Antik Bir Metalurji Harikası: Ashoka Sütunu

Hindistan’ın ikinci büyük şehri Delhi’deki Kuvvet’ülİslam Camii’nin bahçesinde ilk bakışta fazla ilginç gözükmeyen bir demir sütun var. Tarihini bilmeyen biri, muhtemelen birkaç saniye bakıp yoluna devam eder. Ancak bu sütunun çok şaşırtıcı bir özelliği var.

Delhi kentindeki Ashoka Sütunu, dünyanın en ilginç yapılarından biri olma özelliğini taşıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Ashoka Sütunu’nun, Gupta İmparatorluğu’nun erken döneminde yaptırıldığı tahmin ediliyor.

Asırlar önce bir toz yığınına dönmüş olması gereken yüzde 99.9 oranında saf demirden oluşan Ashoka Sütunu, 1600 yıldan bu yana korozyona meydan okuyor.

Antik çağlarda yaşayan insanların bilgi ve ustalıklarının son derece çarpıcı bir örneği niteliğindeki Ashoka Sütunu, yedi metre yüksekliğe ve altı tonun üzerinde ağırlığa sahip.

Sütun ilginç özelliği nedeniyle dünya dışı ziyaretçiler ile ilişkilendirilmiş olsa da, günümüzde artık biliyoruz ki sütunun bunca yıl korozyondan korunabilmesinin nedeni ise, bu yapıyı inşa eden ustaların, “koruyucu film tabakası” oluşturmasıydı.

Dayanıklılığı nedeniyle birçok arkeolog ve metalürji uzmanın ilgisini çeken bu direk üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda bir cevaba ulaşılmış durumda. Demirin yapısındaki cüruf ve indirgenmiş demir oksitlerin, metalde bulanan yüksek orandaki fosfor ile bulunduğu coğrafyada iklim koşullarının birleşmesi, bu zarın oluşumunda belirleyici rol oynamış. Demirin 1/20’sini oluşturan bu tabaka, demirin paslanmasını engellemekte.

Söz konusu tabakanın oluşum koşulları ilginç bir ihtimali daha ortaya çıkarmakta. Belki de söz konusu tabaka bilinçli bir şekilde değil, tamamen bu koşulların şans eseri bir araya gelmesi ile oluştu. Özellikle bu koşulların oluşumunun sebebinin iklim ve fırınlarda kireç eksikliği (fosforun yüksek olmasının nedeni budur) olması, bu şüpheyi güçlendirmekte.

Elbette antik demir ustaları bu şekilde işlenen demirin paslanmadığını fark edip bu tekniği bilinçli kullanmış da olabilir.

Ancak kötü bir haberimiz var. 1600 yıldır paslanmayan bu sütunun alt kısımları yakın zamanda paslanmaya başladı. Sebebi mi? Elbette bilinçsiz turistler…

Şans getireceği iddiası ile sırtını sütuna dayayıp elleri ile arkadan sütunu kavramaya çalışan binlerce ziyaretçi sütunun koruyucu tabakasına zarar verdi.

İnsanlar harika eserler yarattığı gibi, harika eserlere son da verebiliyor anlayacağınız…

Kaynaklar:

https://www.sabah.com.tr/pazar/2018/08/05/gizemi-cozulemeyen-sutun

https://evrimagaci.org/paslanmayan-hint-direginin-bilimsel-analizi-1487

YolveMacera

Başa dön tuşu