KÜLTÜR

Bir Bonsai Ağacı Yetiştirmek Sanılandan Daha Fazlasıdır

Bonsai sözcüğü Japoncada “saksı içinde yetiştirilen bitki” anlamına gelir. Basitçe söylemek gerekirse, bonsai, küçük, genç ağaçların, büyümesini ve görünümünü daha yaşlı, daha büyük ağaçlara benzetmek için manipüle etme sanatıdır. Çinli Budistler geleneklerini Japon manastırlarında ilk kez öğretmeye başladıklarında, bonsai yetiştirilmesi minyatür bahçecilik öğretilerinin içinde yer alıyordu. Ancak zamanla ayrı bir disiplin halini aldı. Zamanla da “bonsai” terimi Doğu Asya’nın ötesine yayıldı ve Batı toplumlarının kelime dağarcığına yerleşti.

Bunun sonucunda hemen hemen hepimiz bir bonsai ağacını gördüğümüz anda tanıyabiliyoruz. Ancak pek azımız bu ikonik küçük bitkilerin dikilmesi, büyütülmesi, saklanması ve dikilmesi konusundaki geleneklere ve fikirlere aşinayız. Bir bonsai ağacı yetiştirmek, küçük, genç bitkileri, yaşlı göstermekten daha fazlasıdır. Bir ağacı bir bonsaiye dönüştürmek sabırlı olmayı ve çok emek harcamayı gerektirir. Yaşayan, nefes alan, değişen bir organizmayı şekillendirmeye çalışırken, bunu yapan kişi işinin asla bitmeyeceği veya tamamlanmayacağı fikrine boyun eğer. Bonsai ağaçları, yetiştiricilere Doğu düşüncesini, özellikle de sabır ve alçakgönüllülüğün önemini öğretir.

Ardıç ve çam gibi türler esnek yapıları nedeniyle daha kolay çalışılsa da, hemen hemen her tür bitki, uygun bakımı gördüğü sürece bir bonsaiye dönüştürülebilir. Yetiştiriciler, büyümesini mümkün olduğunca yakından izlemek için ağaç fidan iken çalışmaya başlar. Her bonsai’nin benzersiz özellikleri vardır. Bunları analiz etmek ve ardından onun güçlü yanlarını vurgulayan ve kusurlarını gizleyen bir biçimlendirmeyi tercih etmek gerekir.

Bir Bonsainin Küçük Olmasını Ne Sağlar?

Ağaçlar, heykellerin aksine cansız değil, yaşayan, nefes alan organizmalardır. Bir tuval, Rembrandt veya Vermeer’in fırça darbelerini yüzlerce yıl yerinde tutabilir. Ancak bonsai ağaçları her zaman değişim içindedir. Bazı mevsimlerde yaprak geliştirir. Bazı mevsimlerde ise dökerler. Dalları ve kökleri, sürekli olarak uygulayıcısının işini bozarak bükülmeye ve dönmeye devam eder.

Ağaçların kökleri toprağın derinliklerine doğru uzayıp gelişir. Bonsailer küçük saksılarda yetiştirildiğinden kökleri ancak içinde bulundukları saksıların büyüklükleri ölçüsünde gelişir. Başka bir deyişle bonsailerin kök gelişimi sınırlıdır. Köklerin bu sınırlı gelişimine bağlı olarak gövde, dal ve yaprakların gelişimi de yavaş olur. Ağacın küçük kalmasını sağlayan, doğanın ağacın dalları ile kökleri arasındaki dengeyi sağlamasıdır.

Bonsai ağacı büyürken, gereksiz veya ilgi çekici olmayan dallar, tercihen içbükey kesici gibi aletlerle yara izini en aza indirecek şekilde kesilir. Bonsai ağaçlarının nasıl görünmesi gerektiğine dair fikirler bir yaştan diğerine değişse de, bazı tercihler nispeten tutarlı kalmıştır. İyi bir bonsai, aldatıcı şekilde olgun bir görünüme sahip olmasının yanı sıra, hiçbir insan müdahalesi izi göstermemelidir; Yara dokusu insan yapımı yerine doğal görünmeli, gövdeleri bükmek veya dalları yeniden konumlandırmak için kullanılan alüminyum teller gizlenmelidir.

Bonsai Felsefesi Ne İle İlgilidir?

bonsai
 Bazen kabuğun bazı kısımlarını kaldırılır. Açıkta kalan kısım ise kireç sülfür solüsyonlarıyla ağartılır. Bu, bonsai’ye yıpranmış bir görünüm vererek, daha önce şiddetli fırtınalarla karşılaştığı izlenimi yaratılır.

Batı sanat akımlarından farklı olarak, bir bonsai ağacı yetiştirirken simetriden her ne pahasına olursa olsun kaçınılmalıdır. En çarpıcı bonsailer tasarımlarında her zaman asimetrik olmuştur. Ancak dalların düzeni bir uyum duygusu vermeyi başarmaktadır. 1980’lerde bir bonsai ustası olan Saburo Kato, büyüyen bonsaileri çocuk yetiştirmeye benzetmişti. Bu bonsai sanatının kusursuz bir şaheser yaratmakla ilgili olmadığını söylemenin farklı bir yoludur. Aksine, doğanın güçleriyle hiç bitmeyen ve emek yoğun bir savaştır.

Bonsai yetiştiricilerinin uymaya çalıştıkları kurallar keyfi değildir. Temelde iki eski dünya görüşü ile şekillenmektedir. Bu etkilerin başında Zen Budizmi gelir. Bu, sabır ve özdenetim yoluyla kişinin doğasında var olan anlamsızlığın üstesinden gelmesi için kurulmuş bir harekettir. Diğeri ise, Japon estetiğinde geçiş ve kusurun kabulü üzerine odaklanmış bir dünya görüşü olan Wabisabi hareketidir. Bir bonsai ağacı yetiştirerek, esasen Doğu düşüncesinin bu iç içe geçmiş dalları tarafından formüle edilen fikirleri hayata geçirirsiniz.

Nasıl Bonsai Ağacı Yapılır?

Bonsailer tohumdan ya da fidandan yetiştirilebilir. Tohumdan yetiştirme çok uzun zaman alsa da bonsaiye istenen şekli verebilmek açısından uygun bir yoldur. 15-30cm yüksekliğinde bir bonsai yetiştirmek için 30-45 cm yüksekliğin­de bir ağaç seçin. Bu boy ilk bonsailerini yetiştirmek isteyenler için ideal boydur. Zamanla deneyim kazandıkça daha büyük ve daha küçük bonsailer yetiştirebilirsiniz.

Yüzeye yakın kökleri etrafa yayıl­mış bir ağaç tercih edilmelidir. Gövde olabildiğince konik olmalıdır. Ağacın tepesi belirli olmalıdır. En önemlisi çok sayıda ve her yöne uzayan bir dal sistemi olmalıdır. Gövdenin alt kısmın­daki dallar daha kalın olmalı, yukarı çıktıkça dallar incelmelidir. Ayrıca, saksı seçimi de özen gerektirir. Genellikle çok büyük ve derin olmayan, dikdörtgen ya da yuvarlak biçimli saksılar kullanılması önerilir. Bundan sonrası ise bonsai sanatçı­sının yeteneğine kalmıştır..

Ağacı seçip eve getirdikten sonra bonsai formuna sokmak için fazla ace­le etmeyin. Ağacı iyice inceleyin ön tarafını belirleyin. Ağacı ne forma sokmak is­tediğinizin planını yapın. Buna göre is­tenen ve istenmeyen dalları belirleyin. Bundan sonra istenmeyen dalları ve dalların istenmeyen kısımlarını buda­maya başlayabilirsiniz. Bir ömür boyu sürecek bonsai ya­ratma sürecine başlamış bulunuyor­sunuz. Öğrenilecek ve uygulanacak çok şey var. Meraklıları için konu ile ilgili onlarca video ve anlatım mevcut. Biraz çaba ile elde edilecek sonuç ise hayran olunacak bir güzellik olacaktır.

Kaynaklar ve ileri okumalar: The secret philosophy of bonsai trees; yayınlanma tarihi: 6 Eylül 2021; Bağlantı: https://bigthink.com/

YolveMacera

Başa dön tuşu