Yaşam Dediğimiz Şey de Yolculuk Değil mi Zaten?

Yaşam dediğimiz aslında unutulmayacak kadar güzel ve unutmak istediğimiz kadar üzücü pek çok an ve anıyla dolu bir yolculuk…

Bu yolculukta yalnızca zaman geçirmek değil, zaman geçerken etrafa sevgi dolu gözlerle bakıp faydalı olmaya çalışmak ve yalnızca gezmek değil, görmek de gerek… Hepimizin varış noktası aynı olsa da her birimizin yolculuğu birbirinden farklı.

Bir deniz yolculuğu ise yaptığımız, durgun suda kısa sürede hızla ilerleyebileceğimiz gibi, dalgaların metrelerce yükseldiği fırtınalı bir havaya da denk gelebiliriz. Bir yelkenlideysek ve rüzgâra hakim olamıyorsak yelkenimizin yönünü değiştirmek bizi limana götürebilir. Bu yolculukta nereye varmak istediğimizi bilmek önemlidir; Montaigne’in dediği gibi “Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez.”

Araba yolculuğu ise yaptığımız, araç kullandığımız yolda karşılaştığımız diğer sürücülerin de arabalarını nasıl kullandıkları bizim yolculuğumuzu daha keyifli ya da stresli bir hale getirebilir. Yalnızca kendimizi değil, başkalarını da düşünerek araç kullanmak ve bazen de hep gittiğimiz yollardan farklı, yeni yollar keşfetmek gerek; Einstein’ın dediği gibi “Mantık, sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücüyse, her yere…”

Uçak yolculuğu ise yaptığımız, bakış açımıza göre duygularımız da değişebilir, bulutların üzerinde özgürce uçuyor gibi hissedebilirken kapalı bir kutunun içinde her an düşüp ölecekmişiz gibi korkabiliriz. Pek çok şeyi yanımıza almadığımız bisiklet yolculuklarında ise kendimizi daha hafif hissederiz; Cesare Pavese’in dediği gibi “Hızlı ve hafif bir şekilde seyahat etmek istiyorsan, bütün düşmanlıklarını, kıskançlıklarını, bencillik ve korkularını geride bırakıp yola hafif bir şekilde çıkmalısın.”

yolculuk

Tren yolculuğu ise yaptığımız ve camdan bakınca zihnimize kaydetsek de gördüklerimizi, geçmişi geride bırakmak bizi daha iyi yerlere götürebilir; Paulo Coelho’nun dediği gibi “Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız sürekli bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir; ama tren hep ileri gider.”

Nasıl yolculuk edersek edelim, kitap okumak hem kendi yolculuğumuzu hem de birlikte yolculuk ettiklerimizinkileri iyileştirerek anlamamıza ve keşfetmemize yardımcı olur; Goethe’nin dediği gibi “Gezgin bir yere varmak için değil, keşfetmek için seyahat eder.”

Yolculuğumuzun ne kadar güzel olacağını biraz da yol arkadaşlarımız belirler; Tolstoy’un dediği gibi “Öyle zamanlar olur ki nereye gittiğin önemini yitirir. Çünkü asıl önemli olan, yanında kiminle gittiğindir.” Yaşam dediğimiz bu yolculukta gezerken yalnızca gözlerimizle değil, yüreğimizle de görmek gerek.

Bu yolculuğu yüreğimizdeki sevgiyle güzelleştirmek bizim elimizde;- Ralph Waldo Emerson’ın dediği gibi “Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da; onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayız.”

İzlen Şen Toker

Kaynak: http://www.butundunya.com/

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı