Türkiye Fotoğrafları Sunumu: Bakmak ve Görmek

Yanından öylece geçip gittiğimiz birçok şey, içinde bir hikayeyi barındırıyor olabilir, elbette her hikayenin bir de fotoğrafı var. Yeter ki bakmanın ötesine geçip görebilelim. 

Fotoğraf sanatçısı Metin Ekinci, hepimizin baktıklarını görüp fotoğraflayan birisi. Bunu nasıl yaptığını bize de anlatacak, Türkiye’nin değişik yerlerinde çektiği eşsiz fotoğraflarla. 

Metin Ekinci kimdir?

Ankara Üniversitesi‘nde öğrenciyken başladığım çalışma hayatımda bugüne kadar hemen her zaman satış ve pazarlama görevlerinde bulundum. Halen de özel bir şirkette satış müdürü olarak çalışıyorum. İşimin en sevdiğim yönü sık seyahat etme imkânı veriyor olması. Bu sayede yeni yerler görüyor, yeni yüzler ile karşılaşıyorsunuz. Fotoğrafa başlamadan önceki dönemde gezip gördüğüm yerleri, görme olanağı olmayan çevremdeki insanlara da göstermek istiyordum. Bunun en kolay yolu ise tabii ki fotoğraf çekmekti. Hemen bir makine edindim. Önceleri bir turist gibi gözüme güzel görünen her şeyi çekiyordum. Fakat 3 boyutlu dünyayı 2 boyutlu kâğıt ya da dijital ortama aktarınca görmek ve göstermek istediklerimin karşımda olmadığını fark ettim ve eğitim almaya karar verdim. Eğitim sürecim içinde fotoğraf benim için bir tutkuya dönüştü. Çeşitli fotoğraf topluluklarına katılarak kendimi geliştirme çabasına girdim. Bu çabalarımın sonunda kendim de fotoğraf çekme ve photoshop – lightroom gibi programlar aracılığı ile fotoğraf düzenleme eğitimleri vermeye başladım. Ulusal ve uluslararası fotoğraf yarışmalarına katıldım. Çeşitli ödül ve sergilemeler aldım. Pek çok karma fotoğraf sergisinde yer aldım. 2018 yılı içinde “Duvarın gör Dediği” isimli ilk kişisel sergimi İFSAK’ta ve hemen ardından SMMO’da açtım. 
Fotoğraf makinem neredeyse vücudumun ayrılmaz bir parçası gibi, her zaman ya elimde ya da sırt çantamdadır. İlk günkü heyecanımla gördüklerimin fotoğrafını çekmeye devam ediyorum. İFSAK ve RED Fotoğraf Grubu üyesiyim. 

Sunumun İçeriği:

Biri renkli, diğeri ise siyah beyaz fotoğraflarımdan oluşan iki farklı sunum hazırladım. Renkli fotoğraflarda doğal olarak hayatımızın her anında iç içe olduğumuz renkler üzerinden bir anlatıyı seçerken, siyah beyaz olanlarda ise ışık, gölge ve formlarla ortaya çıkan fotoğraflarıma yer verdim. Türkiye’nin pek çok şehrinden ve elbette “olmazsa olmaz”ımız İstanbul’dan… 

Bunu yapmaktaki amacım, günün her saatinde ve Türkiye’nin hemen her yerinde karşılaştığım, benim için etkileyici anların bir kısmını sizlerle de paylaşmak. Göreceksiniz ki bakmanın bir adım ötesine geçip görmeye başladığımızda gündelik hayatımızın içinde pek çok etkileyici an var. Gelin o anların (benim görebildiğim) bir kısmını paylaşacağımız bir akşam geçirelim.

Yer: Kadıköy Babil Cafe/Bar (Akmar Pasajı yakınlarında)
Tarih/Saat: 30 Kasım 2018 Cuma
(20:00 – 22:00)

Sınırlı yer kapasitesi nedeniyle katılım durumunuzu yolvemacera@gmail.com veya bilgi@gezginlerkulubu.org adresine iletirseniz seviniriz.

Etkinlik ücretsizdir…

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

İznik’in Köyleri: Müşküle’den Göllüce’ye Doğa Yürüyüşü, 30 Eylül Pazar

Büyük İskender sonrası generallerin krallıklarına, Latin yağması ve işgali döneminde Bizans’a, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’na başkentlik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir