Küçük Bir Yerde Büyümek Neden Avantajlıdır?

Küçük bir yerde doğan, yaşayan bir çok kişinin aklından büyük şehirlere bir an önce kapağı atmak geçer,yaşantısının tek düzeliğinden, sıkıcılığından, şartların elverişsizliğinden şikayet eder durur bu kişiler. Oysaki gözden kaçırılan bir şeyler var gibi…

  • Nasıl bir birey olunacağını bilirsiniz.

Kim olduğunuzu herkes bilir küçük yerleşim yerlerinde. Öğretmenleriniz, komşularınız, markette karşılaştığınız insanlar. Size bir yetişkin birey gibi davranırlar çoğu zaman, sorumluluk alırsınız bir biçimde. Asla kalabalıklar içinde kaybolmuş bir ruh olmazsınız ve bu da size güzel bir özgüven kazandırır.

  • İnsanların her zaman kötü niyetli olmadığına, doğanın hep verici olduğuna inanırsınız.

Küçük yerlerde suç oranı genelde daha az olur. Ebeveynleriniz kaçırılacağınızdan, kötü bir şeylere karışacağınızdan şüphelenmez. Bisikletten düşmeleri saymazsak trafik kazası riskiniz yok gibidir. Hayata daha pozitif ve insani yaklaşmayı öğrenirsiniz. Ve parayla asla alınamayacak lezzetleri tatma şansına erişirsiniz.

  • Farklı yetenekler geliştirirsiniz.

Okuduğunuz okullarda az kişi olduğu için yaklaşık her kolda olursunuz. Bu da sizi çok yönlü biri yapar elbette…

  • Gelenekleri takdir etmeyi öğrendiniz.

İnsanların yapmaya üşendiği, söylendiği, şikayet ettiği o kadar çok geleneğimiz var ki… Ama küçük bir yerde büyümek size bunlardan olabildiğince zevk almayı ve duyarlı biri olmayı öğretir.

  • Yaptıklarınızın sorumluluğunu almayı çok erken yaşta öğrenirsiniz.

Yaptığınız bir haylazlıktan kıl payı kurtulma şansınız yok. Öğretmenleriniz, komşularınız hepsi sizi o kadar iyi tanıyor ve nerede bulacağını biliyor.

  • Aidiyetin ne demek olduğunu bilirsiniz.

En iyi, en destekleyici, en sadık taraftarlar hep küçük yerlerden çıkar çünkü o kişiler büyük bir ailenin parçası olmanın ne demek olduğunu bilirler. Mesela kasabanızda yetişerek ünlü olmuş biri varsa sonuna kadar desteklersiniz ya da kasabanızın futbol takımının hiçbir müsabakasını kaçırmazsınız. Bu artık sizin içinize işlemiştir.

  • Kalıcı arkadaşlıklara sahip olursunuz.

İlkokul arkadaaşlarınız genelde lise mezuniyetinize kadar çevrenizde olmaya devam edecektir. hayatınızın birçok önemli gelişmesini birlikte yaşadığınız bu kişilerle bağlarınız kolay kolay kopmaz.

  • Küçük şeylerden zevk almayı bilirsiniz.

Küçük bir yerde büyümenin en güzel yanlarından biri, basit ve küçük şeylere duyduğunuz heyecandır. Kasabada yeni bir dükkan mı açılıyor? Yakınlardaki bir merkeze en sevdiğiniz grup konser vermeye mi geliyor? Bunlar sizi mutluluktan havaya uçurmak için yeterli.

  • Aile bağlarının önemini kavrarsınız.

Ebeveynleriniz, büyük şehirlerdeki ebeveynler gibi iş güçle boğuşmak zorunda olmadığından aile bağlarınız daha güçlü olacak ve birlikte zaman geçirmeye daha çok zamanınız olacaktır. Bir gün üniversite ya da iş için evinizden ayrılsanız bile, ailenizin yeri her zaman kalbinizin en değerli köşesidir.

  • Her zaman “yuva” diye adlandıracağınız bir yer vardır.

Küçük bir yerde yaşayan herkes gibi zaman zaman bunalıp şehir dışına, başka yerlere gittiniz. Başka kültürler, gelenekler görmeye, ya da üniversite okumaya, çalışmaya. Ama her yolun sonunda, ne kadar yorulsanız da, sizi siz yapan çok şahane bir “ev”iniz vardır. Kaç yıl sonra giderseniz gidin, sıcacık çorbanızı içeceğiniz ve öksürdüğünüzde peşinizden gelip size “hasta mı oldun evladım gel hemen bir çay yapayım” diye peşinizden koşacak onlarca kişi aynı zamanda…

http://distractify.com/
YolveMacera

 

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Thoreau İle Doğada Olmak

Çoğu insan, özellikle de kentlerde yaşayanlar bir gün doğa ile iç içe olabileceği bir yaşamın …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir