Hüzün ve Özlem Diyarı Portekiz

Portekiz’de kimse kimseye ‘iyi günler’ demez. Kendileri muhtemelen iyi bir gün geçirmedikleri için bir başkasının da gününün iyi olup olmaması umurlarında değildir. Bir Portekizliye nasıl olduğunu sorsanız alacağınız en iyi cevap “mais ou menos” olur, yani “şöyle böyle”.

Portekiz’deki melankoli kültürü fark edilmeyecek gibi değildir. İnsanların yüzünde görürsünüz o ifadeyi. Burası ‘Gülücükler Ülkesi’ olarak bilinen Tayland değildir çünkü. Meydanlardaki heykellere bile yansımıştır o hüzün ifadesi. Çoğu ülkede generallerin heykeli vardır meydanlarda, Portekiz’de ise hüzünlü şairlerin.

Başkent Lizbon’da meydanlardaki heykellerde bile melankolik bir ifade vardır.

BM Dünya Mutluluk Endeksi’nde 157 ülke içinde 93. sıradadır Portekiz. Ama onlar adına üzülmek yersizdir. Zira onlar mutludur bu mutsuz hallerinden. Biraz zaman geçirseniz hüznün gizli güzelliği hakkında çok şey öğrenirsiniz onlardan.

Saudade: İmkânsızı özlemek

Portekiz’deki bu “mutlu hüznü” anlatan en iyi kelimede ‘saudade’dir. Başka bir dilde yoktur böyle bir kelime. Bu yüzden tercüme edilemediğini söylüyor Portekizliler.

‘Saudade’ bir zamanlar büyük mutluluk vermiş bir kişiye ya da yere özlem duygusunu ifade eder. Nostaljiye benzer biraz, ama onun tersine bu özlem hiç olmamış ve olması imkânsız bir olaya yönelik de olabilir.

Portekizlilerin doğru bir şey yaptığını gösteren birçok araştırma var. 2008’de Deneysel Sosyal Psikoloji Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma, kederin hafızayı güçlendirdiğini söylüyor. Başka bir araştırma ise üzüntünün muhakeme yeteneğini artırdığını gösteriyor.

Hüzünlü müzik farklı kültürlerde farklı etki bırakabiliyor. Avrupa ve Kuzey Amerikalılarda nostalji, Asyalılarda ise huzur etkisi yaratıyor.

Fakat kimse Portekizliler gibi hüzünlü müzik yapamıyor. Özellikle fado müziği melodili bir melankoli olarak ifade ediliyor. Fado ‘kader’ anlamına geliyor ve kaderin zalim olsa bile, hatta özellikle zalimse kabul edilmesi duygusu işleniyor.

Bu müzik türü 200 yıl kadar önce Lizbon’un yoksul emekçi mahallelerinde kök saldı. Fadista adı verilen ilk fado şarkıcıları fahişeler ve denize balık avına çıkan ve seferden dönüp dönmeyeceği meçhul olan balıkçıların eşleriydi. Yani acı çeken insanlar.

Fado için sesin çok güzel olması gerekmediğine, iyi fado söylemek için duyguların yürekten gelmesinin yeterli olduğuna inanılıyor.

O zaman yazıyı güzel bir Fado ile kapatalım biz de…

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Su Kenarı, Vadi Yamacı: Göynük

İki nehir, iki vadi ve vadileri seyreden yemyeşil yamaçlar… Gubaylar Suyu’nun Sakara nehrini besleyen Göynük …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir