“Dilimizde birebir karşılığı olmayan İsveççe gökotta kelimesi, hem ilginç hem de oldukça güzel bir anlam taşır. Gökotta, şafak vakti uyanıp dışarı çıkarak kuşların cıvıltısını dinlemeyi ifade eder.

Modern yaşamın son iki yüzyılında insanlar giderek doğadan uzak, büyük ölçüde kentsel ve yapay çevrelerde yaşamaya başladı. Oysa insan türü, tarihinin çok büyük bir bölümünde doğayla iç içe var oldu. Bu kopuşun birey üzerindeki etkileri uzun süredir araştırma konusu. Özellikle doğayla temasın azalmasının dikkat, ruh hâli ve genel iyi oluş üzerindeki sonuçları tartışılıyor.
Bu tartışmalar içinde, İsveççe kökenli ve dilimizde birebir karşılığı olmayan bir kavramla karşılaşıyoruz: gökotta. Gökotta, sabahın çok erken saatlerinde uyanıp, gün henüz başlamamışken doğayı dinlemeyi; özellikle kuş seslerine kulak vermeyi ifade eder. Ancak kavram, basit bir erken kalkma alışkanlığından daha fazlasını anlatır.
Gökotta Nedir?

Günün ilk saatleri, insan etkinliğinin en düşük olduğu zaman dilimidir. Evler sessizdir, çevresel gürültü henüz ortaya çıkmamıştır. Bu koşullarda birey, doğal sesleri daha belirgin biçimde algılar. Kuş cıvıltıları, günün ilerleyen saatlerinde fark edilmeyen bir yoğunlukla duyulur. Bu kısa an, dikkatin dağılmadığı, zihnin henüz günün talepleriyle meşgul olmadığı bir aralık sunar.
Gökotta tam olarak bu aralığa işaret eder. Doğayla kurulan kısa ama bilinçli bir temas hâlidir. Günü durdurmaz; ancak başlamadan önce yavaşlatır..

Hayatınızda Gökotta’ya Yer Açın
Doğayla temasın insan üzerindeki olumlu etkilerine dair güçlü bir kanıtlar bütünü bulunmaktadır. 2019 yılında yapılan bir araştırma, haftada iki saat yeşil alanlarda vakit geçirmenin, bireylerin iyi sağlık hâli ya da yüksek yaşam memnuniyeti bildirme olasılığını artırdığını ortaya koymuştur.
Başka bir çalışma, bahçeyle uğraşmanın özellikle psikiyatrik hastalarda yalnızlık duygusunu azalttığını ve ruh hâlini iyileştirdiğini göstermiştir. Birleşik Krallık’ta binlerce insana doğada daha fazla zaman geçirme imkânı tanındığında, topluluk bağlarının güçlendiği ve suç oranlarının düştüğü gözlemlenmiştir.
Hatta Florence Nightingale bile 1859 yılında doğanın iyileştirici gücüne dikkat çekmiş; hastaların çiçeklerle daha hızlı iyileştiğini ve bir hastanın dışarıyı göremediği durumlarda acının daha yoğun yaşandığını belirtmiştir.

Araştırmalar her zaman kesin sonuçlar sunmayabilir; ancak asıl belirleyici olan, bireyin kendi deneyimidir. Doğada, insanı yenileyen, daha iyi hissettiren ve daha berrak düşünmesini sağlayan bir şeyin varlığı açıktır. Sürekli bir cihaza ya da ekrana bağlı kalındığında, bu deneyimin sunduğu pek çok şey gözden kaçırılır.
Bunu bizzat deneyimlemek gerekir. Hayatınızda gökotta için küçük bir alan açın. Erken uyanın. Kamp yapın. Bahçenizin ya da balkonunuzun keyfini çıkarın. Zaman zaman şehirden uzaklaşın. Kuş seslerini duymaya kendinize izin verin. İyileşmek için, doğaya ve onun ritmine yeniden yaklaşmanın zamanı çoktan gelmiştir.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Gökotta: How to experience nature the Swedish way. Yayınlanma tarihi: 14 Nisan 2023; Bağlantı: https://bigthink.com/
- Doğaya Aşık İnsan: Biyofili Nedir? Biyofilinin İnsan Zihnine Etkileri Nelerdir? Yayınlanma tarihi: 13 Nisan 2023; Bağlantı: https://www.matematiksel.org/
- Mitten D, Overholt JR, Haynes FI, D’Amore CC, Ady JC. Hiking: A Low-Cost, Accessible Intervention to Promote Health Benefits. Am J Lifestyle Med. 2016 Jul 9;12(4):302-310. doi: 10.1177/1559827616658229. PMID: 32063815; PMCID: PMC6993091.
- White, M.P., Alcock, I., Grellier, J. et al. Spending at least 120 minutes a week in nature is associated with good health and wellbeing. Sci Rep 9, 7730 (2019). https://doi.org/10.1038/s41598-019-44097-3
YolveMacera



