Danimarkalıların Çoğumuzdan Daha Mutlu Olmasının 5 Nedeni

Danimarka, yaklaşık 5.8 milyonluk küçük, homojen bir ülke. Burası bir çok kişinin bildiği gibi “dünyanın en mutlu ülkesi” olmasıyla ünlüdür. Hiç şüphe yok ki, Danimarka ve Türkiye birbirinden çok farklı ülkeler. Yine de Danimarka’dan mutluluk konusunda öğrenebileceğimiz dersler var mı?

2012’de ilk Dünya Mutluluk Raporu’nun yayınlanmasından bu yana dünya mutluluk sıralamasında İskandinav ülkeleri hakim durumda. Zirveyi oynayanlar arada bir değişse de 2021 raporunda da durum farklı değil. Beş İskandinav ülkesinin tamamı (Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç) altı temel kritere göre ilk 10’da liderliğini sürdürüyor.

Bu kriterler özgürlük, cömertlik, sağlık, sosyal destek, gelir ve güvenilir yönetim. Danimarka her ne kadar bu sene Finlandiya’nın ardından 2. olsa da ilk beş içinde olmayı her zaman başarıyor. Bu durum insanın aklına elbette onların farklı yaptığı ama dünyanın geri kalanının yapamadığı şeyin ne olduğu sorusunu getiriyor. İşte size bazı nedenler…

Danimarkalılar Birbirine Güveniyor

Danimarka’da hayatın merkezinde aile vardır. Danimarka’da sağlık, çocuk bakımı, eğitim ve işsizleri koruma gibi alanlardaki sosyal politika, neredeyse hiç kimsenin ekonomik çaresizliğe düşmemesini sağlayan bir “dayanışma sisteminin” parçasıdır.

Elbette bu güvende nüfusun fazla yoğun olmamasının ve kültürel homojenliğinde etkisi var. Ancak Danimarka’ya hakim olan güven duygusu daha geniş kapsamlı. Güven okullarda öğretilir ve güvenilir kurumlarla günlük etkileşimler yoluyla öğrenilir. Araştırmacılara göre güven fikri çok önemlidir. Eğer endişeli değilseniz, mutlu olmak için yeterli alana sahip olursunuz.

Danimarkalılar İş ve Yaşam Dengesini Kurabiliyor

Danimarkalılar dünyadaki en yüksek gelir vergisi ödeyen ülkelerden birisi. Yıllık ortalama 43.000 dolar gelir için yüzde 45 ve 67.000 dolardan fazla kazananlar için yüzde 52 oranında vergi ödenmesi gerekiyor. Bu rakamlara hemen itiraz etmeyin. Danimarkalılar bu durumdan fazla da şikâyetçi değil. Çünkü ödedikleri bu para karşılığında her Danimarkalı ücretsiz sağlık hizmeti, ücretsiz eğitim ( hatta öğrencilere ayda 900 dolar ek ödeme yapılır), ücretsiz ve kaliteli çocuk bakımı ve olası bir durumda cömert bir işsizlik maaşına sahip olur. Bir işçi Danimarka’daki işini kaybederse, işsizlik sigortası iki yıla kadar kazancın yüzde 90’ını karşılar.

Danimarka’da sağlık hizmetleri ücretsiz ve vatandaşlık hakkı kapsamındadır. Danimarka’da her vatandaş kendi bölgesinde kontrolleri için bir doktor seçebilir. Reçeteli ilaçlar ucuzdur ve 18 yaşın altındakiler için ücretsizdir.

Danimarkalılar Daha Az Çalışıyor ve Aileleriyle Daha Fazla Zaman Geçiriyor

Kentte sürdürülebilir mimari politikasına önem verilir. Yeni binaların çatısının bitki örtüsüyle kaplanması istenir. Yeşil çatıların fırtına sırasında savrulan suları engellediği ve binanın iç ısısını da düzenlediği biliniyor. Böylece sera gazları salınımı da sınırlanmış oluyor.

Danimarka’da “iş-yaşam dengesi” sadece bir İK terimi değil, bir yaşam biçimidir. Aslında Danimarkalılar yılda 52 haftanın tamamında çalışsa bile, ortalama haftada yalnızca 27 saat çalışırlar. Ancak Danimarkalı işverenlerin çoğu en az beş haftalık ücretli izin sunduğundan, gerçek sayı haftada 33 saat civarındadır.

Ebeveyn izni konusunda Danimarka yine dünyanın en cömert politikalarından birine sahip. Hükümet, tüm işverenlerin anne veya baba için 52 haftaya kadar izin vermesini şart koşar. Ayrıca devlet 32 ​​haftaya kadar parasal destek sağlar. Genel olarak Danimarkalılarda fazla mesaiye kalma kültürü yoktur. Böylece aileyle daha fazla zaman geçirebilirler.

Doğal Yaşam Standartlarıdır

Danimarka’nın başkenti Kopenhag şehrinde, insanların yaklaşık yüzde 50′ si yaz ya da kış fark etmeden işlerine bisikletle gidip geliyor. Bisiklet kullanmanın A noktasından B noktasına gitmenin en hızlı, en uygun, en sağlıklı ve en ucuz yolu olduğunu düşünüyor. Bazıları Kopenhag’ı bisikletin başkenti olarak adlandırıyor.

Kopenhag zaten dünyanın en yeşil şehri olarak bilinmektedir. 2025 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefleyen Danimarka bu konuda çalışmalarını arttırarak devam ediyor. Tüm otobüsler dizelden elektriğe geçiş yapmış durumda. Ayrıca ulaşım geniş enerjili motorlara sahip olan tekneler kanallarda kullanılıyor.

Burası aynı zamanda organik gıda tüketimi bakımından Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Pizzaların, hamburgerlerin, sosisli sandviçlerin ve butik biraların çoğu bile organik malzemelerden yapılıyor. Şehirdeki otellerin üçte ikisinden fazlası eko-sertifikasına sahip. Bu şehirde geri dönüşüm de ciddiye alınıyor, otomat tarzı makineler bir teneke kutu veya plastik bardak yerleştirdiğinizde depozito geri veriyor.

Danimarkalılar bisiklet sürmeyi sevmeyi erken yaşta öğreniyorlar ve çocuklarda küçük yaştan itibaren kendi bisikletleri ile trafikte yol almaya başlıyorlar. Bu elbette Danimarka’nın bisiklet yollarını iyi planlaması ve güvenli hale getirmesi sayesinde mümkün oluyor. Bisiklet yolları ulaşımın bir parçası olarak planlanmış durumda. Kentte sadece bisikletler için 350 km bir yol ağı bulunuyor.

Danimarka’da Herkes Eğlenmeye Zaman Ayırır

Danimarkalıları neyin harekete geçirdiğini ve neden bu kadar mutlu olduklarını gerçekten anlamak için hygge’i anlamalısınız. “Hyoo-geh” olarak telaffuz edilen bu kelime, aile ve arkadaşlarla çevrili, basit ve “rahat” yaşamaya yönelik bir Danimarka inancıdır. Bu arkadaşlarla yemek yemek, Pazar gazetesini okumak veya LEGO’larla oynamak için zaman ayırmak bile olabilir. Onların bu mutluluk sırrını anlamak için onlarca kitap yazılmış olsa da aslında buraya kadar okuduysanız ve kendinizi onların yerine koyduysanız mutlu olmamanın bu ülkede neredeyse imkansız olduğunu anlamış olmalısınız. Ne diyelim. Darısı bizlerin başına…


Göz atmak isterseniz

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Yazımızı okumaya devam etmek için reklam engelleyicinizi kapatır mısınız?