KESFET

Kosta Rika’da Bulunan Gizemli Taş Küreler Nedir?

Amerika’nın Kolomb’un keşfinden önceki devirlere ait en esrarengiz sırlarından biri Kosta Rika’da bulunan gi­zemli taş küreleridir. Çapları birkaç santimetreyle 2 metre arasında değişen, en ağırları 16 ton olan bu taş topların yüzlercesi güney Kosta Rika’nın Pasifik kıyısı yakınında Palmar Sur ve Palmar Norte şehirlerinin ci­varındaki Diquis bölgesinde bulunmuştur. Kürelerin doğal yollarla mı oluştuğu, yoksa insan yapımı mı oldukları uzun süre tartışılmış ve sonucunda insan yapımı olduğu anlaşılmıştır.

Taştan kürelerin çapları birkaç santimetreyle 2 metre arasında değişmekte. UNESCO’nun Dünya Mirası olarak korumaya aldığı kürelerin en büyükleri 15 ton ağırlığında. Kullanılan taşlarsa gabro ve bazalt ağırlıklı. Ancak arada kireçtaşı ve kumtaşından yapılmış olanlara da rastlamak mümkün.

Taş Küreleri Nasıl Keşfettik?

Küreler ilk kez 1930’larda, United Fruit Company muz ve diğer meyvelerin ağaçlarını dikmek için ormanı temizlerken ortaya çıktı. Şirketin işçileri küreleri buldu ve içlerinde altından yapılmış bir çekirdek kısım oldu­ğunu söyleyen yerel efsaneye inanarak gizli altınları aramak için kürelerin çoğunu dinamitle patlattılar.

1948’de Harvard Üniversitesi’ndeki Peabody Müzesi’nden Dr. Samuel Lothrop ve eşi, bu taş küreleri incelediler ve bu çalışmalarına ilişkin raporu 1963’te yayınladılar. Raporda 186 küre bulunduğunu belirtti. Ancak daha sonra güney Pasifik kıyısı­nın batısındaki Cano Adası’nda da bu kürele­rin örneklerine rastlandı. Bu verilerden yola çıkılarak kürelerden birkaç yüz tane olduğu­ tahmin edilecekti.

1940’lardan beri bu taş kürelerin çoğu kendi yerlerinden kaldırılmış ve genelde demiryoluyla ülkenin farklı köşelerine gönderilmiştir. Bugün sadece 6 tanesi yer değiştirmeden kalmıştır. Bazıları Ulusal Müze’de sergilenmektedir, birkaçı da başkent San Jose’nin parklarını ve bahçelerini süslemektedir.

Topların bir düzenek içerisinde bulunmuş olma­larından yola çıkan bir tahmine göre de, topların gü­neş, ay ve yapıldıkları zamanlarda insanlığın bildiği tüm gezegenleri temsil ettiği yönündedir. Tüm güneş sistemini temsil ettiklerini ileri sürenler bile vardır.

Bu Taş Küreler Kim Tarafından Ve Neden Yapılmıştı?

Kosta Rika taş küreleri hakkındaki bilimsel araştır­malar uzun bir süredir devam etmektedir. 1950’de yapılan arkeolojik kazılarda taş küre­lerle birlikte güney Kosta Rika’nın Kolomb keşfi önce­sinde yaşamış halklarına ait çömlek ve başka eşyalar da bulunmuştur. Arke­ologların ilerleyen yıllarda yaptıkları saha çalışmaları hammadde kaynağını ve muhtemelen tamamlanma­dan bırakılmış küre örnekleri olan bazı kayaları da buldu.

Küreleri, İspanyol istilası öncesinde adada yaşayan ve taş ustaları olarak ünlenmiş olan Diquis halkının yaptığı sanılıyor. Diquis kültürü hakkında da çok az şey biliniyor olması, kürelerin nasıl oluştuğu ya da nasıl yapıldığı konusundaki soruların yanıtsız kalmasına sebep oluyor. Bu nedenle de haklarında bir çok mit ortaya atılmış durumda.

Örneğin kayıp kıta Atlantis’ten geldiklerini, yerleştirilme şekilleri itibariyle bir çeşit takvime benzediğini, antik mezarları gösteren mezar taşları olabileceklerini ya da uzaylılarla bağlantılı bir durumu işaret ettiklerini söyleyenler var. Paskalya Adası moailerine çok benzeyen bir başka teori, bu kürelerin sadece statü sembolleri olduğunu varsayar.

Arkeologlar kürelerin iki farklı kültürün elinden çıkmış olabileceği, dolayısıyla iki ayrı dönemde yapıldıklarını düşünüyor. Kü­relerin sadece küçük bir kısmı ilk dönemden kalmıştır. Aguas Buenas olarak bilinen bu dönem MS 100’den MS 500’e kadar sürmüştür. Görünüşe bakılırsa kürelerin büyük bir çoğunluğu Chiriqui dönemi olarak bilinen ikinci evrede (MS 800-1500) yapılmıştır.

Küreler bugün Kosta Rika’da müzelerde ve çeşitli devlet binalarının, hastanelerin ve okulların bahçelerinde çim alanların süsü olarak görülebilir.

Özellikle çoğunun ilk bulundukları yerlerinden kal­dırılmış olmaları nedeniyle, bu taş topların niçin yapıldıklarını tam olarak bilemiyoruz. Taşların yerleşti­rilmesi, bunu yapan topluluk için tahminen çok haya­ ti bir önem taşıdığından, bu önemli bir sorundur. An­cak elimizdeki verilerden yola çıktığımızda üzerinde durulabilecek en mantıklı olasılık, taşların bazıları­nın, örneğin mülkler arasında sınır noktası ya da sta­tü sembolü gibi, bir tür işaret olarak kullanılmış olma­sıdır.

Kosta Rika’nın taş küreleri bulunduklarından beri, ısı değişiklikleri, yağmur, sulama ve aralıklı yangınlar­dan zarar görmüştür. Arkeologlar Diquis Deltası’nda çamurun içinde hâlâ küre örneklerine rastlamaktadırlar. Orada daha fazla küre olması mümkündür. Bölge şu anda UNESCO tarafından korunmaktadır.


Göz atmak isterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu