Trekking: Yürümenin Bir Türü

Bundan bir kaç on yıl öncesine geri dönersek doğaya çıkıp yürüyen kişiler var olsa da, çoğu zaman bunun adını bilmeden yapardı. Sonra zaman geçti, 80’li yılların ortalarından itibaren dağ ve kampçılık malzemeleri satan mağazaların açılması ile yeni bir kelime ile tanıştık: Trekking

Ardından konu ile ilgili dergiler, kitaplar, doğa sporları ve dağcılık ile ilgili belgeseller derken trekking kelimesi giderek daha fazla duyulur oldu. Bu gelişmeyi de birbiri ardına kurulan sayısız minik tur şirketleri izledi.

Trekking’in kelime kökü olan trek sözlükte “kağnı arabasında, at üstünde veya yaya olarak yapılan, uzun zorlu yolculuk”olarak geçmekte. Kelimenin İngilizce’ye, Kuzey Amerika’ya Avrupalıların yerleşmeye başladığı dönemde girmiş olması muhtemel. Tabi ki günümüzde bu kavram bunun çok daha ötesinde bir çeşit spor, hobi olarak anlam kazanmış durumda. Daha çok dağcılık sporunun bir alt branşı olar bilinmekle beraber, aslında başlı başına özellikleri olan bir uğraş. Günümüzde trekking kelimesinden anlaşılan ise daha çok bir bölgenin dağlık kesimlerinde, dağcılık teknikleri gerektiren zor ve sarp yerlere girmeden, genellikle küçük patikaları kullanarak yapılan uzun yürüyüşlerdir. Bu yürüyüşler çoğunlukla bir günden daha uzun sürmektedir.

Trekking ile ulaşılan yükseklikler bölgeden bölgeye değişse de genellikle kar sınırı bu işte sınır kabul edilir. Bu sınır kimi ülkelerde 2000 civarındayken kimi yerler de ise 6000 metreye kadar yükselebilir. Bu nedenle trekking yürüyüşleri coğrafi koşullar nedeniyle farklı zorluklarda olabilir. Ancak bu zorluklar teknik zorluklardan ziyade iklim, mesafe, yükseklik gibi faktörlerdir.

Trekking turlarına katılmak sağlıklı ve antrenmanlı her doğa sever için mümkündür. Zaten bu etkinliği diğer doğa sporlarından özellikle dağcılıktan ayıran da budur.

Dünya genelinde çok çeşitli trekking rotaları mevcuttur günümüzde ve bunlara her geçen zamanda yenileri eklenmektedir. Ülkemizin en eski ve tanınmış trekking rotalarından birisi Trans – Toros geçişidir. Trans Kaçkar, Trans Uludağ, Ege ve Akdeniz kıyılarında farklı isimler altında bulunan yolların yanısıra hemen hemen her bölgede irili ufaklı binlerce yürüyüş rotası mevcuttur. Elbette bunu tetikleyen giderek artan doğa yürüyüşçülerinin ve buna paralel olarak gelişen tur şirketlerinin artan sayısıdır.

Orta zorlukta bir trekking turuna katılabilmek için herşeyden önce sağlıklı bir bünyeye sahip olmak ve temel antrenmanları yapmış olmak gereklidir. Hiç spor yapmayan bir kişi kendini dağlara atarsa, bu kendisine ve ekip arkadaşlarına sıkıntı verecektir. Bunu dışında yeterli ve uygun nitelikte malzemeye sahip olmak da önemlidir elbette.Bir de elbette konfor beklentisini geride bırakmayı ve doğadan keyif almayı bilmek…

Halen denemediyseniz, keyfini elbette bilemezsiniz. Yollarda görüşmek dileğimizle…

 

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Anların Peşinde

Yaşamda geçen yıllar, peşinde pişmanlıkları da sürükler durur. Yaşamın sonlarına doğru geriye dönüp baktığımızda, isteyip …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir