Kadınlar Doğaya Yakın Olunca Daha Uzun Yaşıyor

Çantalarınızı toplamanın ve en yakın dağa veya göle gitmenin zamanı geldi! Anlaşılan, özlem duyduğumuz sağlıklı yaşamın iksiri, tabiat anada saklı. Çünkü araştırmalar doğa ile içiçe yaşayan kadınların ( ve elbette erkeklerin) daha uzun ve sağlıklı yaşadıklarını gösteriyor bizlere.

2000’den 2008’e kadar Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 108.630 kadından alınan verileri kullanan çalışmadan elde edilen bulgulara göre, yeşil bir çevrede yaşayan kadınlar, daha az bitki örtüsü olan bölgelerde yaşayan kadınlara kıyasla % 12 oranında daha düşük ölüm oranına sahip.

Araştırmacılar, katılımcılar arasında belirli ölüm nedenlerine baktıklarında, yüksek miktarda yeşillik ve düşük ölüm oranları arasındaki ilişkilerin solunum hastalıkları ve kanser ölümleri için en güçlü olduğunu bulmuşlar.

Araştırmalara göre kadınlar doğaya yakın olunca daha uzun yaşıyor. Elbette aynı durum erkekler için de geçerli.

Harvard Chan Okulu Epidemiyoloji Bölümünde bir araştırma görevlisi olan Peter James: “Yeşil alan miktarının artışı ve ölüm oranlarının düşüşü arasındaki güçlü ilişkileri gözlemlediğimizde şaşırdık. Yüksek seviyede bitki örtüsünden elde edilen faydanın zihinsel sağlığın iyileştirilmesi ile bağlantılı olduğu konusunda kanıtlar bulduğumuzda daha da şaşırdık diye durumu aktarıyor.”

Aslında fazla da şaşıracak bir şey yok. Doğa kişilere fiziksel olarak daha aktif olmaları ve birbirleriyle etkileşime girmeleri için de bir fırsat sunmaktadır. Dışarıda geçirilen zaman bizleri sakinleştirir ve bu da bağışıklık sistemimiz üzerinde önemli bir role sahiptir.

Doğayla sadece 2 hafta bile iç içe olmak, kendimizi daha canlı, daha enerjik ve daha mutlu hissetmemizi sağlamaya yetiyor. Daha uzun süre doğada vakit geçiren ve doğal bir yaşam süren kişilerinse döndükten sonra ilişkilerinde veya iş yaşamlarında daha olumlu başlangıçlar yapmaya eğilimli oldukları gözleniyor.

Doğa, sağlıklı davranışlar geliştirmemize de  yardımcı oluyor. Aslında pek çok sağlık sorununa karşı önleyici bir işlev görüyor. Örneğin doğal ortamlara maruz kalmak, sigara içme gibi bazı sağlıksız davranışları sergileme eğilimimizi azaltıyor. Ayrıca daha sağlıklı yeme alışkanlıkları geliştirmemizi teşvik ediyor.

Peki, siz her gün dışarıda ne kadar zaman harcıyorsunuz?

Doğadan uzak bir yaşam düşünmek oldukça zor. Hatta Biyolog Edward Wilson’a göre insanlar ve diğer canlılar arasında doğuştan gelen, içgüdüsel bir bağ bulunuyor. Bu nedenle insanların doğal dünya ile bağ kurması aslında bir gereklilik. Ancak ne yazık ki bu aslında çok da kolay değil.

doğa
Gerçekten de doğanın insana sunduğu sayısız güzellik, fiziksel ve ruhsal yaşamına getirdiği önemli faydalar düşünüldüğünde insanın doğadan kopmasının pek parlak bir tablo olduğu söylenemez. Evrimsel tıp araştırmacıları ise, son yıllarda yaşadığımız çevreye yabancılaşma ile bedenimizin sağlıksız yeme alışkanlıklarına, fazla ilaç kullanımı, yapay aydınlatma ve havalandırma gibi pek çok faktöre karşı baş etme becerileri geliştirmekte zorlandığını öne sürüyor.

Yeşile yakın yerlerde olsak bile, iş yaşamından ve koşuşturmadan doğaya çıkmaya vakit bulamıyor ya da evde zaman geçirmeyi tercih ediyoruz. Gürültüden ve trafikten uzaklaşmayı, binalar arasından sıyrılmayı pek başaramıyor, bazen de tercih etmiyoruz. Büyük şehirlerde yaşayan insanların zamanlarının % 93’ünü kapalı mekanlarda geçiriyor olduğunu bilmek oldukça ürkütücü. Çünkü fark etmesek de doğadan uzak kalmak bizi fiziksel ve ruhsal olarak yoruyor, hatta çeşitli hastalıklara karşı riskli hale getiriyor.

Ne yazık ki büyük şehirlerde yaşadığımız yerlerin yakınında doğal ortamları bulmak oldukça güç. Ancak yine de bazı imkanlar yaratmak mümkün. Küçük de olsa bir parkta öğle yemeği yemek, eğer mümkünse yürüyüşleri kapalı ortamlar yerine deniz kenarında yapmak, kitabımızı bir ağaç altında okumak bazı küçük öneriler.

Dışarı çıkın ve temiz havayı soluyun, mahallenin etrafında yürüyün, sizinle yürüyecek bazı arkadaşlar bulun ve açık havada yeşilin tadını çıkarın. Şayet dışarı çıkma şansınız çok olmuyorsa, zaman zaman doğa odaklı bir video veya film izleyerek olumlu duygular hissetmeye ve rahatlamaya çalışabilirsiniz. Etrafınızda çok fazla yeşillik bulunan bir bölgede yaşamıyorsanız, bazı ağaçlar, bitkiler dikmeyi düşünün. Çalışma ortamınızı ve evinizi doğa fotoğraflarıyla ve bitkilerle süslemeye çalışın.

Kentsel bir bölgede yaşıyorsanız, etrafınızı yeşil alanları artırmaya teşvik etmek için çalışmak için yerel bir politikaya dahil olabilirsiniz. Doğayla ne kadar etkileşim içinde olur, ondan ne kadar keyif alırsak, biz de ona iyi davranmaya ve olumlu bir tutum takınmaya daha eğilimli oluruz.

Çok ağaçlı ve yeşillikli bölgelerde yaşayan arkadaşlarınızla zaman geçirin, bilinçli bir şekilde yeşil alanları araştırın ve bol miktarda bitki örtüsü bulunan bölgelerde tatil yapmayı düşünün. Fiziksel ve zihinsel sağlığınızı iyileştirmek ve daha uzun yaşamak için gerçek kalitede zaman ayırmalı ve doğanın tadını çıkarmalısınız!


Göz atmak isterseniz


Çalışmayı incelemek isterseniz: Exposure to Greenness and Mortality in a Nationwide Prospective Cohort Study of Women; https://ehp.niehs.nih.gov

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Yazımızı okumaya devam etmek için reklam engelleyicinizi kapatır mısınız?