İçerisi ve Dışarısı

Kapalı bir mekanda bir süre kaldıktan sonra bir iç sıkıntısı başlar. Açık havaya, dışarıya çıkmak isteriz. Ancak gözden kaçırdığımız bir şey vardır aslında. Dışarı çıktığımızda bir “içeriden” diğerine geçeriz hep: Daireden büroya, evden en yakındaki mağazaya ya da cafeye…

Başka yerlerde, başka şeyler yapma hayalini taşırken yeni bir içeri hapseder bizi devamında…

Dışarısı, bir geçiştir adeta, kendine ait hiçbir değeri yoktur. Eller cepte, hızlı adımlarla çoğunlukla zorunluluktan katedilen mesafedir sadece.

Bazen de sadece “hava almak” için dışarı çıkarız, kendimizi nesnelerin ve duvarların ağırlığından kurtarmak için. Yürek karartan içerilerde, güneş halen yukarıda parlarken “soluklanmak” isteriz; bu ışıktan mahrum kalmak haksızlık gibi gelir bize. Bir yerlere gitmek değildir amacımız, sadece dışarıda olmak. Bir fasıla, idareli bir mola…

Sonuçta, hangi nedenle olursa olsun,  çoğunlukla dışarısı yine iki kapalı alan arasında ka­lır: bir ara istasyon, bir geçiş; zamanla sınırlı bir mekan…

Oysa ki, günlere yayılan yürüyüşlerde her şey tersine döner. “Dışarısı” artık bir geçiş değil, süreklilik halidir. Bir sı­ğınaktan ötekine geçilir, değişen şey “içerisi”dir artık. Aynı yatakta iki kere uyunmaz mesela, her ortam yeni bir sürprizdir; çeşit çeşit duvarlar, taşlar.

Bu içeriler aslında kilometre taşlarıdır, dışarıda daha uzun süre kalmayı sağlayan araçlardır, geçişlerdir.

Ertesi gün yola çıkışta, vücut her ne kadar başlarda dirense de ilk adımlarla birlikte yol açılıverir gözlerimizin önünde. Olan biten budur, her şey bundan ibarettir, oradasınızdır. Dünyanın tam ortasında, istirahat duvarlarını ardınızda bı­raktığınız ve yüzünüzün rüzgarla buluştuğu andan itibaren, sabahların o tuhaf etkisi de ortaya çıkabilir artık

İşte “dışarısı” ile “içerisi” arasındaki o büyük ayrım yürü­yüşle altüst olur.

Sibel Çağlar

Kaynakça: Yürümenin Felsefesi – Frederic Gros

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Ödünç Hayatlar

Kalırsam düşlerimi, arzularımı hep ertelemek zorunda kalacağım. Bahar bulaştı ya hayata, ağaca, suya, içimde öyle …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir