Puma Punku: Taşların Bilmecesi

Bolivya’da bulunan Tiwanaku yaşı 17 bin yıl önceye dayandığı düşünülen bir yerleşim alanı. Zaman içinde kaybolan bir uygarlığa ait, kutsal bir alan olduğu ortaya çıkan Tiwanaku’da yaşamış olan halkın öyküsü kadar, sırrı hala çözülemeyen Puma Punku taşlarının mükemmel işçiliği de dünyanın her yerinden ziyaretçileri buraya taşıyor.

“Yeni Dünya’nın Tibet’i” olarak anılan Tiwanaku şehri Bolivya’daki Altiplano platosunda, su seviyesinden yaklaşık 4000 m yükseklikte ve Titiaca Gölü’nün 21 km kuzeydoğusundaki vadide uzanır. Bazı araştırmacılar Tiwanaku’nun adının Aymara dilinde “merkezdeki taş” anlamına gelen kelimeden kaynaklandığını, çünkü yerlilerin burayı dünyanın merkezi olarak gördüklerini düşünür.

Puma Punku’daki taşlarının sırrı, günümüzde hala çözülememiştir.

Bu granit taşlar, milimetrik şekillendirilmiş, üzerilerinde derinlikleri aynı olan delikler açılmıştır. Bu şekillendirme ve delik açma işlemleri ancak granitten daha sert bir malzeme ile yapılabilir. Doğada granitten daha sert olarak sadece elmas bulunur. Bu nedenle bazı arkeologlara göre söz konusu granit blokları şekillendirenler elmas uçlu aşındırıcı kullanmış olabilirler.

Taşlar sadece yapı olarak çok sert, kesilmesi zor olmakla kalmaz, aynı zamanda çok da ağırdırlar. En yakın taş ocağı ise, kalıntılara yaklaşık 16 km uzaklıktadır.

Günümüzdeki teknolojisi ile bile, bu taşların bu şekilde kesilip, taşınması oldukça zor gibi görünür. O zaman tarih öncesi insanlar bu işi nasıl başardılar?

Bu alanı bu biçimde inşa etme becerisine sahip olan insanların, astronomi, toprak bilgisi ve matematik konusundaki becerileri düşündüğümüzün çok ötesinde olmalı.

Puma Punku’daki işçilik insanı hayrete düşürecek seviyededir. Yapıların inşasında harç kullanılmamış, taşlar muhteşem bir mühendisliğin ürünü olarak; birbirlerine geçirilecek birleştirilmiştir. Yekpare taşlar mükemmel doğrulukta kesilmiş, ancak bunun yanı sıra birbirine geçen taşlardaki delikler de milimetrik hassasiyetle yapılmıştır. Aynca deliklerin tümü, aynı derinliğe sahiptir.

Antik bir halk, bu kadar özenli ve zor bir işi nasıl başardı? Bulmacanın parçaları gibi birbirine geçen bu taşlar, nasıl taşındı ve üst üste yerleştirildi?

Her ne kadar bölge hakkında bir çok varsayımda bulunulsa da aslında biliyoruz ki burada karşımıza çıkan mühendislik dehası türünün tek örneği değil. Tüm dünyada eşit derecede etkileyici taş ustaları örnekleri var.

Günümüzde bölgeyi ziyaret edenler bu nedenlerden dolayı, buranın insan eliyle oluşturulduğuna inanmakta zorlanmakta.

İleri okumalar: https://skeptoid.com/episodes/4202

YolveMacera

Paylaşmak Güzeldir

Bunlara da Göz Atın

Zeugma’nın Esin Perileri

Görkemli mozaikleri, heykelleri, villalarıyla Zeugma, doğunun batıya açılan uygarlık kapısı. Zeugma’nın Esin Perileri, bugün de bizlere …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir