Özgürlük Anıtı’nın Osmanlı’dan Amerika’ya Uzanan İlginç Öyküsü

Özgürlük adası üzerinde yükselen Özgürlük Heykeli, ABD’nin en büyük sembollerinden biridir. Kadının başında 7 kıtayı veya 7 denizi simgeleyen 7 dikenli taç, elinde ise, üzerinde Amerika’nın Bağımsızlık Günü olan 4 Temmuz 1776 tarihinin kazılı olduğu kitabe vardır.

Peki, 93 metrelik bu heykelin parasının bir kısmının Osmanlı tarafından ödendiğini ve aslında bu anıtın Mısır’a dikileceğini biliyor muydunuz?

1854 yılında, Sultan Abdülmecid zamanında Mısır iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Osmanlıya bağlı bir eyaletti. O dönemde Mısır valisi olan Said Paşa, Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps’e hazırlattığı ve Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi onaylaması için Osmanlı hükümdarına sunmuştu. Ama İngiltere, Akdeniz’deki ve Hindistan’daki hakimiyetini sona erdirebilecek olan böyle bir hazırlığa karşı çıkıyordu. Bu şartlar altında da projenin onaylanması gecikmişti.

Said Paşa, İstanbul’un tasdikini beklemedi ve projenin hayata geçirilmesi için gerekli şirketin kurulması iznini verdi. Fransız sermayesiyle kurulan şirketin hisse senetlerinin tamamı satılınca İngiltere daha da fazla baskı yapmaya başladı.

Said Paşa 1863’te birdenbire ölüverdi. Yerine geçen İsmail Paşa Fransız değil, İngiliz taraftarıydı. Ancak bu kanalın hayati önemini fark etmekte gecikmedi ve işe dört elle sarıldı. İzin Osmanlı’dan 1866 yılında geldi. Kanal’ın Akdeniz’e açıldığı yere de dev bir heykel dikilmesi planlandı. Heykel, firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklinde olacak ve elinde ‘Asya’nın ışığının Mısır’dan geldiğini’ sembolize eden bir meşale tutacaktı.

Paşa ve mühendis, eseri Fransa’nın tanınmış heykeltraşlarından olan Frederic Auguste Bartholdi’ye sipariş ettiler. Dikileceği yerde monte edilecek şekilde parçalar halinde hazırlanan heykel birkaç sene sonra tamamlandı ve Marsilya’dan bir gemi ile Mısır’a nakledilmesinin hazırlıklarına girişildi.

Ama, İsmail Paşa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir kadın heykelinin dikilmesinin hoşnutsuzluk yaratacağını düşününce, Süveyş Kanalı 1869’da büyük ama ‘heykelsiz’ törenlerle açıldı. Bartholdi’nin eseri ise, Mısır’da bu yaşananlardan sonra Paris’te bir depoya kondu ve tozlanmaya terk edildi.

O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında sıkı işbirliği başladı. Paris’te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye, Amerikalıların Fransa’nın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye vermek istedi.

Hediye bir heykel olmalıydı. Heykel; bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de “dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü” olan bir meşale taşımalıydı.

Sipariş gene aynı heykeltıraşa, Frederic Auguste Bartholdi’ye verildi. Bartholdi’nin Süveyş kanalı için yaptığı heykelin elleri, kolları ve yüzünde değişiklik yaptı.

Heykeltıraş Bartholdi, New York’a yanına Süveyş kanalının mühendisi ve heykelin fikir babası olan Ferdinand de Lesseps’i de alarak gitti.

Heykel 25 Ekim 1886’da New York’ta açıldı.

www.yolvemacera.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu