakkında çok çatışma yaşandı. 1956’da Süveyş Kanalı, Mısır ile İngiltere, Fransa ve İsrail’in birleşik güçleri arasında kısa bir savaşın merkezindeydi. Çatışmanın kökenleri, Mısır’ın 1922’de bağımsızlığını kazanmasından sonra bile devam eden Britanya’nın kanal bölgesini askeri işgalinde yatıyordu. Bu olaya tarihe Süveyş Krizi olarak geçti. Bu olayın ardından  Süveyş Kanalı Mısır’ın kontrolüne bırakıldı.

Süveyş Kanalı’nın önemi arttıkça genişletme projeleriyle kanalın daha büyük gemileri ve iki yönlü trafiği barındırması sağlandı. 2014’te Mısır hükümeti, Süveyş’i 21 millik bir mesafe için 61 metreden 312 metreye genişleten 8 milyar dolarlık genişleme projesini denetledi. Projenin tamamlanması bir yıl sürdü. Bunun sonucunda da kanalda gemilerin her iki yönden aynı anda geçmesi sağlandı.  

Süveyş Kanalı, 2021 Mart ayında bir kargo gemisinin yolu tıkaması ve yüzlerce geminin işlerini aksatmasıyla yeniden gündeme geldi. Çin’den Rotterdam’a gitmekte olan bir gemi bir kum fırtınasının ortasında kalınca sert rüzgârlar gemideki konteynerleri itmeye başladı. Bu nedenle kaptanlar geminin kontrolünü kaybetti. Geminin kıçı dönmeye başladı ve pruva, kanalın kenarına çok fazla yaklaştı. Sonunda gemi sığlıklara temas ederek karaya oturdu. Tıkanıklık altı gün sürdü ve günde yaklaşık 10 milyar dolar değerinde ticaretin yapılamamasına yol açtı. Bu durum, Süveyş Kanalı’nın dünya ticareti için önemini bir kez daha hatırlattı.


Göz atmak isterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar

YolveMacera

Başa dön tuşu