Dünya üzerindeki en yaygın plastik kirliliğinin nedeni ne pipetler ne de poşetler. Esas sorun kaynağı sigara izmaritleri.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 6,5 trilyon sigara satılıyor; bu da günde ortalama 18 milyar sigaraya denk geliyor. Bir sigaranın iç kısmı ve kâğıdı çoğunlukla yanıp kül olsa da, her şey tamamen yok olmuyor. Trilyonlarca sigara filtresi — yani izmarit — geride kalıyor. Bu izmaritlerin yalnızca üçte biri çöpe atılıyor, geri kalanı sokağa ya da pencereden dışarı atılıyor.
Sigara filtreleri, selüloz asetat adı verilen bir plastikten üretiliyor. Çevreye atıldıklarında yalnızca bu plastiği değil, aynı zamanda nikotini, ağır metalleri ve dumanla birlikte emdikleri diğer kimyasalları da çevreye yayıyorlar. Bu nedenle sigara izmaritleri, hem plastik kirliliğinin hem de toksik atıkların en yaygın kaynaklarından biri haline gelmiş durumda.

Bir araştırma, sigara izmaritlerinin bitki büyümesini belirgin biçimde engellediğini gösterdi. Bilim insanları, Cambridge’deki en büyük üç parkta yaptıkları incelemede metrekare başına ortalama 2,6 izmarit tespit etti. Bank çevrelerinde bu sayı metrekarede 126’ya kadar çıktı. Ekip, topladığı izmaritleri çim ve yonca tohumlarının ekili olduğu saksılara yerleştirdi.
Bu bitkiler, hem yaygın türler olmaları hem de birçok hayvan için temel besin kaynağı oluşturmaları nedeniyle seçildi. Deneyde bazı saksılara içilmiş veya içilmemiş sigara izmaritleri konuldu; kontrol grubundakilere ise yalnızca talaş eklendi.
Yirmi bir gün sonra, bitkilerin boy uzunlukları karşılaştırıldığında izmaritlerin büyümeyi belirgin biçimde yavaşlattığı görüldü. Yoncalarda büyüme oranı %27–28, çimlerde ise %10–13 daha düşüktü. Ayrıca yoncaların kök ağırlıkları %57 oranında azaldı.
Daha önce yapılan çalışmalar, sigara izmaritlerinin bitkilerde nikotin birikimine yol açtığını göstermişti. Ancak bu araştırma, içilmemiş sigaraların bile bitkilere zarar verdiğini ortaya koyarak, izmaritlerin plastik kirliliği açısından ne kadar ihmal edilmiş bir tehdit olduğunu gösteriyor
Tütünden Plastiğe Sigaranın Değişimi

İnsanlar tütünü yüzyıllardır içiyor ya da çiğniyor. 1800’lerde kâğıda sarılmış sigaralar, puro, pipo ve burun tütünüyle birlikte yaygın tütün tüketim biçimleri arasına girdi. Ancak yüzyılın sonunda sigara sarma makinelerinin icadı üretimi büyük ölçüde artırdı ve sigaranın kitlesel bir alışkanlığa dönüşmesinin önünü açtı.
19. yüzyıl, sigara tüketiminde adeta bir patlama dönemi oldu. 1900’de ortalama bir Amerikalı yılda 54 sigara içiyordu. 1960’a gelindiğinde bu sayı 4.000’in üzerine çıktı. Bu sürecin büyük bölümünde sigaralarda filtre bulunmuyordu. Fakat zamanla, tütün dumanının sağlığa verdiği zararlar giderek daha açık biçimde görülmeye başlandı.
Bilim insanları 1930’ların sonlarında sigara ile sağlık riskleri arasındaki bağlantıyı fark etmeye başladı. 1957’de ABD Sağlık Bakanlığı, sigara içmenin akciğer kanserine yol açtığını resmen duyurdu. 1964’te yayımlanan kapsamlı bir rapor ise sigara içenlerde ölüm oranının içmeyenlere göre yüzde 70 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Bu bulgular kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Artan endişe karşısında tütün şirketleri çözüm aramaya yöneldi ve bu arayışın sonucunda sigara filtreleri geliştirildi.
1950’lerin sonuna gelindiğinde filtreli sigaraların satışı filtresizleri geçti. Tütün şirketleri, pamuk, kömür ve gıda nişastası gibi farklı filtre malzemeleriyle denemeler yaptı. Sonunda selüloz asetat adlı plastik lifte karar verdiler. Bu madde, günümüzde hâlâ sigara filtrelerinin ana malzemesi olarak kullanılmaya devam ediyor.
Sigara filtreleri tamamen yok olana kadar yıllar geçer. Bu süreçte parçalanarak mikroplastik denen çok küçük plastik parçacıklarına dönüşürler. Bu parçacıklar, giderek artan bir çevre tehdidi olarak nehirlerde ve okyanuslarda birikir.
Filtreler yalnızca plastik içermez; aynı zamanda nikotin, ağır metaller ve diğer toksik maddeleri de taşır. Bu kimyasallar suya karıştığında çevredeki deniz canlıları için ölümcül etkilere yol açar. Laboratuvar deneylerinde, yalnızca bir sigara izmaritinin bir litre suya karışmasının balıkların yarısını öldürmeye yettiği görülmüştür.
Sonuç Olarak
Son yıllarda elektronik sigaraların yaygınlaşmasıyla plastik kirliliği daha da arttı. Her iki ürün de büyük oranda plastikten oluşuyor ve çevreye benzer biçimde zarar veriyor. Aslında bu durum, farklı biçimlerde ortaya çıkan aynı kirlilik döngüsünü sürdürüyor.
Son yıllarda sigaranın neden olduğu plastik kirliliğini azaltmaya yönelik bazı adımlar atıldı. Ancak yine de birçok insan muhtemelen izmaritlerini ya da elektronik sigara kapsüllerini yere atmaya devam edecek. Böylece hem nikotin hem de plastik kökenli atıklar çevreye karışmayı sürdürecek.
Kaynaklar ve ileri okumalar için:
- Cigarette butts are toxic plastic pollution. Should they be banned?; yayınlanma tarihi: 9 Ağustos 2019; Bağlantı: Cigarette butts are toxic plastic pollution. Should they be banned
Size Bir Mesajımız Var
YolveMacera ekibi olarak yaklaşık 25 yıldır yollardayız. Gezmenin, kişinin hoşgörüsünü, yaratıcı yanını ve duyarlılığını artıran bir okul olduğunu ve bu okulun yaşı olmadığını; paylaşmanın da gezmek gibi bir tutku olduğunu biliyoruz. Bu nedenle hem etkinlikler düzenliyor, tutkumuzu paylaşmayı amaçlıyor hem de sizlere kaliteli içerikler üretmeye çalışıyoruz. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca siz de bizimle yeni maceralara, mecralara, dostluklara ve paylaşımlara merhaba demek isterseniz. topluluğumuza dahil olabilirsiniz.
YolveMacera



