Kış Aylarında Doğa Yürüyüşleri

Kış aylarında doğa muhteşem görüntüler sunar ziyaretçilerine. Ağaçlar bazen gelinlik giymiş genç kız gibidirler. Kışın doğada yürümek epey zordur ama güzelliklerini görmek isteyenlere doğa cömert davranır. Yeter ki onun risklerini çok iyi bilip ona göre tedbir alalım.  O zaman bir metre karın içinde debelensek bile bu bizim için bir işkence değil bir keyfe dönüşür.kis_yuruyus

 Kışın en çok problemi ayaklarda yaşarız. Eğer ayakkabımız su alıyorsa ne bu yürüyüş bizim için bir ızdıraba hatta daha da ileri gedersek bir riske dönüşebilir. Ayak üşümeye başladı mı diğer giysileriniz ne kadar iyi olursa olsun fark etmez. Belki yürürken fazla fark etmezsiniz ama molalarda ciddi sorunlarla karşılaşabilir, donma tehlikesi bile yaşayabilirsiniz.

Bu yüzden mutlaka iyi bir su geçirmez ayakkabınız olsun. Dağcılık malzemesi satan mağazaların tümünde bu tür ayakkabılardan bulabilirsiniz. Yapacağınız tek şey satış sorumlusuna nasıl bir ayakkabı istediğinizi anlatmak olacak. Ayakkabınız su geçirmese bile ayağınıza kar girme riski var. Bileklerdeki boşluklarda giren kar da bir süre sonra ayağınızın içini vıcık vıcık yapar. Bunu önlemek için de ayağınızı ayakkabının üstünden dizinizin altına kadar saracak bir tozluğa da gereksiniminiz olacak. Kışın doğaya asla tozluksuz gitmeyin.

Pantolonunuzun ve rüzgârlığınızı Gore-Tex kumaştan olması terinizin dışarıya atılmasını sağladığı gibi dışarıdaki soğuk havanın da içeri girmesini önler. İçinize çabuk kuruyan termal kumaştan yapılmış çamaşırlar giymelisiniz. Çantanızda bir adet polar ve iyi bir anorak bulunması yürüyüşünüzün konforunu artırır. Ayaklarda sonra en çok eller üşür ama gereksiz eldiven kullanımı da enerji kaybına yol açar. Bu nedenle elleriniz çok üşümüyorsa sadece molalarda eldiven takmanızı öneririm. Tabi ellerimiz üşümüyorsa.

Kışın yaptığımız ve çoğunlukla da hastalanmamıza yol açacak en büyük hata tüm giysilerimizi yürüyüş başında giymek oluyor. Oysa yürüyüş sırasında çok fazla giysiye gerek yok. İç giysilerin üzerine bir gömlek onun üzerine de bir polar yeter. Kafanıza bir de bere taktınız mı kolay kolay üşümezsiniz. Belki ilk başta hava biraz soğuk gelecektir ama yürüdükçe vücut ısınmaya başlayacak ve üşümeniz geçecektir. Eğer bunların üzerine de bir anorak giyerseniz çok değil 10 dakika sonra yanmaya başlayacak ve üzerinizi değiştirmek için mola isteyeceksiniz. Bu arada vücudunuz da terlemiş olacak ve siz artık terli yürüyeceksiniz. Oysa ince giysilerle yürümek ve mollalarda kalın giysiler giymek soğuk havada maksimum koruma sağlar.

Kışın yaptığımız en büyük hatalardan biri de beslenmedir. Genellikle yiyeceklerde bir sorun olmuyor artık. Enerji veren türden yiyeceklerle çok rahat idare ediyoruz. Küçük bir sandviçin yanına çikolata, incir,  kayısı, pestil ve meyve yeter de artar bile. Asıl sorun yiyecekte değil içecekte. Çünkü özelikle pet şişeler çıktıktan sonra yürüyüşçüler bakkaldan bir şişe su alarak yola çıkıyorlar.  Susadıkları zaman soğuk havada daha da soğumuş olan bu suyu kana kana içiyorlar. Tabi kısa süre sonra karınları ağrımaya başlıyor. Oysa kış yürüyüşlerinde yanımızda bir litrelik termos matara taşımalı ve içinde de sıcak su bulundurmalıyız. Yani kışın soğuk su değil sıcak sıvı almalıyız. Ne kadar sıcak sıvı alırsak, vücudumuzdan o kadar verim alırız. Kışın tercih olarak 1,5 litre sıvı yeterlidir. Yola çıkmadan önce de içeceğinizi varsayarsak birkaç saatlik bir yürüyüş için 1 litrelik matara sizi idare eder.

Bu basit önerileri uygulamanız bile yürüyüşünüzün konforunu artırarak, etkinliğinizi sizin için bir keyfe dönüşmesini sağlayacak. Kış geldi artık.  Samanlı dağları, Bolu yaylaları,  Belgrat ormanları kış yürüyüşü seven doğa severler için kendini hazırlamaya başladı bile.

Yıldırım Güngör 

YolveMacera

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Yüksek Tempolu Egzersiz Yaşlanma Sürecinizi 10 Yıl Geriletebilir

Anlaşılan o ki, uzun yaşamak ve genç kalmak için biraz daha fazla terlememiz gerekiyor. Kimse …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir