Özgürlük Anıtı’nın Osmanlı’dan Amerika’ya Uzanan İlginç Öyküsü

‘New York’ dendiği zaman, çoğumuzun hatırına ilk önce Manhattan’daki gökdelenler ve şehrin hemen önündeki adada yükselen, kaidesiyle beraber tam 93 metrelik ‘Özgürlük Heykeli’ gelir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin sembol yapılarından biri olan Özgürlük Anıtı’nın parasının bir kısmının Osmanlı tarafından ödendiğini ve aslında bu anıtın Mısır’a dikileceğini biliyor muydunuz?ozgurluk_aniti

 

19. asırda Osmanlı toprağı olan Mısır, ‘Hıdiv’ unvanlı valiler tarafından idare ediliyordu. Mısır Valisi Said Paşa’nın Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps’e hazırlattığı ve Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi onaylaması için Osmanlı hükümdarına sunulmuştu. Ama İngiltere, Akdeniz’deki ve Hindistan’daki hákimiyetini sona erdirebilecek olan böyle bir hazırlığa karşı çıkıyor ve zamanın hükümdarı Sultan Abdüláziz’i, projeyi reddetmesi için devamlı bir baskı altında tutuyordu.

Said Paşa, İstanbul’un tasdikini beklemedi ve 1854’ te projenin hayata geçirilmesi için gerekli şirketin kurulması iznini verdi. Fransız sermayesiyle kurulan şirketin hisse senetlerinin tamamı satılınca İngiltere, Sultan Abdüláziz’e daha da fazla baskı yapmaya başladı ve hükümdar, Mısır Paşası’nın projesini 12 yıl boyunca onaylamadı.

Said Paşa 1863’te birdenbire ölüverdi. Yerine geçen İsmail Paşa Fransız değil, İngiliz taraftarıydı, bu yüzden iktidarının ilk yıllarında projeye gereken önemi vermedi ama daha sonraki senelerde Kanal’ın Mısır’a nasıl bir hayati değişiklik getireceğini fark edince işe sarıldı. Sultan Abdüláziz, 1866’nın 19 Mart’ında yayınladığı fermanla Kanal’a izin verdi. Kanal’ın Akdeniz’e açıldığı yere dev bir heykel dikilmesi planlandı. Heykel, firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklinde olacak ve elinde ‘Asya’nın ışığının Mısır’dan geldiğini’ sembolize eden bir meşale tutacaktı.

Paşa ve mühendis, eseri Fransa’nın tanınmış heykeltraşlarından olan Frederic Auguste Bartholdi’ye sipariş ettiler. Dikileceği yerde monte edilecek şekilde parçalar halinde hazırlanan heykel birkaç sene sonra tamamlandı ve Marsilya’dan bir gemi ile Mısır’a nakledilmesinin hazırlıklarına girişildi.

Ama, İsmail Paşa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir heykelin dikilmesinin hoşnutsuzluk yaratacağını düşününce, Süveyş Kanalı 1869’da büyük ama ‘heykelsiz’ törenlerle açıldı. Bartholdi’nin eseri ise, Mısır’da bu yaşananlardan sonra Paris’te bir depoya kondu ve tozlanmaya terk edildi.

O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında sıkı işbirliği başladı. Paris’te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye, Amerikalıların Fransa’nın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye vermek istedi.

Hediye bir heykel olmalıydı. Heykel; bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de “dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü” olan bir meşale taşımalıydı.

Sipariş gene aynı heykeltıraşa, Frederic Auguste Bartholdi’ye verildi. Bartholdi’nin Süveyş kanalı için yaptığı heykelin elleri, kolları ve yüzünde değişiklik yaptı.

Heykeltıraş Bartholdi, New York’a yanına Süveyş kanalının mühendisi ve heykelin fikir babası olan Ferdinand de Lesseps’i de alarak gitti.

Heykel 25 Ekim 1886’da New York’ta açıldı.

www.yolvemacera.com

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Yavaşlayan Şehirler

Cittaslow İtalyanca Citta  (şehir)  ve  İngilizce  (slow)  yavaş  kelimelerinden  oluşan  Cittaslow yani “yavaş  şehir” hareketi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir