Ekosistemin İşleyişini Bozan 5 İstilacı Canlı

Küreselleşmenin bir sonucu olarak vahşi yaşam da gezegenimizde oradan oraya taşınıyor. Kendi doğal ortamlarından dünyanın farklı yerlerine taşınan bazı türler bu yeni çevresel koşullara bazen uyum sağlayamıyor. Bazılarıysa tüm koşullara adapte olup hızla çoğalıyor. Dünyanın bambaşka bir noktasına taşınan bitki ve hayvan türleri kimi zaman birer istilacı canlı haline dönüşebiliyor…

İşte bu yaşandığında doğal dengeyi tehdit ediyor, ekosistemin işleyişini değiştirip yeni evlerine zarar veriyor, hızla çoğalıyor, yerli türlerin sayısını azaltıyor ve gerçek bir yıkım başlatıyorlar.

Size 5 istilacı canlı örnek verelim…

Quagga ( Zebra) Midyesi

Ukrayna’nın Dinyeper Nehri’ne özgü bir tür olan bu midye (Dreissena bugensis) evinden dışarı adım attığında önce Karadeniz’e ulaştı ve ardından buradan dünyanın çeşitli yerlerine kargo taşıyan yük gemileriyle her yere seyahat etme özgürlüğü kazandı.

Özellikle de dünyanın en büyük tatlı su havzası olan ABD’deki Büyük Göller bölgesine ulaşmayı başardıktan sonra önüne geçilemez şekilde yayıldı.

Göllerin dibinde muazzam alanlar kaplayarak yayılmaya devam eden midye, yerel türlerin yaşam şansını azaltıp bulunduğu habitatın her santimetresini ele geçirebiliyor. Ayrıca sudaki besin maddelerini süzerek beslendiği için suyu bitkisel planktonlardan arındırıp, diğer türler için yaşamsal öneme sahip bir besin kaynağını yok etmekte.

Suyu süzerek beslenmesi, bulunduğu suların anormal derecede temiz olmasına yol açtığından, bazı istilacı su bitkileri de bunu bir fırsat olarak görüp yıkımın hızlanmasına yardımcı oluyor. Bu midye türü, istila ettiği tatlı sularda savaşı kazanıp, çevredeki bazı doğal park alanlarının kapanmasına neden oldu.

Boyları 1 ile 5 cm arası olan bu midyeler, üzerlerindeki iplikçilerle tutunabildikleri canlı-cansız her şeye yapışıyor ve kendi türleriyle birlikte koloni halinde yaşıyor.

Dünyanın en istilacı midyeleri arasında gösterilen zebra midyelerinin dişileri yılda 1 milyon, hayatı boyunca da 5 milyonun üzerinde yumurta bırakıyor. Bu yumurtalar suyun geçtiği her sızıntıya ulaşıyor.

Su Sümbülü

Güney Amerika yerlisi olan su sümbülü (Eichhornia crassipes), dünyanın en zararlı su otları arasında. Ülkemizde de bulunan bu yabani otun göz alıcı menekşe renkli iri çiçekleri, göletler için bir süs bitkisi olarak kullanılmasını sağladı ve böylece beş kıtada, elliden fazla ülkede yetişmeye başladı.

Hızla büyüyen ve kısa sürede suyun yüzeyini kaplayabilen bitki, sadece 12 gün gibi kısa bir süre içinde işgal ettiği alanın sınırlarını ikiye katlayabiliyor. İstilası öyle hızlı gerçekleşiyor ki herhangi bir önlem alınmasına fırsat vermeden, bulunduğu suyun yüzeyine yayılıp deniz
trafiğine engel olabildiği gibi, bu sularda yaşayan türleri de tehdit ediyor.

Göllerin üzerini yeşil bir halı gibi kaplayan su sümbülü, güneş ışınları ve oksijeni bloke edip suya ulaşmasına engel oluyor. Herkesi güzelliğiyle cezp edip, sonunda su ekosistemleri için çok büyük bir tehlikeye dönüşen bitki, insanların yabancı türleri nasıl amansız bir istilacıya çevirebildiğinin en güzel örneklerinden biri.

Burma Pitonu

Asya’nın güney bölgelerindeki ılıman tropikal sularda yaşamaya alışkın olan Burma pitonu (Python bivittatus) 9 metrelik boyuyla 100 kilo ağırlığa erişebilen bir yılan türü. Evcil hayvan olarak satıldığı için dünyanın çeşitli yerlerinde rastlanabilen piton Florida’da bulunan Everglades Ulusal Doğal Parkı’na ulaştığında burada yaşayan canlıların ondan kurtulmak adına hiç şansı kalmadı.

Kimi zaman bölgeye özgü timsahlara yem olabilen ama bazen de aynı timsahları avlayabilen bu yılanla savaşıp kazanabilecek başka bir avcı türün bulunmaması her şeyi daha da zorlaştırdı. Şu anda bölgede on binlerce Burma pitonunun bulunduğu tahmin edilmekte.

Japon Sarmaşığı

Çin ve Japonya’ya özgü olan bu süs bitkisi (Pueraria lobata) kendi evinde ekolojik dengenin önemli bir parçasıyken, ulaştığı yeni bölgelerde amansız bir istilacıya dönüştü.

Sarmaşık, havadan elde ettiği azotu kullanarak toprağın zenginleşip, diğer bitki türlerinin rahatça büyümesine yardımcı oluyor ama ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’da doğal alanlar için büyük bir tehlike yaratıyor.

Hızla büyüyüp serpilen sarmaşık, kendisiyle beslenen türlerin yoksunluğu ya da sayılarının az olması nedeniyle ormanları ele geçirip güneş ışığı bulabildiği her yere yayıldı.

Yaprakları güneşi bloke ettiği için aşağıda yaşayan türlere hiç şans tanımayan istilacıyla baş etmek adına çeşitli yöntemler denenmiş olsa da hiçbirinin bu konuda başarı sağlayamamış olması Japon sarmaşığını da kazanan istilacılardan birine dönüştürdü.

Çılgın Sarı Karıncalar

Hawaii, Seyşeller ve Zanzibar adalarını istila eden çılgın sarı karıncalar ( Anoplolepis gracilipes) bir değil, birkaç kraliçeyle yönetilen süper-koloniler kurarak yağmur ormanlarına zarar veriyorlar. Karıncalar, istila ettikleri adalarda yaşayan eklembacaklılar, sürüngenler, kuşlar ve memelilerin yumurtaları ya da yavrularına da saldırdıkları için tüm bu türlerin sayısında düşüş yaşandı.

Hint Okyanusu’ndaki Christmas Adası’ndaysa çok daha şaşırtıcı bir dönüşüm gerçekleşti. Saldırgan tavırlarıyla yol açtıkları yıkım, bitki özleriyle beslenen kabuklu bitlerin de güçlenmesine sebep oldu ve bu böcekler ormana hızla yayılıp tıpkı karıncalar gibi istilacı bir türe dönüştü.

Adadaki yağmur ormanlarının yüzde 5’i bu yüzden büyük zarara uğradı. İşin kötüsü, dünyanın başka hiçbir yerinde yaşayamayan, sadece bu adaya özgü olan kuş türleri şu anda soylarının hızla tükenmesi gibi çok büyük bir sorunla karşı karşıya.

İstilacılara Engel Olmak için Neler yapabilirsiniz?

1- Yerel bitkileri tercih edin, istilacı üne sahip egzotik bitkilerden uzak durun.
2-Bölgenizde yaşayan istilacı türleri tanımak, onlarla karşılaştığınızda tespit edebilmenizi sağlar.İstilacılardan kurtulabilmek için sahip olduğumuz tek şans, onları erkenden tespit edip, sayılarını sınırlandırmak.
3- Doğada kamp yapmaya giderseniz, ateş yakmak için kullanacağınız ağaçları o bölgeden elde etmeniz gerek. Başka bir yerden getirilen ağaç dalları ve kuru otlar üzerinde taşınabilen küçük canlılar burada birer istilacıya dönüşebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu