YAŞAMIN İÇİNDEN

Açık Havanın Tedavi Edici Gücü: Yeşil Egzersiz

Hava ister çok soğuk, ister çok sıcak olsun, kent içinde ya da dışında yeşilliklerin arasında, doğaya yakın olmak hepimizin kendisini iyi hissetmemizi sağlar. Böyle bir ortamda gerçekleştirilen yürüme gibi orta düzeyli bir bedensel etkinliğin sağlımız ve mutluluğumuz üstünde olumlu etkileri olduğu açıktır. Uzmanlar bu tarz aktivitelere yeşil egzersiz diyorlar. Giderek artan sayıda araştırma da bu tarz bir egzersizin fiziksel ve ruhsal sağlığa faydalarını ortaya koyuyor.

Yeşil egzersizin fiziksel ve zihinsel sağlık açısından potansiyel rolü, 21. Yüzyılın başlarından itibaren özellikle de Essex Üniversitesinden Jules Pretty ve Jo Barton’un araştırma çalışması ile gündeme geldi. Araştırmalar, etkinliğin düzeyinden ve harcanan zamandan bağımsız olarak yürümekten at binmeye, balık tutmaktan koşmaya kadar yapılan bütün bedensel etkinliklerin hem moralimizi hem de özgüvenimizi arttırdığını çalışmalar ile kanıtladı. Bunlara ek olarak bu tür etkinliklerin sinirimizi, kafamızın karışıklığını, sıkıntı ve gerginliğimizi azalttığını ve bu sayede ruhsal açıdan daha sağlıklı olmamızı sağladığını da gösterdiler.

Sonuçta atalarımız binlerce yıl boyunca doğal dış ortamda yaşadılar ve bunun günümüz insanına doğa ile doğuştan gelen bir ilişki sağladığı varsayılıyor.

Yeşil Egzersiz Neden Önemlidir?

Televizyon ve bilgisayarın, insanın gündelik yaşantısına dâhil olmasıyla, beraberinde yoğun ve sağlıksız kentsel gelişimin de etkisi ile fiziksel aktiviteden ve dış mekân kullanımından uzak pasif yaşam tarzları, yetişkinlerin ve çocukların sağlıkları ve yaşam kaliteleri üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Aslında bunu gözlemlemek için araştırmaları incelememize bile gerek yok. Sonuçta sadece yakın çevremize bakarak ya da kendi çocukluklarımızı göz önüne getirerek bunu kolayca gözlemleyebiliriz. Elbette günümüzün sağlıksız çocukları da geleceğin sağlıksız yetişkinleri olma potansiyelini taşıyor.

Doğal çevrelerle bağlantının kopması yalnızca fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olmaz. Bu durum aynı zamanda toplumdaki bireylerin doğayı anlama tanıma süreçlerini sekteye uğratır. Bunun sonucunda da doğayı koruma bilincinin gelişmesi de çok zor olur. İşte tüm bu nedenler ile çocuklar başta olmak üzere herkesin doğa ile daha yakından temas haline olması gerekiyor.

Farklı disiplinlerden çok sayıda araştırma, doğa ile kurulan temasların zihinsel ve fiziksel sağlığa faydalı olabileceğini bizlere gösteriyor. Bu kazanımların birleştirilmesi amacıyla oluşturulan yeşil egzersiz terimi ilk olarak 2003 yılında Jules Pretty ve arkadaşları tarafından tanıtılmıştır ve yeşil, doğal alanlarda aktif olma durumunu kapsamaktadır.

açık hava, orman
Ormanda yürümenin fizyolojik olarak incelendiği çalışmalarda merkezi sinir sistemi,
otonom sinir sistemi ve endokrin sistem üzerinde olumlu etkileri olduğu
bildirilmektedir.

Doğa İle Nasıl Temas Kurabiliriz?

Doğa ile üç şekilde temas kurulabilir: Birincisi doğayı bir pencereden ya da bir resimden görebiliriz. İkincisi, bir noktaya ulaşım için rotanın doğal bir ortamdan geçmesini sağlayabilirsiniz ya da şehir içinde bir parkta zaman geçirmek için kendinize imkan sağlayabilirsiniz. Üçüncüsü de hobi bahçeciliği, çiftçilik, doğa yürüyüşü veya kampçılık, binicilik gibi aktivitelerle doğa ile aktif bir biçimde içiçe olabilirsiniz. Bunların hepsinin bir biçimde avantajı vardır. Ancak yeşil egzersiz daha çok üçüncü duruma işaret etmektedir.

Tarihimizin neredeyse %99’u boyunca, insan doğada yaşamış ve doğayı bir biçimde kullanmıştır. Doğanın insanın genetik yapısının bir parçası olması biyofili hipotezi olarak bilinmektedir. Biyofili hipotezi insan benliği ve diğer yaşayan sistemler arasında içgüdüsel bir bağ olduğunu öne sürer. Bu hipotez, Edward O. Wilson’ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir. Biyofili, yaşama ve yaşayan sistemlere karşı duyulan sevgidir. Günümüzde bu bilgilerin daha da bilinir hale gelmesi sonucunda da tüm dünyada yeşil egzersize olan ilgi artmıştır.

Doğada yapılan fiziksel aktivitenin ek sağlık yararları sağlayabileceği ve bu nedenle hastalıkları önlemek ve toplumdaki nüfus sağlığını iyileştirmek, sağlıklı yaşlanmayı sağlayacağı artık kabul edilmektedir. Bu nedenle kimi ülkelerde yeşil egzersiz reçetelerde bile yer almaya başlamıştır.

Ayrıca doğada yapılan egzersiz yeterli güneş ışığı sayesinde D vitamini üretimine yardımcı olur. Doğada bol miktarda bulunan ve bağışıklık sisteminin gelişimi ve düzenlenmesi için önemli olabilecek mikroorganizmalara maruz kalınması ise (Eski Arkadaşlar Hipotezi) solunum hastalıkları ve alerjilerde azalmaya ve iyileşmeye katkı sağlamaktadır.

Sonuç Olarak;

Sonucunda yeşil egzersiz yerleşik veya kapalı ortamlarda yapılan fiziksel aktiviteden daha fazla sağlık ve esenlik sonuçları sağlar. Fiziksel, sosyal ve zihinsel sağlığı korumak ve geliştirmek, sağlıklı yaşlanmayı gerçekleştirmek için doğada yapılacak düzenli fiziksel aktiviteden yararlanmak gereklidir. Son yıllarda dünya literatüründe konuya artan bir ilgi olmasına rağmen Türkiye’de ise yeşil egzersiz konusuyla ilgili çalışma sayısı ne yazık ki sınırlıdır.

Normal koşullarda yeşil egzersiz ücretsizdir. Ancak büyük şehirlerde yeşillik bir alana ulaşmak kolay olmadığı için bu aktivitelere de belli bir bedel ödenmesi gerekmektedir. Bu da bir başka engel olarak karşımızda durmaktadır. Kesin olan bir şey var ki sağlık ve mutluluk için yeşile daha çok ihtiyacımız var. Yaşam tarzlarımızı ve alışkanlıklarımızı doğayı göz önüne alarak yeniden düzenlemek hepimiz için artık bir zorunluluk gibi gözüküyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu