Pasifik’te Kaybolan Efsane Pilot: Amelia Earhart

O, pilotluğuyla, kadın pilotları örgütlemesiyle ve dünyadaki tüm kadınlara cesaret ve güç aşılamasıyla hatırlanmayı hak ediyor. Atlantik ve Pasifik Okyanus’nun her ikisi üzerinde de uçan ilk insan Amelia Earhart…

Amelia Earhart 1897’de Amerika’nın Kansas eyaletinde dünyaya gelse de çocukluğunun çoğunu  anneannesi ve dedesinin yanında, doğayla içiçe büyüyerek geçirdi. Eğitim sürecinin ardından, Kanada’da yaşayan ablasının yanına gitti. Savaş zamanlarıydı ve Amelia burada gönüllü hemşirelik yapmaya başladı. Bu onun hayatını değiştirecek bir tecrübeydi. Savaşta yaralanan birçok pilotla tanıştı. Hikâyeleri ve tecrübelerinden etkilendi. Her gün Kraliyet Hava Kolordusu’nun  hazırlık uçuşlarını izler oldu.Amelia Earhart

Zaman içinde hayallerini tek başına uçmak süslemeye başladı. Bunun için fotoğrafçılıktan kamyon şoförlüğüne birçok işte çalışıp para biriktirdi. Daha sonraları hem beraber uçacağı hem de en iyi arkadaşı olacak olan, havacılığın kadın öncülerinden Neta Snook’a gidip “Uçmak istiyorum. Bana öğretir misin?” diye sordu. Amelia’nın eğitiminin ve uzun bir arkadaşlığın başlangıcı işte bu gündü: 3 Ocak 1921.

Amelia Neta’nın ona öğrettiği şeylerin yanında, uçmak ve havacılıkla ilgili bulabildiği herşeyi okudu. Okuduğu, öğrendiği, gördüğü tüm kadın havacılar gibi o da saçlarını kısa kestirip, pilot ceketini sırtına geçirdi.

1921’in yaz aylarında Amelia, parlak sarı renkli, ikinci el bir uçak satın aldı. Anneannesi ve dedesinin vefatından kalan paranın bir kısmı ile aldığı bu uçağa Kanarya (The Canary) adını verdi.

22 Ekim 1922’de Amelia, Kanarya ile ilk rekorunu kırdı; 14.000 feet (4300 m) ile bir kadın pilotun ulaştığı en büyük yükseklik. Bu ona havacılık camiasında büyük bir ün getirdi. 1923’de ise Uluslararası Havacılık Federasyonu’nun pilotluk lisansı verdiği 16. kadın oldu. Ancak elindeki para sınırlıydı. Her şeye ara verip, hatta çok sevdiği uçağını da satıp, bir süre ailesine yardım etmek için Boston’a gitti. Burada önce öğretmen, sonra sosyal görevli olarak çalışmaya başladı.Amelia Earhart

1927’ye kadar hiç uçamadı. Bir yandan ailesine bakıyor, bir yandan da uçmayı ve havacılığı özendirmesini hedeflediği yazılar yazıyordu.

Charles Lindbergh’ın New York’tan Paris’e gerçekleştirdiği Atlantik Okyanusu üzerindeki ilk uçuşu ile birlikte, bu uçuşun bir kadın tarafından da gerçekleştirilmesi fikri ortaya atıldı. Amelia’nın yazılarını takip eden, kendisi de bir pilot olan Hilton H. Railey teklifi Amelia’ya ilettiğinde, aldığı cevap çok net oldu: İçinde hiçbir korku ya da tereddüt bulunmayan kocaman bir evet.

Yapılan görüşmeler ve zamanın havacılık camiasının ortak fikriyle bir kadının tek başına yapamayacağına inanılan bu uçuşa, Amelia yolcu olarak katılmak için seçildi. 20 saat ve 40 dakikalık bir uçuşun sonunda Amelia uçuştaki hislerini bir röportajda “Tüm uçuşu Stultz gerçekleştirdi. Bunu onun yapması gerekiyordu. Ben ise kendimi bir yük olarak hissettim; tıpkı bir çuval patates gibi. Belki bir gün ben de tek başıma bu uçuşu yaparım” sözleriyle özetledi.

Ekip Amerika’ya döndüğünde büyük bir sevgi seliyle karşılandı. Charles Lindbergh’e “Lucky Lind” (Şanslı Lind) ismini takan gazeteciler Amelia’nın lakabını da hazırlamışlardı: “Lucky Lindy” (Şanslı Lindy). Uçuşun organizatörlerinden George Putnam bu ünü kullanmaya karar verdi. Amelia Amerika’nın çeşitli yerlerinde konuşmalar yapmaya başladı. Yüzü, kadın kıyafetleri, bavul, Lucky Strike sigarası ve spor kıyafetleri gibi çeşitli ürünlerde kullanılmaya başlandı.

Amelia da yaratılan bu markayı yine kadınları havacılığa yönlendirmek için kullandı. Cosmopolitan dergisinden gelen editörlük işini daha çok kişiye ulaşmak adına kabul etti. Transcontinental Air Transport ticari uçuşlarının en büyük destekçilerinden oldu. Daha sonra National Airways firmasının başkan yardımcılığını üstlendi.

Amelia 1928’de Kuzey Ameri­ka Kıtası üzerinde gidiş geliş tam bir uçuşu tek başına yapan ilk ka­dın oldu. 1929’da Santa Monica’dan Cleveland’a gerçekleştirilen Kadın­lar Uçuş Yarışmasına katıldı. Bu ya­rışmada birincilik için başa baş yarış­tığı Ruth Nichols ile son ara durağa aynı anda girdiler. Amelia’dan önce çıkış yapmaya hazırlanan Nichols kaza yapınca, çıkış yapmaya hazır olan Amelia uçağından inip harap ol­muş uçağın yanına koştu. Uçaktan arkadaşını çıkarıp iyi olduğundan emin olduktan sonra duraktan çıkan Amelia yarışmayı üçüncü bitirdi. Bu yaptıkları ona camiada büyük bir saygı kazandırdı.Amelia Earhart

1937de 18.415 feet (5613 m) ile dünya rekorunu kır­dı. Bu süreçte Amelia Ninety-Nines (Doksan Dokuzlar) adlı bir örgülün kuruluşunda yer aldı. Bu örgütün amacını, kadınların havacılıktaki payını arttırmak ve kadın havacılara destek olmak olarak belirlediler.

Amelia, cesaret, zekâ ve kendine güvenin simgesi ol­mak için çabalıyordu. Yaptıklarının toplum üzerinde bırakacağı etkinin, kadınlar üzerindeki olumsuz klişele­rin yıkılması ve kadınların daha faz­la alanda yer bulmasına yol açmasını umuyordu.

Putnam ile 1931’de evlendiğin­de yıllar boyu edindiği güçlü kadın profilinden yine ödün vermedi. Ev­liliğini karşılıklı kontrol dengesi olarak tanımlayan Amelia, evlendik­leri gün kocasına yazdığı mektupta:“Şunu anlamanı isterim: Bana sadık olman gibi ortaçağ yasaları ile seni zorlamam, ben de aynı yasaların di­rettiği şekilde sana bağlanmış deği­lim” sözleriyle özgür, kendi ayakla­rı üzerinde duran ve güçlü bir kadın olduğunu tekrar gösterdi.

Putnam ile Atlantik Okyanusu üzerinde tek başına uçuş için bir plan yapmaya başlamışlardı. 20 Mayıs 1932 günü bu uçuş gerçekleşti sonunda. Zorlu hava şartlarına rağmen uçuşu 15 saatte tamamlayan Amelia artık Atlantik Okyanusunu uçakla tek başına geçen ilk kadındı…

Amelia Earhart was the first woman to fly solo across the Atlantic.
Amelia Earhart was the first woman to fly solo across the Atlantic.

Ancak Amelia’nın aklında onu farklı kılacak bir uçuş planı vardı: Dünyanın ekvatoru etrafında uçmak

Amelia, Amerika’ya döndüğünde Purdue Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Buradan edindiği gelir ile bir uçak satın aldı. Bu dünya turu için ilk adımdı.

Ardından bu uçuşta ihtiyacı olacak ekibi toparladı. Orijinal plana göre Kaliforniya’dan Hawaii’ye gidilecekti. Oradan Pa­sifik üzerinden Avustralya’ya ge­çilip Afrika’ya Hindistan üzerin­den uçulacaktı. Daha sonra Afrika geçilip, önce Florida’ya oradan da Kaliforniya’ya geri dönülecekti.

17 Mart 1937’de ekip Kalifor­niya’dan Hawaii’ye doğru yol almaya başladı. Birkaç zorlukla karşılaşılsa da Hawaii’ye ulaşıldı. Burada uçak 3 günlük bir tamir sürecinden geç­ti. Ancak kalkış esnasında yaşanan bir kaza sonucunda uçak büyük hasar aldı ve Kaliforniya’ya dön­ülmek zorunda kalındı.

Uçak onarılıncaya kadar geçen zamanda hava şartları değişti. Do­layısıyla ekibin uçuş planı da değiş­mek zorunda kaldı. 2. denemede Amelia önce Afrika, oradan Hint Okyanusu üzerinden Papua Yeni Gine’ye ulaştı. Yolculuğun 22.000 millik (35.400 km) bölümü bitmiş, 7000 millik (11.200 km) Pasifik uçuşu kalmıştı geriye…

Uçuş başlar başlamaz ekip olum­suzluklarla baş etmeye başladı. Yolu tespit etmeyi zorlaştıran bulutlar baş gös­termişti. Bunlar yetmezmiş gibi da­ha sonra anlaşılacağı üzere ekip ha­talı haritalar kullanıyordu. Ekibin iletişimde olduğu Howland Adasında kullanılan saat ile uçağın saati arasında daha önceden fark edilmeyen 30 dakika fark vardı.Amelia Earhart

Tüm bu olumsuzluklar çözümü olmayan problemlere yol açtı. 3 Temmuz 1937 sabahı 7:20’de Amelia pozisyon bildirisi yaptı. Ancak kul­lanılan saatlerin farklı olması sonu­cu Howland Adası’nda mesaj 7:42’de alındı. Mesajda Amelia “Üzerinizde olmalıyız, ama sizi göremiyoruz. Ya­kıt azalmaya başladı. Telsizle de size ulaşamadık. 1000 feet yükseklikte uçuşumuza devam ediyoruz” diyordu. Howland’dan cevap gönderildi ama, Amelia’nın bu mesajı alıp almadığı öğrenilemedi. Son mesaj 8.43’de gel­di. Ancak mesaj “Anlaşılmadı” olarak belirtildi.

Telsizle ulaşımın sağlanamadığı ve ekibin artık gelmeyeceği anlaşılınca Howland’da bulunan Amerikan ekibi derhal büyük çaplı bir arama başlattı ve resmi arama Temmuz ayına kadar sürdü. Ardından Amelia’nın kocası kendi finanse ederek aramayı Ekim ayına kadar uzattı. Ocak 1939’da Amelia resmi olarak ölü ilan edildi.

Ölümünün ardından bir sürü teori üretildi. 2014 yılında bulunan uçak parçalarından yola çıkarak bunlardan en çok kabul gören muhtemel Gardner Adasına iniş yaptıkları ve burada öldükleri oldu.

Yusuf Can Semerci

Bu yazı Bilim ve Gelecek dergisi, Ekim – 2015 sayısında  yayınlanan “Atlantik Okyanusu’nu Tek Başına Geçen İlk Kadın” başlıklı yazıdan kısaltılarak eklenmiştir.

YolveMacera

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Jorge Sanchez: 193 Ülke Gören Bir Gezgin

Barcelonalı Jorge Sanchez en çok gezenler listesinde ikinci sırada yer alıyor. Sanchez’in sade bir felsefesi var. O …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir