KÜLTÜR

Yaşam Ağacı Olarak Bilinen Boabab Ağaçları

Afrikalıların inanışına göre Tanrı önce baobab ağacını yarattı. Şeytan ise ağacın görünüşünü ve ihtişamını kıskandığı için ağacı ters çevirdi. Afrika mitolojisinde böyle bir inancın bulunmasının nedeni, ağacın görünümüyle ilgili olabilir. Çünkü gerçekten de baobab ağacı, ters çevrilmiş ve kökleri dışarıdaymış gibi bir görünüme sahip. Ağacın dalsız uzayan gövdesi de bu görünümünü destekliyor.

Baobab ağaçları (Adansonia), Afrika’nın uçsuz bucaksız savanlarının en yaşlı canlıları, hatta bazıları antik Yunan ile yaşıt. Belki de bu nedenle yaşam ağacı olarak da biliniyor kendileri. Daha çok Namibya, Güney Afrika, Botsvana ve Zambiya’da görülen ağaçlar Afrika mitolojisi ve folklorunda geniş yer tutuyor. 3 bin yaşına kadar yaşayabilen baobablar, bir otobüsün genişliğine ulaşabiliyor ve 20 metreye kadar uzayabiliyor.

Boabab
Madagaskar’daki bu ağaçların en önemli özelliği, gövdelerinde kuraklık zamanlarında kullanılmak üzere su depolamaları. Gövdelerinin içi suyla dolu olduğundan baobablar, ateşe karşı çok dayanıklı. Orman yangını esnasında bile tüm bitkiler yok olurken baobablar, alevlere direniyor ve sağ kalmayı başarıyorlar.

Baobab ağaçlarının en ilginç yanlarından biri de gövdelerinde topladıkları suyla bir su deposuna dönmeleri. Örneğin gövde çapı 15 metreyi bulan bir tür, 115 bin litre su alıyor. Az evvel söylediğimiz gibi, onları ölümsüz kılan da bu su elbette.

Afrika yerlilerinin inanışına göre, Tanrı önce Baobab ağacını yaratmış, ağacın ihtişamını ve güzelliğini kıskanan şeytan da ağacı tutup ters çevirmiş. Bu ağacı bu kadar ilginç kılan da, bu sanki ters çevrildiği için kökleri dışarıdaymış gibi duran görüntüsü. Çok uzun ömürlü olan ve yeryüzünün en geniş gövdeli ağaçlarından sayılan Baobab ağacı, daha çok Madagaskar, Afrika ve Avustralya’da yetişiyor. “Maymun Ekmeği” olarak da bilinen ağaçların gövdelerinde oyuklar olduğu için, bazı yerliler bunların içinde yaşıyor. Günümüzde bu ağaçlar soyunun tükenmesi tehdidine karşı korumaya alınanlardan…

Baobablar, fakir bölge halkının ekonomik bir güvencesi aynı zamanda. Gövde kabuklarının altından çıkarılan liflerle ip, sepet, müzik aleti ve şapka gibi ihtiyaçlar yapılıyor. Baobabların dış kabuğunun soyulması, diğer ağaçların tersine, ağacı öldürmüyor. Baobab, yaralı kısmı, kısa sürede onarıyor. Her yıl yüzlerce doğasever ve turist, bu ağaçları görmek için adaya turist olarak geliyor.

Ama haberler iyi değil, çünkü yaşlı baobablar bir bir ölmeye başladı. Üstelik sebebi de bilinmiyor. Araştırmacılara göre bunun olası nedeni iklim değişikliği. Gidip göremezsek de, dünyamızdaki güzelliklerden haberdar olalım tamamen elden gitmeden…

Konu ile ilgili bu yazı da ilginizi çekebilir: http://acikradyo.com.tr/botanitopya/gezegenin-yasli-agaci-baobab

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu