Bir İyileştirici Olarak Doğa ile Bağlantı

En son ne zaman yalınayak çimenlerde yürüdünüz?
En son ne zaman bir evcil olmayan bir hayvanın başını okşadınız?
En son ne zaman bir kayan yıldız gördünüz?
En son ne zaman ayağınızı bir midye kabuğu kesti?
En son ne zaman yabani bir ot size tanıdık geldi?
En son ne zaman üzerinde meyvesi olgunlaşmış bir meyve ağacı gördünüz?

Bu sorulara verecek cevabınız ‘hatırlamıyorum’ ise o zaman tabiattan oldukça uzaklaştığınıza ve şehir hayatının metal ve beton duvarları arasında ruhunuz sıkıştırmakta olduğunuzun sinyallerini almaya başlamışsınız demektir.

Bunların benim psikolojik durumumla ne ilgisi var ben stres altındayım, depresyondayım bunları yapamam diyorsanız, bir kez daha durun ve düşünün. İçinize bakın.

Eğer doğayla olan bağınız bu denli kopmamış olsaydı hayata ve depresyonunuza nasıl bakacak olduğunuzu…

Beynin çalışma sisteminde günlük dalga salınımları mevcuttur. Bunlara beta, alfa, teta ve delta konumları isimleri verilmiştir.

Beta konumunda zihnin çalışma hızı en yüksek seviyededir buda ruhsal aktivasyonla ters orantılıdır. Zihin ne kadar aktifse huzur ve sükûnet o kadar azalır. Uykuda bile bitmeyen beta zihin durumu beyni bir süre sonra çok yoracağından biriken stres hormonlarıyla birlikte ciddi sıkıntılar doğurabilir. Panik-atak gibi..

Alfa konumu ise beynin kendini hafif dinlenmeye almakla birlikte sağ lob aktivitesini arttırdığı, huzur salınımı yaymaya başladığı bir konumdur. Düşünceler yavaşlamıştır. Oldukça dinlendirici aynı zamanda yaratıcılık faaliyetlerini de arttıran bir konumdur bu ve zaman kavramı değişir. Zaman durmuş gibi bir halde bir süre şimdinin anın farkındalığıyla devam eder.

İlgili Makaleler

Şehir hayatında gün içinde yoğun uyaran bombardımanında kalan beyin alfa konumuna çok fazla geçememekte ve dinlenememektedir. Oysa deniz kenarında biraz oturmak ve denize bakmak yahut bir ağaca yaslanıp kuş seslerini dinlemek doğal olarak bu konuma geçmenizi sağlar.

Doğa ile ilgili uğraşları ve bedensel aktiviteleri kendine ritüel haline getiren akıllı beyinler her gün ruhun istediği tekrar-bağlantı (reconnection)’yı sağlamış olur.

Ve tekrar bağlantı demek aslında ölümsüzlüğe açılan kapıdır. İnsan ölümsüz olmayı her şeyden çok ister. Ya da ölümsüz olduğunu tekrar hatırlamayı, anlamayı ve yaşamayı…

Biraz olsun doğaya ve doğamıza dönmemizin vakit ayırmamız buna değmez mi?

Yazan:  Ayşe Esma

Kaynak: https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_9758.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu