YAYALARIN YARATTIĞI ”YAŞAYAN SOKAKLAR”

İnsan, çevresinden etkilenen, çevresini değiştiren ve buna göre kendi
de değişen ekosistemin en etkili parçasıdır. Çevre kavramı, farklı insanlar ve sosyal gruplar için geçmiş yaşam deneyimlerine, bugünkü yaşam koşullarına ve geleceğe yönelik beklentilerine bağlı olarak farklı anlamlar taşır. Yirminci yüzyılda sürekli artan yaygın kentleşme, doğal alanların kentlerden ve günlük yaşamdan kopması ile insanın içinde bulunduğu çevre ‘kent’ adını almış ve beraberinde gerek doğa için gerek insan için sorunları beraberinde getirmiştir.

Kent ortamındaki yayanın gün içinde bulunduğu noktaları sadece mecbur kaldığında kullandığı geçiş noktaları olarak algılaması, kentsel mekânların giderek boşalmasına, sosyalleşmenin azalmasına ve çevre bilincinin kaybolmasına neden olmuştur.

İnsan, tekrar çevre ile bütünleşmelidir. Doğa, yeniden anlaşılmalı ve yeniden anlamlandırılmalıdır. Kentsel mekânlar bu amaçla düzenlenmelidir.

PARK(ing) Day ve Neighborhood in Motion gibi projeler, arabaların kaldırılmasının kentsel alanları, zihniyetleri ve şehir sakinlerinin hayatını nasıl olumlu etkilediğini gösteriyor.Belçika ‘da Ghent‘teki yaklaşım; iki buçuk aydan daha kısa bir sürede 16 yerel sokağın kolektif olarak tasarlanmış alanlara çevrilmesini kapsıyor.

Her şey 2013’de, bir grup insanın Ghent‘in kentsel politikasıyla ilgilenmesiyle başlamış. Bu grup, sokakların arabalar yerine insanlar tarafından kullanılmasının nasıl bir farklılık yaratacağını göstermek amacıyla yola çıkmış ve “Leefstraten” yani ”Yaşayan Sokaklar” fikrini ortaya koymuş. Leefstraten, bir yerin sakinlerinin, o yeri yaşamayı hayal ettikleri alana çevirmelerine olanak sağlayan bir tür deney niteliği taşıyor. Deney kapsamında arabalara park için başka yerler bulunarak; bu alanlarda kümeslerin, kortların, pop-up barların, kaydırakların, piknik masalarının ve çimli alanların olduğu mekanlar yaratılıyor.YAŞAYAN SOKAKLAR2

Bu fikri farklı kılan; uygulamaların yerel sakinlerin önderliğinde yapılıyor olması. Yerel sakinlerin, nasıl kullanılacağına dair her sokağa ait başka bir fikri var.YAŞAYAN SOKAKLAR3

Ortak görüşler ise; park alanlarının gerekli olduğu ancak özellikle akşam saatlerinde sokaklardaki sessizliğin ve huzurun park alanlarından daha önemli olduğu.YAŞAYAN SOKAKLAR4

Süreç ilerlediğinde ve sokak, yaşayan bir sokağa dönüştüğünde; tatmin olmayan tek bir kişi bile yok. Sadece yeni bir yaşam alanına sahip olmak değil, herkesin söz hakkının olması da bu memnuniyete neden oluyor. Ghent’teki başarı, Belçika ve Hollanda’daki birçok şehirde de girişimleri cesaretlendirmiş. Sonuçta görünen o ki; birçok şehir artık arabalar yerine insanlar için mekanlar yaratmak istiyor.

Kaynak: http://kot0.com

www.yolvemacera.com

Bunlara da Göz Atın

Stonehenge’i Yapanların Anadolu’dan Göç Eden Kişiler Olduğu Bulundu

Şüphesiz ki Stonehenge, dünyadaki en ünlü megalitik yapıdır. Yapımından binlerce yıl sonra bile büyülü çekiciliğini …

Bir Yorum

  1. Merhabalar 22 yasindayim yuzme antrenoruyum okulumu daha bu sene bitirdim.3 yildir da yuzme antrenorlugu yapiyorum isimi seviyorum fakat bu is hengamesi, saatler ,kurallar , insanlar beni simdiden yordu. gezip gormek yeni yerler kesfetmek hatta cobanlik yapmak istiyorum dogayla ic ice dingin keyfime gore bir hayat surmek istiyorum sizin yazilariniz gercekten ilham veriyor. Tek korkum maddi sikinti ceker miyim ? Cunku dediginiz gibi evim yok kirasi gelsin ailemden destek alamam yani anlayacaginjz kendi basimin caresine bakmam gerekiyor ve ozellikle yurt disina cikmak istiyorum bu ucretlendirme sekliyle yurt disini da kesfedebilir miyim onereceginiz yerler var mi dil ogrenmek icin de tabi ki ☺ cook coookk gezin hayirli yolculuklar bol bol yolculuklar ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir