İznik’in Köyleri: Müşküle’den Göllüce’ye Doğa Yürüyüşü, 30 Eylül Pazar

Büyük İskender sonrası generallerin krallıklarına, Latin yağması ve işgali döneminde Bizans’a, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, tekrar Bizans hakimiyetine girmiş ve nihayet 1. Orhan zamanında Osmanlı kontrolüne geçmiş, tarihi ipek yolu üzerinde hem görkemli ve hem de zarif bir kent İznik’in, Osmanlı kokan şirin köylerinde olacağız bu hafta sonu. Büyük şair Nazım Hikmet’in izini sürecek, Katırlı Dağları’nın eteklerinden İznik Gölü’nü seyredecek ve hatta hava koşulları da uygun olursa günü gölde yüzerek bitireceğiz.

Nazım ne alaka derseniz şöyle;

1910 yılında Müşküle Köyü’nde doğan İsmail BAŞARAN, 1940 – 1950 yıllarında Bursa cezaevinde 2. kez mahpus olan Nazım’la tanışır ve arkadaş olurlar. Cezaevinde Nazım Hikmet’le yaptığı sohbetler onu çok değiştirir.

Nazım’ın yönlendirmesiyle şiir yazmaya başlayan İsmail Başaran cezaevinden çıktıktan sonra herkese Nazım’ı ve düşüncelerini anlatır. Bu teorik arka planla 1960 – 1980 döneminde Müşküle Köyü muhtarlığı yapacak ve hatta Türkiye İşçi Partisi kuruluşunda görev alacak Fevzi Kavuk da bunlardan biridir. Kendisi için “Köylü Önderi”, “Türkiye’nin İlk Sosyalist Muhtarı” gibi tanımlamalar kullanılmıştır.

Tam bu noktada sözü Nazım Hikmet’in Vasiyet adlı şiirine bırakalım.


Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni.

Hasan beyin vurdurduğu
ırgat Osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.

Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.

Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.

Ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.

Benim sessiz komşulara gelince,
şehit Ayşe’yle ırgat Osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan.

Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
– öyle gibi de görünüyor –
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani…

Barviha Sanatoryumu – 27.04.1953

Nazım’ın şiirde bahsi geçen “Tepemde bir de çınar olursa, taş maş da istemez hani…” vasiyetini yerine getirmek üzere, İsmail Başaran ve Fevzi Kavuk’un da içinde olduğu bir grup 1964’de Nazım’ın ölümünün birinci yıl dönümünde köye bir çınar ağacı dikerler.

Olur da bir gün cenazesi Türkiye’ye getirilirse şiirinde bahsettiği gibi altına gömülmesi için.

Çınarın namı ülkeye yayılmaya başlayınca 12 Eylül yönetimi jandarmaları gönderir ve çınar 1980 öncesinde kesilir.
5 yıl sonra bir çınar daha dikilir ancak bu sefer uzun süre yeri kimseye söylenmez.

1990’lı yıllarda çınar ağacı yeniden kesilip yakılır. İsmail Başaran hayatta değildir artık (Ölümü 24 Aralık 1989).
Tekrar dikilen Nazım Çınarı’na Moskova’daki mezarından toprak getirilir ve çınar koruma altına alınır.

Moskova’daki mezarına gidemeyenler her ölüm yıl dönümünde bu çınarın altında toplanırlar. (3 Haziran 1963)

Şimdi gelelim duyurunun en sıkıcı bölümüne:)

ETKİNLİK DETAYLARI

Feribotla birlikte yaklaşık 3 saat sürecek araç yolculuğumuz sonrasında Osmanlı evleriyle süslü Müşküle köyüne ulaşacağız. Bal kokulu Müşküle Üzümleri günümüzde artık yok ama şimdi de köyün zeytini ve iğne oyaları meşhur.

Meydandaki köy kahvesinde çınar ağacı altında çay keyfi ve alışveriş molasından sonra, toprak yollar ve orman içi patikalarda ve İznik Gölü manzarasını hiç kaybetmeyeceğimiz, toplamda yaklaşık 5 saat sürecek kolay-orta zorlukta yürüyüşümüz başlayacak. Yürümek istemeyenler Müşküle köyünde daha fazla vakit geçirip, aracımızla İznik Gölü kenarında yer alan bitiş noktamıza ulaşabilecekler.
Yürüyüşe katılacak olanlarla Göllüce Köyü’ne ulaşacağız ve yüksek bir kayalık noktadan harika İznik Gölü manzarasını izleyeceğiz.

Hadi şimdi bu manzarayı yüzerek daha yakından hissedelim:)

Muhteşem gün batımı tam karşımızda gerçekleşecek.

FİYAT
25 kişi ve üzerinde katılım olursa 110 TL
Daha az sayıda katılım olursa 130 TL (minimum 15 kişi)

Fiyata Dahil Olanlar:
Ulaşım + Feribot Ücretleri + Rehberlik + Acenta giderleri ve tabii doğada sıcak çay keyfi

18 yaş altı, 2 kişilik %50 indirimli öğrenci kontenjanımız elbette bu etkinlik için de geçerli:)

Katılım ve diğer sorularınız için aşağıdaki formu doldurmanız durumunda tarafınıza dönüşte bulunulacaktır.

Adınız Soyadınız

E-Postanız

Katılacağınız Etkinliğin Adı

Telefon Numaranız

Durak Bilgileriniz ve diğer sorularınız

ARAÇ HAREKET BİLGİLERİ 
07:00 İncirli E5 Otobüs durakları (metrobüs duraklarının tam karşısı, büfenin yakınları)
07:15: Mecidiyeköy Simitsarayı önü, otobüs durakları
07:30 Kadıköy Evlendirme Karşısı Karafırın önü
07:35 Göztepe Köprüsü
07:45 Bostancı Köprüsü ve E5 boyunca devam edip Eskihsar’dan feribota bineceğiz.

Kahvaltı evden getireceğimiz malzemelerle feribotta.

Yol üstünde size uygun bir duraktan dahll olabilirsiniz. Duraklara en az 5 dakika erken gelirseniz doğada geçireceğimiz zaman artacaktır.

Tursab listesi için araca bineceğiniz durağı ve iletişim için telefon numaranızı bilgi@yolvemacera.com ya da bilgi@gezginlerkulubu.org adresine iletin lütfen.

Ayrıca 0530 223 11 95 nolu telefondan da bizi arayabilirsiniz.

Etkinliklerimizi A Sınıfı belge numaralı seyahat acentası işbirliği ve güvencesiyle yapmaktayız. D2 Belgeli lüks turizm araçları ve güleryüzlü kaptanlarla yola çıkmaktayız.

KATILIM KOŞULLARI

Katılım esnasında etkinlik bedelinin yarısı (60 TL) kapora talep edilecektir. Etkinliğin 2 gün öncesinden itibaren ( Perşembe akşam 17:00) yapılan iptallerde acenta kuralları gereği kapora iade edilmeyecektir.

Türkiye Dağcılık Federasyonu Dağcılık eğitimlerini tamamlamış, ilk yardım sertifikalı oldukça deneyimli ve profesyonel dağcılar olan rehberlerimiz gerekli gördükleri takdirde etkinlik üzerinde değişiklikler yapabilirler.

ÖNEMLİ NOTLAR

Yürüyüş sırasında kumanya, su ve başka kişisel ihtiyaçlarınızı taşımak için tercihen belden bağlamalı bir sırt çantası bulundurun.

Hafif, kolay kuruyan, rahat ve dar olmayan giysiler giyinin. Jean pantolon giymeyin. Tercihen, bilekleri saran, sert ve tırtıklı  tabana sahip, su geçirmeyen yürüyüş botu giyin. Topuklu, kösele ve düz tabanlı ayakkabı ya da spor ayakkabı kesinlikle tercih etmeyin.

Tozluk ve baton (bir çift) edinmenizi öneririz.

Yürüyüş esnasında min. 2lt su bulundurmalısınız. Çantanıza yürüyüş esnasında atıştırmak için kuruyemiş alabilirsiniz.

Yürüyüş sonrasında değiştirmek için yanınıza mutlaka yedek giyecekler alın. (Ayakkabı, çorap, pantolon vb.) Bu malzemeleri yürüyüş esnasında yanımıza almayıp araçta bırakacağız.

Kullandığınız ilaçlar varsa yanınıza alınız, bu konuda ve varsa kronik hastalıklarınız hakkında rehbere etkinlik öncesinde mutlaka bilgi veriniz.

Keyifli etkinlikler dileriz:)

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Düzce Yaylaları – Samandere Şelalesi – Abant / 23 Eylül Pazar

Düzce, yaylaları bakımından oldukça zengin bir potansiyele sahip. Birbiri ardına sıralı ve bütünsel bir yapı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir