YOLDA OLANLAR

Barış İçin Dünyayı Adımlayan Pippa Bacca ve Düşündürdükleri

Giuseppina Pasqualino di Marineo ya da daha çok bilinen adıyla Pippa Bacca, yolu Türkiye’ye düştüğünde 34 yaşında, genç bir kadındı. İki sanatçı ve aktivist kadın, Pippa Bacca ve Silvia Moro birlikte bir tur planlamışlardı ve 8 Mart 2008’de “Barış Gelini” projeleri için giydikleri beyaz gelinlikleriyle yola çıktılar. Şiddetin hakim olduğu ülkelere barış ve sevgi mesajı vermek için yola çıkan iki kadının Milano’dan başlayan yolculukları, Slovenya, Hırvatistan, Bosna, Bulgaristan, Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail ve Filistin üzerinden devam ederek, Tel-Aviv’de son bulacaktı.

“Barış Gelini” projesinin doğuşu ve Pippa’nın neden gelinlikle yola çıktığı kendi internet sitesinde şöyle anlatılıyor:

Pippa, sadece tek bir gün kullanılacak bir elbise için bu kadar çok özen gösterilmesini saçma buldu ve aklına gelinliği aksi bir şekilde kullanma fikri geldi. Aksesuar olarak da beyaz topuklu ayakkabı giymeye karar verdi. Çünkü bu da kadın olmanın sembolüydü ama aynı zamanda rahatsız ve acı vericiydi.

Şair Alda Merini daha sonra şöyle diyecekti Pippa için: “O tüm dünyayla evlenmek istedi. Tüm kötülükler ve şiddetle… Ancak azizlere has bir delilikle”.

Pippa Bacca İnsanlara Güvenmek İstiyordu

Otostopla seyahat etmek de insanlara, onların samimiyetine güvenmekti Pippa için, aynı zamanda hiçbir kültürel ya da sosyal engel olmadan yerel halka ulaşmanın bir yoluydu. Planladıkların yolculuğun ikinci kısmında insanlarla iletişim kurabilmek için, bir yıldan fazla bir süre boyunca Arapça öğrenmeye çalışmıştı Pippa. Diğer yolculuklarında olduğu gibi, otostopla sürdürdükleri bu yolculukları boyunca da, bindikleri araçları kullanan kişilerin fotoğraflarını çekiyorlar, aralarındaki diyalogları mümkün oldukça kaydediyorlardı. İstanbul’a vardıklarında ise Pippa ve Silvia’nın yolları Beyrut’ta tekrar bir araya gelmek üzere ayrıldı; Pippa performansına/ yolculuğuna, bu dünyada kadınların da bir yeri olduğunu savunmaya ve anlatmaya tek başına devam edecekti. İnsanlara güvenmek istiyordu.

31 Mart günü Kocaeli’nin Gebze ilçesine gelen Pippa, İtalya’daki yakınlarıyla yaptığı telefon görüşmesinin ardından ortadan kayboldu. Pippa’nın kayboluşu, yakınlarının başvurusuyla 3 Nisan’dan itibaren medyaya da yansıdı. Haberler üzerine başlayan arama süreci sonunda Pippa’nın en son bindiği kamyonet belirlenerek sahibi yakalandı. Murat Karataş Tavşanlı Köyü yakınlarında aracına binen Pippa’ya önce tecavüz etmiş, ardından da onu vahşice katletmişti.

Pippa, barış için adım adım yürüdüğü barış yolunda gördüklerini yanından hiç ayırmadığı fotoğraf makinesi ile ölümsüzleştirdi. Pippa Bacca bugün hala ve sonsuza dek dünya üzerinde barış umudunu haykıran kadınların yol göstericisi olmaya devam ediyor.

İleri okumalar: PIPPA BACCA CİNAYETİ; http://www.hafizakaydi.org/

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu