Jorge Sanchez: 193 Ülke Gören Bir Gezgin

Barcelonalı Jorge Sanchez en çok gezenler listesinde ikinci sırada yer alıyor. Sanchez’in sade bir felsefesi var. O dünyayı dolaşmayı kutsal bir yolculuk ve bilgi arayışı olarak görüyor. Dünyayı anlamak için görmek gerektiğine, ama aynı zamanda her gezginin dönüş zamanını da bilmesi gerektiğine inanıyor. Kısaca onu ve felsefesini anlamaya çalışalım bu yazıda, hayat tecrübelerine dayanan önerileri genç gezginlere yol gösterebilir…

Yoksul bir aileden gelen Sanchez 13 yaşında okulu bırakıp yollara düşmüş. Avustralya’da çiftlikte, New York’ta restoranlarda, Peru’da altın madeninde çalışmış kısacası düşük ücrete geçici işlerde çalışmış.

Hindistan’da köprü altında, Çin’de telefon kulübesinde, Brezilya’da ağaçta, Liechteinstein’da morgda, Kolombiya, Paraguay, Gürcistan ve Afganistan’da cezaevinde, birçok ülkede ise tapınaklarda kalmış gezileri esnasında.

Sanchez’in ilk açışı 13 yaşında ailesinden gizli Mayorka adasına gitmek için Barcelona’dan bir tekneye binmesi olmuş, 18 yaşında pasaportunu aldığında otostopla 11 Avrupa ülkesini dolaşmış.

Sanchez gerçek bir gezginin Birleşmiş Milletler’in tanıdığı 193 ülkenin tamamında en az 24 saat geçirmesi gerektiğine inanıyor. Kendisi Tacikistan dışında her ülkede bunu yapmış. Oraya bu amaçla yeniden gitmeyi planlıyor.

Çok az para harcayarak gezmesinin yoksul insanlara da esin kaynağı olmasını umduğunu söyleyen Sanchez şöyle devam ediyor:

“Seyahat için harcayacağınız parayı düşünürken evde kaldığınızda yapacağınız harcamayı da düşmeniz lazım. Hindistan, Endonezya, Filipinler, Bolivya, Peru, Fas, Mozambik gibi ülkelere gidip birkaç ay kalmak evinizde kalmaktan daha ucuza gelebilir.

“Pahalı otellere gitmiyorum. Yurtlarda, pansiyonlarda kalıyorum. Pazardan alışveriş yapıyorum. Otel masrafım olmasın diye seyahatlerimi geceleri otobüs ve trenle yapmaya çalışıyorum. Çoğu ülkede dil öğretmenliği yapabilir, Avustralya ve Yeni Zelanda’da çiftliklerde çalışabilirsiniz.”

“Bazı insanlar ömür boyu çalışıp emeklilikleri için para biriktirir. Bu sırada yılda bir iki kez turist olarak bir yerlere gidip tatilini yapar. 60’ından sonra da sanki kaybedilen zamanı tazmin etmeye çalışırcasına yoğun bir seyahate başlar. Ben 30 yılımı yollarda geçirdim. Şimdi ise 62 yaşındayım; hiç param yok, bundan sonra da kazanamam. Zamanını eğlenceyle geçiren ağustos böceği ile çalışıp kışlık yiyeceğini biriktiren karıncanın hikayesi gibi. Ben ağustos böceğiyim, bundan pişmanlık da duymadım. Seçtiğim hayattan mutluyum, sonuçlarına da katlanmam lazım.”

Sanchez bir şeyler öğreneceği yerleri gezmeyi tercih ettiğini söylüyor. “Gezmek bir üniversitedir ve ben de hala öğreniyorum” diyor.

Yıllar önce ilk eşi gezmeyi bırakıp yerleşmesi için ona bir ültimatom vermiş. İnsan gezgin mi doğar yoksa yerleşik hayatta da mutlu olur mu sorusuna şöyle yanıt veriyor Sanchez:

“O zamanlar yeterince olgun değildim. Eksiklerimi giderilmiş hissetmiyordum. Daha fazla bilgi edinmeye, kendimi geliştirmeye ihtiyacım vardı ve bunu ancak dünyayı gezerek yapabileceğimi düşünüyordum. Bugün ise insanın yaşamında gezmekten önemli şeyler de olduğunu biliyorum. Gezmek bir yaşam biçimi, bir öğrenme aracıdır gençlik yıllarında. Ama yaşamda daha önemli şeyler de var. ‘Gezmek benim için çok yararlı oldu, ama artık ihtiyacım yok buna’ diyeceği anı bilmeli insan.”

Gezme arzusuyla yanıp tutuşanların bu isteklerini gerçekleştirmeleri gerektiğini, aksi halde yaşayan ölüler haline döneceklerini söylüyor Sanchez.

“Önemli olan gezmek ya da gezmemek değil, insanın kendi yolunu bulmasıdır. Gezmeyi kaderiniz olarak görüyorsanız, bunu yapmanız gerekir. Paranızın olup olmaması önemli değildir. Yaparken bir yolunu bulursunuz. Bu hep böyle olmuştur.”

Otostopun en ucuz seyahat şekli olduğunu, birçok ülkede şoförlerin hala otostopçuları arabasına aldığını söylüyor. Latin Amerika’nın birçok ülkesini bu şekilde gezmiş.

Sezon dışı dönemlerde ucuz uçak bileti almış. Gecesi 5 dolara yurtlarda kalmış. Pahalı ülkelerde ise geceyi dışarıda geçirmiş çoğu zaman. Hastanelerin bekleme salonlarını, tren istasyonlarını kullanmış. Bazı yerlerde edindiği arkadaşları davet etmiş evlerine.

“Barcelona’da ise seyahate para biriktirmek için rahip gibi yaşıyorum. Gezerken günde 10 euroya geçinebilirim. 5000 euro ile altı aylığına dünya turuna çıkabilirim.”

Avrupa’yı dolaşarak geçirdiği iki yılda dünyayı gezmenin kaderi olduğunu fark etmiş Sanchez. Üniversiteye gitmediği için her kıtayı ve ülkeyi bir ders olarak algılamış.

1982-84 yılları arasında yaptığı ve 46 ülkeyi dolaştığı ilk dünya turu 1001 gün sürmüş. 2003’te BM üyesi son ülke olarak Somali’ye gitmiş.

Yedinci ve sonuncu dünya turunu bu yıl tamamlamış. Çocukken okuduğu Sinbad’ın Serüvenleri adlı kitapta gemici Sinbad dünyayı yedi kez dolaştığı için kendisi de bunu yapmak istemiş.

Şimdi bir yaşında olan oğlu Lazaro beş-altı yaşına bastığında onunla birlikte dünyayı dolaşmak, gezegeni ve insanları anlayıp ruhunu geliştirmesine katkıda bulunmak istiyor.

“Kitap okuyarak yüzme öğrenilmez; kendinizi denize ya da havuza atmanız gerekir… Dünyayı tanımak için de gezmeniz gerekir.”

Kaynak: BBC Travel

YolveMacera

 

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Monique: Dünyayı Dolaşan Tavuk

Guirec Soudée 1992 doğumlu bir denizci. Fransa’nın Bretagne bölgesindeki Ivinec adasında doğmuş, sekiz kardeşin en …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir