YAŞAMIN İÇİNDEN

Dogonlar Gerçekten Sirius Gezegeninin Gizemli Çocukları mı?

Dogonlar, Batı Afrika’da yaşayan, yaklaşık 100.000 kişilik bir halktır. İnanışa göre Dogonlar günümüzden 5,000 yıl önce uzaylılar ile temas kurdular. Uzaylılar, Dünya’ya 8.6 ışık yılı uzaklıkta, Sirius’un yörüngesindeki bir gezegenden, bilinmeyen bir sebepten ötürü geldiler. O günden bugüne onlar artık bu dünyada bir misafir. Bir gün yaratıcı gezginlerinin geri dönmesini bekliyorlar.

Günümüzde Dogonların uzaylı olduğunu savunun büyük bir çoğunluk var. Bunun en önemli nedenlerinden biri de bu konuda kitaplar yazan Robert Temple’dır. Bugün Dogonlar ve onların bildikleri hakkında ( yukarıda anlattıklarımız dahil) iddiaların tamamı bu kitabı temel almaktadır.

Temple’ın kitabı, uzun zaman önce bir geminin büyük bir rüzgarın ortasında yere indiğini ve Dogon’a Sirius B hakkında bilgi veren Nommo olarak bilinen amfibi varlıkları getirdiğini söylüyor. İnandırıcı gelmedi değil mi? Elbette bize de gelmedi. O zaman gelin bu yazıda bu iddianın temellerini anlamaya çalışalım.

Dogonlar İle İlgili Efsanenin Temeli Nedir?

Dogonlar 1930’lardan beri bilim dünyasının ilgisini çekiyor. Bunun temelinde ilginç inanışları ve mitolojileri yer alıyor. Bazı mitolojik öğeleri antik Mısır uygarlığındaki efsanelere benziyor. Bu nedenle de bir kısım antropolog, Dogon kabilesi ve antik Mısır uygarlığı ara­sında zayıf bir kültürel bağ olduğunu bile öne sürüyor.

Dogonlar, Güneş merkezli sistem ile astronomik fenomenlerin eliptik yörüngelerine inanırlar. Diğer pek çok şeyin yanında, Satürn’ün halkalarına ve Jüpiter’in uydularına dair bilgi sahibi gibi de görünüyorlar.

Dogonların geçmişi çok net değil ancak yapılan araştırma­lara göre 14’üncü yüzyıldan bu yana Afrika’da varlar ve Mali’de yaşıyorlar. Bir zaman­lar sayıları milyonları aşan ka­bilenin bugünkü nüfusunun 100 bin civarında olduğu tah­min ediliyor.

İnançlarını simgelere döküyorlar. Yaşadıkları yerlerdeki kayalıklar bu olayı anlatan simgelerle dolu.

Bu kabile hakkında hakkında en fazla araştırma yapmış ve kültürünü 1930’lu yıllarda Batı’ya tanıtmış olan etnolog Marcel Griaule’dür. Onların teleskopa sahip olunmaksızın bilinmesi imkânsız denilen astronomik bilgilere sahip olduğu ve Sirius yıldızı ile ilgili bilgileri ile ilgili iddialar bu zamandan sonra da giderek dikkat çekmeye başlamış, popüler kültürde yerini almıştır.

Dogonlar Uzaylı Olabilir mi?

Temple’ın en önemli iddiası da Dogonlar’ın Sirius yıldızının yoldaşı olan Sirius B yıldızı hakkında sahip olduklarını iddia ettiği bilgilerdir. Peki, gerçekten onlar Sirius’un çocukları olabilir mi? Sahip olduğu bilgilerin gerçekten de Sirius’a ait olduğunun düşünülebilmesi için,öbcelikle Sirius B’nin Sirius yıldızı etrafında döndüğünü ve tam bir turun 50 yıl sürdüğünü bilmeleri gerekirdi. Yazının bundan sonraki kısmına astrofizikçi, gezegen bilimci, Neil deGrasse Tyson, Letters from an Astrophysicist isimli kitabı ile cevap versin.

“Gece gökyüzündeki en parlak yıldız olarak bilinen Sirius, aslında eski Mısırlılar da dahil olmak üzere birçok kültür için önemliydi. Örneğin eski insanlar bu yıldızın konumuna bakarak Nil nehrinin taşma zamanını anlayabiliyorlardı. Pek çok eski Mısır tapınağı, iç odaları Sirius’u görecek biçimde inşa edilmişti. Örneğin, Keops Piramidi’nin Kraliçe Odası’nın duvarında açılan bir kanal yalnızca Sirius’u görmek üzere yapılmıştı.

Sirius B yıldızının teknolojinin yardımı olmadan, insan gözü ile görülmesi fiziksel olarak imkansızdır. Sirius-B’nin parlaklığı insan retinasının ışık algılama sınırlarının altında kalır. Ama daha da önemlisi, iki yıldız arasındaki göreli parlaklıktaki büyük fark, Sirius-B’nin Sirius-A’nın parıltısında kaybolmasına neden olur.

Sirius-B 1862’de keşfedildi. Olay, tüm Avrupa’da 1. sayfa haberleriyle geniş çapta duyuruldu. Ve o zamanlar Avrupalı misyonerler, kaşifler ve emperyalistler tüm Afrika’da yaygındı. Bu keşfin ardından Dogonların dış görünüşleri nedeniyle bu gezegen ile bağlantılı olabileceklerine dair söylemler yayılmaya başladı. Rutgers Üniversitesi tarihçisi ve antropolog Ivan Van Sertima, Dogonlar hakkında yazılar yazdı ve Sirius-B’nin keşfiyle Dogonların ünü giderek artmaya başladı.

Dogonların, mitolojilerinde diğer kültürlerde de rastlayabileceğimiz gibi, en parlak yıldız olan Sirius yıldızı ve benzeri astronomik olaylardan konuşmaların olması son derece olağandır. Dogon kültürünün diğer unsurlarını ve doğa hikayelerini okursanız, hiçbirinin Sirius-B ile alakalı olmadığını görebilirsiniz.

Hikayeleri çoğu kültürün yaratılış metinlerinde olduğu gibi romantik ve şiirseldir. Dogonlar hakkındaki iddialar Dogon inançlarının yanlış yorumlanması sonucundadır. Elbette zamanla Dogonlar da bu artan ilgiden paylarını aldılar ve bazı hikayeleri içselleştirdiler. Ve bu sayede de tüm dünyanın dikkatini üzerlerine çekmeyi başardılar. “


Kaynaklar ve ileri okumalar


Kaynaklar ve ileri okumalar:

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu