Güneş Tanrısının Çiçeği: Nilüfer

Adını Yunan Mitolojisi’nde Nymphe olarak bilinen su perilerinden alan, bitkiler dünyasında en çok ilgi çeken çiçeklerden birisidir nilüfer.

Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda bu bitkiye ilişkin anlatılanlara göre özellikle mavi renkli nilüfer, Aşağı ve Yukarı Mısır’ın birliğini simgeliyordu. Efsaneye göre Eski Mısır başlangıçta karanlıklar altındaydı ve Nil’de bir karmaşa vardı. Bu karmaşa nilüfer çiçeğinin ortaya çıkmasına kadar sürdü. O ana kadar her yer karanlıkken bahar ayının gelmesiyle açan nilüferin etkisiyle aydınlandı. Öğle saatlerinde nilüferden yayılan tatlı koku yeryüzüne yaşam verdi. Bu nedenle de nilüfer, bütün yaşamın kaynağı olarak Güneş Tanrısı’nın çiçeği oldu.

Uzak Doğu felsefesinde çok sık adı geçen lotus çiçeği de aslında bir tür nilüfer. Bu nedenle birçok yerde nilüfer çiçeği simgelerini görebiliyoruz. Uzak Doğu’da bu bitki, sonsuzluğu ve enerjinin dönüşümünü simgeliyor.

Bir çok Asya ülkesinde tapınaklara ibadete giden inananlar tanrılarına bu kutsal çiçeği hediye ederler ancak öncesinde kesinlikle koklamazlar, çiçek tanrı içindir ilk koklayacak olan o olmalıdır.

nilüfer

En güzel çiçekli bitkilerden biri olan nilüfer sucul bir bitkidir. Sucul bitkilerin, yaprakları yüzen su bitkileri grubundandır. Nilüfergiller ailesinden olan bu bitkiler dünya genelinde yayılış gösterir. Yaklaşık 40 türü olan nilüferin en tanınmış türü, Türkiye’de de doğal olarak görülen beyaz renkli nilüferdir.

Nilüferler, rizoid adı verilen kökçükleriyle suyun altındaki çamurlu bölgeye tutunarak yaşar. Parmak kalındığındaki gövdeleri kısa olan nilüferlerin yaprak sapları ve çiçek sapları 1,5 metreye kadar ulaşabilir. Üstü müsilaj tabakasıyla kaplı saplar parlak yeşil renklidir.

Nilüfer

Haziran – Eylül ayları arasında çiçeklenen bu bitkilerin çiçekleri sabahları açar ve akşamları kapanır. Ölen çiçekler batar. Nilüferin meyveleri suyun altında olgunlaşır. Kapsül şeklindeki meyvelerin açılmasıyla tohumlar serbest kalır. Meyveden ayrılan ve yüzen nilüfer tohumları su yüzeyine çıkarak akıntılarla sürüklenir. Böylece değişik yerlere ulaşan tohumlar bir süre sonra ağırlaşarak batar. Kendilerine uygun çamurlu bir zemin bulunca da çimlenerek yeni nilüferlere dönüşürler.

Bu güzel çiçeği insan her daim etrafında görmek istiyor, o zaman güzel haber isterseniz siz de evinizde nilüfer yetiştirebilirsiniz.

Bir süs havuzunuz yoksa, bahçenize küçük bir çukur kazıp içini seralarda kullanılan naylonla kaplayıp, çevresini taşlarla çevirerek küçük bir havuz yapın, dibine yerleştireceğiniz bir nilüfer fidanıyla bu güzel su bitkisinin huzurunu yaşayın.

Sibel Çağlar

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu