Kültür & Tarih

Kapalı Şehirler Nedir? Rusya’daki Zheleznogorsk Bir Fikir Verecektir

Sovyetler Birliği’nde 1940’ların sonlarından itibaren kapalı şehirler kurulmaya başlandı. Bu şehirlerin bir kısmı Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra da varlığını sürdürdü. Bu yazıda tanıyacağımız Zheleznogorsk da onlardan biriydi.

kapalı şehirler
İlk olarak 1940’lı yıllarda kurulan ve resmi olarak Rusça’da ZATO kısaltmasıyla bilinen kapalı şehirler, çoğunlukla askeri tesisler veya büyük araştırma merkezleriyle ilişkilendiriliyor ve çalışanları ve ailelerini barındırmak için kullanılıyor.

Zheleznogorsk, 1950 yılında Moskova’nın yaklaşık 3.500 kilometre doğusunda, Sovyet nükleer programı için kurulan gizli şehirlerden biriydi. Buradaki tesislerde nükleer silah üretiminde kullanılan plütonyum elde ediliyordu. Şehir uzun yıllar boyunca resmî haritalarda yer almadı ve dış dünyaya kapalı kaldı.

Varlığının büyük bölümünde bugünkü adıyla değil, posta kutusu numarasıyla biliniyordu: “Krasnoyarsk-26”. Zheleznogorsk’un varlığı ancak 1992 yılında resmen kabul edilecekti.

Günümüzde Zheleznogorsk hâlâ kapalı şehir statüsündedir. Şehre giriş serbest değildir; ziyaretçilerin önceden izin alması gerekir. Bu nedenle Zheleznogorsk, bugün bile Rusya’nın kontrollü erişime sahip şehirlerinden biridir.

Zheleznogorsk, yaklaşık kırk adet kapalı şehriler kulübünün bir parçasıdır.

Zheleznogorsk’un kuruluş amacı olan plütonyum üretimi zamanla sona erdi. Ancak şehir önemini kaybetmedi; Sovyet döneminin gizli nükleer merkezi, sonraki yıllarda Rusya’nın uzay ve uydu teknolojileri için önemli bir üretim alanına dönüştü. Böylece Zheleznogorsk, kapalı bir nükleer şehirden kapalı bir teknoloji merkezine evrildi. Peki ya diğerleri?

Kapalı Şehirler Nedir?

Zheleznogorsk’un huzurlu ve düzenli karakteri, büyük parkıyla, göl kenarındaki konumuyla, orman ve tepeleriyle içinde yaşayan insanların korumak istedikleri bir şeydi.

Sovyetler Birliği, kapalı şehirleri ilk olarak 1940’larda inşa etmeye başladı. Stalin, nükleer silah programını başlatmaya karar vermişti ve bu programı düşmanlarının meraklı gözlerinden saklaması gerekiyordu. Bu yüzden Sovyet yönetimi, nükleer ve askerî tesisleri ülkenin uzak, tenha ve denetlenmesi kolay bölgelerinde kurdu.

Zamanla bu şehirlerde binlerce insan yaşamaya başladı. Ancak Sovyet yönetimi, onları resmî kayıtlarda ve kamuya açık belgelerde görünmez kıldı. Kapalı şehir sakinleri, şehir dışına çıktıklarında nerede yaşadıklarını söyleyemiyordu. Kuralları çiğneyenler idari soruşturmayla karşı karşıya kalıyordu.

Kapalı şehirlerde yaşayan halk onları bekleyen kısıtlamaların farkındaydı. Ancak yine de bu şehirlerde yaşamayı tercih edeceklerdi.

Yetkililer kapalı şehirleri haritalara işlemiyor, yol işaretlerinde göstermiyor ve sıradan bir gezginin bu yerleşimlere ulaşmasını sağlayacak açık bilgiler paylaşmıyordu. Tren ve otobüs güzergâhları da çoğu zaman bu şehirlerin dışından geçiyordu.

Tüm bu şartlar ağır görünse de birçok kişi kapalı şehirlerde yaşamaktan şikâyetçi değildi. Aksine, bu şehirler bir dönem Sovyetler Birliği’nin en ayrıcalıklı yerleşim yerleri arasında sayılıyordu. Yönetim burada dolgun maaşlı işler sunuyor, başarılı teknisyenleri ve bilim insanlarını bu merkezlere çekiyordu.

Arzamas -16 olarak bilinen Sarov, 92.000 nüfuslu bir şehirdir. Bu şehir halen nükleer füze gelişimi için önemli bir merkezdir. Burası da giriş sınırlaması için mücadele vermiştir. 1946’da haritadan silinmiştir

Bugün Rusya’da yaklaşık 40 kapalı şehir bulunduğu ve bu şehirlerde 1,5 milyon civarında insan yaşadığı tahmin ediliyor.

Kapalı Şehirlerde Yaşamak Bazı Riskler Barındırır

Kapalı şehirlerin tarihi yalnızca gizlilikten ibaret değildir; bazıları ciddi felaketlerle de anılır. Bunların en bilinenlerinden biri, 1957 yılında Ural Dağları yakınındaki Ozyorsk kentinde yaşanan Kyshtym felaketidir.

Ozyorsk yakınlarındaki Mayak nükleer tesisinde meydana gelen kaza, Doğu Ural Radyoaktif İzi olarak bilinen geniş bir bölgeyi kirletti. Yetkililer santralin çevresindeki binlerce kişiyi tahliye etti, ancak Sovyet yönetimi kazayı uzun yıllar kamuoyundan sakladı.

Kapalı şehirlerle ilgili riskler yalnızca nükleer tesislerle sınırlı kalmadı. 1979 yılında Sverdlovsk’taki gizli bir biyolojik silah tesisinden şarbon sporları sızdı. Resmî açıklamalar olayı uzun süre kirli ete bağlasa da, daha sonra sızıntının askerî tesisten kaynaklandığı anlaşıldı. Bu kaza en az 68 kişinin ölümüne yol açtı; ölenlerin çoğu tesisin rüzgâr yönünde kalan bölgelerde yaşayan ya da çalışan sivillerdi.

Kapalı Ozyorsk şehri Sovyet nükleer programının doğum yeriydi. 

Sonucunda, bir ülke sırlarını ne kadar iyi saklarsa saklasın, bu sırların bedelini çoğu zaman o şehirlerde yaşayan insanlar ve çevre öder. Yazının devamında, Kuzey Sibirya’daki  Norilsk hakkında bilgi edinelim.


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var

YolveMacera ekibi olarak yaklaşık 25 yıldır yollardayız. Gezmenin, kişinin hoşgörüsünü, yaratıcı yanını ve duyarlılığını artıran bir okul olduğunu ve bu okulun yaşı olmadığını; paylaşmanın da gezmek gibi bir tutku olduğunu biliyoruz. Bu nedenle hem etkinlikler düzenliyor, tutkumuzu paylaşmayı amaçlıyor hem de sizlere kaliteli içerikler üretmeye çalışıyoruz. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca siz de bizimle yeni maceralara, mecralara, dostluklara ve paylaşımlara merhaba demek isterseniz sosyal medya hesaplarımızdan bizi takipte kalınız.

YolveMacera

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu