Dur durak bilmeyen bir kadın: Helen Thayer

Helen Thayer dünyanın en yüksek dağlarına çıktı. Amazon Ormanlarında 1900 km yol kat eden ilk yabancı oldu. Kuzey Kutbuna giden ilk kadındı. Sahara, Ölüm Vadisi, Mojave, Sonoran ve Gobi Çöllerini yürüyerek geçti. Kocası ve köpeğiyle, bir yıl boyunca bir kurt sürüsüyle birlikte yaşadılar. Ve macera henüz bitmedi…

Helen Thayer, 1937 yılında Yeni Zelanda’da dünyaya geldi. Macera ile tanışması 9 yaşında anne ve babası ile beraber gittikleri bir tırmanışta başlası. Tepeye ailecek çıktıklarında, aklında tek bir şey vardı: Sıradan bir hayat ona göre değildi.

İlerleyen yaşlarında ailesinin de yönlendirmesiyle atletizmle uğraşmaya karar verdi. Yeni Zelanda, Guatemala ve Amerika adına uluslararası kızak yarışmalarına katıldı. 1975’de Amerika kızak şampiyonuydu. Ancak başkalarına karşı yarışmak, insanları birer engel olarak görmek onu çok rahatsız ediyordu. Yarışmak istediği iki şey vardı: Kendisi ve doğa.

Bu amaçla dağcılığa dönüş yaptı. Dünyanın her yerinde yüksek dağlara tırmandı. Tüm dünyada dağcılar arasında tanınan başarılı bir dağcı oldu . Bir tırmanış sırasında kararını verdi. Fazla bilinmeyen yerlere giderek insanlığın bu bölgeler hakkındaki bilgisini artıracak ve buralarda edindiği izlenimleri, yeni maceracılar ve bilim insanları olmaları için ilham kaynağı olma umuduyla çocuklarla paylaşacaktı.

1962’de evlendiği kocası Bill Thayer ile birlikte Amazon Ormanlarında kano ile 1900 km kat ettiler. Bunu gerçekleştiren yerli olmayan ilk insanlar oldular. Burada yerli halkla yaşayıp onların yaşam şekilleri ve bölge hakkında bilgiler topladılar. Daha sonra 3800 km yürüyerek Sahara Çölü’nü beraber geçtiler.

Helen Thayer

Ardından Kuzey Kutbuna gitmeye karar verdi. Bu yolculuğu tek başına yapmak istiyordu. Kendi çekeceği, tüm eşyalarını taşımak için kullanacağı kızağından başka hiçbir şey olmadan yolculuk etmek ilk planıydı.

Yerliler ve uzmanların ısrarları ile, kutup ayılarından korunabilmek için bir bir tüfek ve Husky cinsi bir köpeği de yanına almaya ikna edildi. Köpeği Charlie ile birlikte 27 gün süren bir yolculuğun sonunda Manyetik Kuzey Kutbuna ulaşan ilk kadın oldu.

Helen Thayer

Kar fırtınaları, şiddetli rüzgârlar ve hiç bitmeyen kutup ayısı saldırısı tehlikesiyle geçen bu 27 gün sonunda Helen ve Charlie, yürüyerek 595 km yol kat etmiş oldu. Yol boyunca Helen’in tek başına çektiği kızakta Kanadalı bilim insanları tarafından verilmiş ekipmanlar da vardı. Bu ekipmanlar ile ilerlediği yolda günlük buz ısılarını ölçtü.

Bulgularını ve anılarını anlattığı Kutup Rüyası (Polar Dream) adlı bir kitap yayımladı. Çektiği tüm fotoğrafları ve notlarını kurduğu “Macera Sınıfı” (Adventure Classroom) adlı programı üzerinden ücretsiz olarak öğrencilerin erişimine açtı.

1994’de Helen yeni hedefini seçti: Kanada’nın Yukon bölgesindeki kurtları gözlemlemek. Bu hedefi bir Husky-Arktik gri kurt kırması olan Charlie ile geçirdikleri 27 günden sonra belirlemişti.

Kocası Bill ve Charlie ile birlikte Yukon’da bir mağarada yaşayan bir kurt sürüsüyle birlikte bir yıl yaşadılar. Kurtlar onları komşuları olarak gördü. Kurtlarla geçirdikleri sürede, onların sürü içindeki sosyal etkileşimlerini fotoğraflayıp belgelediler.

Kurtlar Arasındaki Üçlü (Three Among Wolves) adlı kitabında da anlattığı üzere, kurtların sadece hasta ve yaşlı hayvanları avladığını, böylece bölge insanlarının besin kaynağı olan Kanada geyiklerinin tükenmesinde bir rollerinin olmadığını gösterdi.

Buzullarda geçen uzun yıllardan sonra yeni hedef çöller oldu. 1995’de Ölüm Vadisi, Mojave ve Sonoran Çöllerini yürüyerek geçti. Bu çöllerde toplamda 2400 km yürüdü.

1997’de çöl seferlerine 60. Doğum gününü kutlamak için ara verdi. Antarktika’da tek başına bir yürüyüş planlayan Helen, donmuş bir pastaya tek bir mum dikerek doğum gününü tek başına kutladı. 2001 yılında 40. evlilik yıldönümlerini Helen’in çocukluk hayali olan Gobi Çölü’nde 2600 kmlik bir yürüyüşle kutlamaya karar verdiler.

74 yaşındaki Bill ve 64 yaşındaki Helen, göçmen hayata olan ilgileri yüzünden yürüyüşü çölün Moğolistan tarafında yapmayı kararlaştırdılar. Eşyalarını taşımak için aldıkları, Tom ve Jerry isimlerini verdikleri develerle birlikte yürüyüşe başladılar. Yolculuk boyunca susuzluk, akrepler ve kum fırtınalarıyla baş etmek zorunda kalan çift bir de kazara Çin sınırını geçme tehlikesiyle baş etmek zorundaydı.

Helen yaşadıklarını Gobi’de Yürümek (Walking The Gobi) adlı kitabında detaylı olarak anlattı.

2011 yılında 50. yıldönümlerini Sahara Çölünü geçerek kutlayan ikili hâlâ kendine hedef koymaya, hâlâ engelleri aşıp o hedeflere ulaşmaya devam ediyor.

Yusuf Can Semerci

Bu yazı ilk olarak Bilim ve Gelecek Dergisinde yayınlanmıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı