Vietnam: Kum saatinin en yavaş aktığı ülke

Sürekli olarak geçmiş ve gelecek zaman kiplerinin arasında gidip gelirken, asla şimdiki zamana dokunamadığınız bir coğrafya Vietnam.

Ülkenin kendi perestroykası ve Amerikan ticaret ambargosunun kalkmasıyla, gelişmekte büyük bir ivme kazanan Vietnam, modernleşmesine rağmen hala savaşın izlerini taşıyor elbette. Ülkenin bu dünyadan değilmiş gibi görünen ve ejderhaların yer yüzüne indiği yer anlamına gelen eşsiz körfezi Ha Long Bay, muhteşem antik kalıntılarıyla UNESCO mirası kabul edilen My Son, Güneydoğu Asya’nın tartışmasız en etkileyici mağarası Phong Nha-Ke Bang kesinlikle görülmesi gereken yerleri arasında…

Ha Long Bay

Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’nin 4000 yıllık bir yerleşim geçmişiyle ülkenin kültürel merkezi sayılan şu anki başkenti Hanoi, savaş yıllarında savaş esirlerini barındırmak için kullanılmış. Kızıl Nehir’in kıyılarını da içine alan şehir, gelmiş geçmiş tüm hanedanlık kalıntıları ve 6000’den fazla tapınak ve pagoda adı verilen ibadethaneleriyle ülkenin son bin yıldaki en akılda kalan şehirlerinden biri… Şehrin geneline baktığınızda 15’inci yüzyılda ülkeye giren Çinlilerin, 19’uncu yüzyılda da burayı işgal eden Fransızların izlerini hala görebiliyorsunuz.

My Son

Özellikle Fransızlar modern Hanoi kimliğini, kolonyal mimari ile etkilemişler. Bu etkiyi Büyük Sütunlu Opera Binası, Vietnam Devlet Bankası, St. Joseph Katedrali, Başkanlık Sarayı, Hanoi Üniversitesi ve Phan Dinh Phung caddesinde görüyorsunuz. Son yıllardaki gelişmeler ve ekonomik hareketlilik sebebiyle yeni binalar da yapılmış ama eskilerin ihtişamı, zarafeti ve asaleti bu binalarda yok tabii!

Hanoi

Eski ve yeniyi harmanlayarak sunan Vietnam’da, hem geçmişinin artık paslanmış ve gıcırdayan kapılarını aralayabiliyor, hem de inanılmaz lüks ve Retro bir restoranda Hindiçin fantezisi yaşayabiliyorsunuz. Mesela eski Amerikan filmlerindeki sahnelerin çekildikleri yerler neredeyse hiç değişmemiş. Eski Amerikan Büyükelçiliği ise halen Le Duan Bulvarı’nda restore edilmiş haliyle duruyor. 1999’a kadar terk edilmiş duran bu sahipsiz binada, Vietnam Savaşı’nda kullanılan son helikopter sergileniyor. Her ne kadar şehirde eskinin izini sürebilseniz de modernleşmenin etkileri her yere yansımış.

Mesela eskiden alüminyum konserve kutularından yapılmış oyuncak Apaçi helikopterler satılan hediyelik eşya dükkanlarında, şimdi yazılı tişörtler, eski paralar ve pullar satılıyor. Bisikletlerin hakimiyetini motosikletler ele geçirmiş durumda. Otel çalışanları ve gelinler dışında artık kimse ülkenin ulusal giysisi ‘Ao dai’yi giymiyor.

Hoan Kiem Gölü

Ama ‘yok ben ülkenin vahşi ormanlarında kaybolmak istiyorum’ diyorsanız, şehrin çok yakınında bulunan, en az 400 yaşındaki neredeyse 250 kiloluk dev kaplumbağalara ev sahipliği yapan Hoan Kiem Gölü, bu arzunuz için birebir… Bu kaplumbağalardan birine denk gelmeniz, hayatta çok şanslı olduğunuzu gösteriyor.

Ho Chi Minh City

Bir zamanlar Güney Vietnam’ın başkenti olan Saygon -şimdiki ismi Ho Chi Minh City- ülkenin en büyük şehri… Mekong Nehri deltasının yakınında, Saygon Irmağı’nın kıyısında yer alan ve ülkenin kalbi sayılan şehir, adeta Vietnam’ın pirinç kasesi… Buradan çıkan pirinçler ülke ekonomisi için çok değerli çünkü gelirin büyük bir kısmı buradan sağlanıyor. Ülkenin güney kısmında yer alan Mekong Deltası ise, 9 büyük nehirden beslendiği için ‘9 ejderhanın nehri’ olarak da biliniyor.

Yerli yabancı herkes şehrin ismini kısaltarak HCMC olarak kullansa da, şehrin merkezinden bahsederken Saygon demeyi tercih ediyor. Kentin komünizm öncesi dönemden bu yana değişmediğini söyleyenler var ama 1975’de başlayan modernleşme furyası, burayı da etkisi altına almış. Eski bir Fransız sömürgesinden bekleneceği gibi, modern mimariden çok örnek var burada ama şehirdeki antika binalar, müze ve galerilerin daha ilgi çekici olduğunu belirtmem lazım. Şehrin en güzel yanı ise hareketliliği ve tükenmeyen enerjisi… Çoğunlukla motosiklet ve mobiletlerden oluşan trafiği, kentin enerjisinin ve hayatının süregelirliğinin büyük bir kanıtı. Vietnam hükümetine göre, 8 milyondan biraz daha fazla nüfusu bulunan Saygon’da kayıtlı motosiklet sayısı tam 7 milyon 450 bin.

Her metropolde olduğu gibi burada da çok sayıda bar, restoran, pazar, sokak satıcıları ve sert kahveleri ile ünlü kafeler var. Hızla modernleşmiş kentteki eski ile yeninin karışımı, yüksek binaların arasında göze çarpan küçük Phung Son Tu Pagodası gibi yapılardan kolaylıkla anlaşılıyor.

Yalnız bu kadar modern olmaları sizi yanıltmasın; Vietnam komünist bir ülke, bu yüzden tek parti iktidarı mevcut. Ancak son 30 yılda Vietnam hükümeti çok değişti. Zorlu bir komünist rejimden ziyade, daha yumuşak bir dokusu var hükümetin… Özel müesseselere izin veriyor, yatırımları teşvik ediyor, buna ek olarak Vietnam borsası da bayağı aktif durumda… Dünya Bankası ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ortak yayınladığı rapora göre, Vietnam dünyadaki en hızlı büyüyen ve son yıllarda yoksullukta büyük bir düşüş gösteren ülkelerden biri…

Vietnam”da kısa bir tura çıkmak isterseniz videoya da göz atabilirsiniz…


Yazı sitemize kısaltılarak eklenmiştir. Tamamını okumak isterseniz: https://www.gazeteduvar.com.tr/seyahat/2017/04/30/vietnam-kum-saatinin-en-yavas-aktigi-ulke/

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Ünlü Edebiyatçıları Besleyen Şehirler

Okuduğumuz romanların kahramanları ve hikayeleri kadar, yaşadıkları yerlerde bizleri sarar sarmalar. Bir çok romanda sadece …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir