Küçük Alanlarda Büyük Yaşamlar

Hiç 40 metrekareden az bir alanda ihtiyacınız olan her şeye sahip olarak, gayet rahat bir hayat sürdürebileceğinizi düşündünüz mü? 

Uzun bir eğitim hayatından sonra çalışma hayatına atılan birçok kişi, kazanıp biriktirdiği paraları ile bir gün sahip olacağı evin, arabanın ve daha birçok mal mülkün hayalini kurar. Çünkü başarının böyle ölçüldüğü bir toplumda yaşıyoruz…

Graham Hill’i tanıtalım size biraz…

Kendisi, 1990’ların sonlarında kurduğu websitelerinin başarılı gitmesinden elde ettiği gelirini, son model arabalar ve büyük bir ev ve bir yığın eşya ile doldurarak harcadıktan sonra bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varan sıradan bir arkadaşımız…

Hayatında bir şeylerin fazlasıyla yanlış gittiğinin farkına varıp, sahip olduğu mal ve eşyaları için gittikçe daha da fazla çalışmak zorunda kaldığını kabullenmesi ile işler değişmeye başlamış onun hayatında.

Başta Avrupa’nın farklı şehirleri olmak üzere, Bangkok, Buenos Aires ve Toronto gibi dünyanın farklı noktalarında yaşamak için ihtiyacı olan birkaç eşyayla yola çıkmış. Onu bir yere bağlayacak ev, araba ve bilumum alet edevattan uzak olduğu için özgür olmanın cazibesini keşfetmesi ile aslında bütün bu mal varlığına hiç de ihtiyacı olmadığını anlamış bu yolculukları sırasında.

Hill, ülkesine geri döndüğünde, hayatını öğrendikleri doğrultusunda baştan sona değiştirmeye başlamış. Çoğu kısmını kullanmadığı ve daha çok gereksiz eşyalarını saklamak için kahrını çektiği büyük evinden çıkıp New York’ta 40 metrekareden küçük bir apartman dairesine taşınmış. Duvara monte edilmiş ve sadece kullanılacağı zaman inen bir yatak, sadece ihtiyaç duyduğu kıyafetleri saklayacak kadar dolaplar, mutfakta sadece kullanacağı ve ziyaretçilerini ağırlamaya yetecek kadar tabak ve bardak, misafirleri geldiği zaman altındaki kısımları iki taraftan çekilerek uzayan bir yemek masası ve yatılı misafirleri için duvardan çıkan iki katlı eğlenceli ranza yatakları ile 40 metrekareden küçük bir dairede gayet konforlu bir yaşam alanı yaratmayı başarmış.

Graham Hill başlattığı “Life Edited” projesiyle daha az eşyanın daha özgür ve daha mutlu hissettireceğinden bahsediyor bizlere bu konuşmasında.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre Los Angeles’de yaşayan orta halli ailelerin yüzde yetmiş beşi, garajlarındaki tüm boş alanı kullanmadıkları eşyaları depolamak için kullandıklarından arabalarını park etmek için farklı opsiyonlara başvurmak zorunda kalıyor. Amerikan Doğal Kaynakları Koruma Konseyi’nin yaptığı bir açıklama, Amerikalıların satın aldığı yiyeceğin yüzde kırkının hiç kullanılmadan direk çöpe gittiğini gözler önüne seriyor.

Ülkemizde de durum giderek bu duruma benzemeye başladı.

Çoğumuz benzeri bir durumda olmamıza rağmen yine de alışveriş yapmaya olan zaafımızı bastıramıyor ve gerekli gereksiz almaya devam ediyoruz!

Bugün yüzleşmek durumunda kaldığımız küresel ısınma ve neden olduğu tüm doğal afetlerin esas nedeninin insan kaynaklı olduğu kanıtlanmış bir gerçek. Tüketime gereğinden fazla olan ilgimiz, doğal kaynakların kontrolsüz harcanmasından fazla üretime ve başarısız atık yönetimine kadar tüm yaşam zincirimizi olumsuz etkiliyor.

Günün sonunda kendimize sormamız gereken sorular var:

Bu sonsuz tüketim isteğimiz bizi gerçekten daha mutlu yapıyor mu? Ve, bugün sahip olduğumuz tüm mal mülk, yaşadığımız dünyayı gelecek nesillere bırakmaktan utanacağımız bir hale getirmeye değer mi?

Aslında hepimiz derinlerde bir yerlerde, hayattaki gerçek mutluluğun sahip olduğumuz eşyalarda değil; yaşadığımız tecrübeler, sevdiğimiz insanlar ve hayatımızı anlamlı kalan girişimlerimizde saklı olduğunu biliyoruz. Eğer bunu kendinize hatırlatmak, minimalist bir hayatın getirilerini keşfetmek, ve bu şekilde hayatın gerçek tadına varmak isterseniz, işe “gerçekte neye ihtiyacım var?” sorusuyla başlayabilirsiniz…

Çise Ünlüer 
www.yolvemacera.com

Bunlara da Göz Atın

Paskalya Adası’ndan Alınacak Dersler

Paskalya Adası, dünyanın yerleşime açık en ücra bölgelerinden birisi. Sadece 400 kilometrekarelik bir alanı kaplayan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir