Kendi Halinde Bir Güzel: Enez

Fazla uzakta değil, İstanbul’a yaklaşık 3 saatlik bir mesafede, şirin, ziyaret edilmeyi bekleyen bir ilçemiz var, eski adı ile Ainos şimdi ki adı ile Enez diye anılıyor.

Fazla bir alacası olmasa da yaz, kış sunacak çok şeyi barındırıyor bünyesinde; ister meraklı bir gezgin, ister fotografçı, ister bir doğa yürüyüşçüsü, ister bir tarih tutkunu kim olursanız olun sizler için, bu yer aslında.

Edirne iline bağlı olan Enez Türkiye – Yunanistan sınırında, Meriç nehrinin denize döküldüğü noktada, MÖ 7. yüzyılda Aiolialılar tarafından kurulan bir kent. Zamanla sanat ve kültür anlamında ilerlemiş, Ortaçağ’da Cenevizliler’in hakimiyeti ile bir ticaret merkezine dönüşmüş bu topraklar. Ancak 14 yüzyıldan sonra Meriç Nehri’nin ağzının alüvyonlarla tıkanması sonucu giderek önemini yitirmiş.

Tarihi dokusuyla da son derece zengin olan Enez’de 1978 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik çalışmalarda önemli buluntular elde edilmiş durumda. Tarihe ilgi duyanlar için Ainos kenti harabeleri, Bizans döneminden kalan kale görülmesi gereken yerler arasında. Savaşsız geçen Roma egemenliğinde pek çok kent gibi Ainos da görkemli villalarıyla, anakayaya oyulu şarap mahzenleriyle, hamam ve anıtsal mezarlarıyla zengin bir dokuya sahip. Kalenin hemen sol tarafında Enez Ayasofyası ya da günümüzdeki adıyla Fatih Camii bulunuyor.,

Meriç ırmağı Türkiye ile Yunanistan arasında sınır kabul ediliyor, balıkçıların söylediklerine göre ırmağın yarısı Türkiye’ye diğer yarısı da Yunanistan’a ait. Göz kararı hangi ülkede balık avladıklarını kestirme işi de onlara kalıyor. Bu nehir sınırların anlamsızlığını bir kere daha düşündürüyor bizlere…

Görkemli tarihinin yanında Enez’i olmazsa olmazlar arasına sokan elbette ince kumu ve kendi kendini temizleme ve dolayısıyla temizliği ile tanınan denizi, uçsuz bucaksız sahili ve elbette karşıdan doyumsuz bir manzara sunan Yunanistan’ın Semadirek Adası.

Tarih ve denizin yanısıra Enez aslında gölleri ile de tanınmakta. Enez’in en büyük gölü Gala Gölü, onu Pamuklu Göl, Dalyan ve Sığırcık Gölleri takip ediyor. Fotografçılar ve doğal hayatı gözlemlemeyi sevenler için, Manyas Gölü’nden sonra en büyük kuş cenneti olan Gala Gölü olmazsa olmazlar arasında. 2005 yılında milli park statüsü kazanan Gala Gölü Milli Parkı, Gala ve Pamuklu göllerini kapsıyor.

Eğer farklı bir haftasonu geçirmek isterseniz Enez’i ve civarını görmenizi öneririz sizlere. Her ne kadar denizi ile öne çıksa da yaz aylarında kalabalıkla boğuşmamanız açısından bahar ayları veya haftaiçi daha iyi bir seçenek olabilir elbette yolculuk planlamanızda.

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Yürünmesi Gereken Bir Yol: The King’s Trail

The King’s Trail – Kunngsleden (Kralın Yolu), İsveç‘in kuzeyinde, Abisko ve Hemavan arasında, 440 km. lik Avrupanın en eski yürüyüş …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir