Kadıköy’ün Sembolü: Kızgın Boğanın Tarihçesi

İstanbul’un, öyküsü en garip olan hayvan heykeli Kadıköy’dedir. Bu heykelde kızgın bir boğa göze çarpar. Zavallı hayvanı böylesine öfkelendiren ne olabilir; yağmurlu havalarda yanından geçen ve bir matadorun elindeki pelerine benzettiği kırmızı renkli şemsiyeler mi yoksa, “Bu boğa heykelinin burada ne işi var?” diye düşünmeyen insanlar mı?

Heykel, 1864’de Paris’te heykeltraş İzidor Bonhevr tarafından, Fransız gücünü Almanlara göstermek için yapılmış. Fransa-Almanya sınırında bulunan Alsas-Loren bölgesi, zengin kömür rezervleri sebebiyle Sanayi Devrimi sonrasında bu iki ülke arasında sürekli savaş sebebi olurmuş. Bu bölge yıllar boyunca Fransa ve Almanya arasında bir o yana bir bu yana geçerek sürekli el değiştirmiş. Boğa Heykeli, 1860’larda bu bölgede Fransızlar’ın Almanlar’ı yendiği savaşı simgelemek, kızgınlığı ve iriliğiyle Fransızlar’ın gücünü anlatmak derdini taşımakta aslında ama elbette onun şu an Kadıköy’de bulunması bir ironi…

Almanlar  1870 Sedan Muharebesi’yle, Alsas-Loren yeniden geri alınınca, heykelimiz yeniden Almanya’ya geçmiş. Ardından da muhtemel Almanlarda bu heykeli ülkelerinde fazla istemediklerinden Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından 1917’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne hediye edilmiş. İttihat ve Terakki Cemiyeti de Boğa heykelini Enver Paşa‘ya hediye etmiş.

Boğa heykeli Yıldız Sarayı’nın bahçesine konulur ilk önce. O yıllarda hayvan heykelleri bahçelerin, parkların süsü olarak tasarlanmaktadır. Fazla kalmaz heykelimiz orada. Bilezikçi Çiftliği, Gazi Ahmet Muhtar Paşa Köşkü ve Mermer Köşk’ü süsler sırasıyla. Boğa heykeli zaman içinde yer değiştirerek, Harbiye’deki Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin Taksim’e bakan cephesi önüne taşınır. Bir süre de burada kalır ve daha sonra Kadıköy Belediye Başkanlığının önüne taşınır. Daha sonra heykel Belediye Başkanlık binasının yanı başındaki Etibank binasının önüne kaydırılır.

boga-heykeli

O bu yolculuğunu yaparken, İstanbul giderek kalabalıklaşmakta, yeşil alanlar yok edilmektedir. Tüm bu olup bitenlerin, İstanbul’un nasıl da bir beton tarlasına dönüştüğünün farkındadır boğa heykeli. Sonunda Altıyol’daki, birkaç çiçeğin ekildiği ve bir tutam otun yeşerdiği çemberin içine hapsedilir 1987 yılında. Öfkeli duruşuyla da, duyarlı insanların kenti kirleten politikacılara karşı olan tavırlarını ifade etmektedir.

 

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Bodrum’u Sevdiren Adam: Halikarnas Balıkçısı

Yokuşbaşı’na geldiğinde Bodrum’u göreceksin, Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler, Akıllarını …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir