Hareket Et, Mutlu Ol…

Vücudumuz tıpkı bir makineye benzer. Çalıştırılmadığında verimi düşer ve aynı paslanmış bir makine gibi işlev göremez hale gelebilir. Yani sağlıklı çalışması için hareket etmesi şarttır. Ancak sağlıklı olmak yalnızca hasta olmamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bakımdan da sağlıklı olmaya karşılık geliyor.

Buna karşın spor bir çoğumuz için yalnızca bir dönem yaşamımıza girmeyi başarabilen bir heves ya da kulak asılmayan bir gerçek olarak kalıyor. Bu gerçeğin stresi ve strese bağlı hastalıkları azaltmak konusunda hiç de azımsanamayacak etkileri var.

Sporun en etkileyici işlevlerinden biri beynimizin öğrenme ve hafızadan sorumlu merkezi hipokampüste yeni nöronların oluşumunu sağlaması. Her ne kadar bu işlemin nasıl gerçekleştiğine ilişkin çalışmalar halen devam ediyor olsa da spor sırasında oluşan hafif derecede stresin kalsiyum akışını tetiklediği, bunun da hipokampüste yer alan nöronlardaki kopyalama faktörlerini harekete geçirdiği düşünülüyor.

Hareket etmeye başladığınızda beyniniz bunu bir stres işareti olarak yorumluyor. Kalbiniz daha hızlı atmaya başladığından bir kavgaya gireceğinizi ya da kaçacağınızı düşünüyor. Bunun üzerine stresten korunmak için kopyalama faktörleri yoluyla nöronların gelişiminde önemli rol oynayan BDNF (beyin türevli nörotrofik faktör) genini harekete geçiriyor ve BDNF proteinlerinin salgılanmasını sağlıyor.

BDNF proteinleri yalnızca nöronların üretiminde değil onarımında da etkili. Bu onarıcı etkinin hayli önemli bir yeri var, çünkü insan beyni 30 yaşından itibaren sinir dokularını kaybetmeye başlar. Egzersizler ise dendrit sayısını artırarak sinirler arası bağlantıları güçlendirir. Böylelikle daha yoğun bir ağ oluşturarak beynimizin bilgiyi daha iyi işlemesini ve saklamasını sağlar. Bu da nöron kaybına bağlı olarak gelişen Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı koruyucu ve iyileştirici etkiye sahiptir.

BDNF depresyon durumunda da etkin bir gen. Yalnızlık hissi ve depresyon, serotonin ve norepinefrin gibi sinir hücreleri arasındaki kimyasal iletilerin seviyesinin azalmasıyla ilişkili bir durumdur. Egzersiz sempatik sinir sistemini uyararak bu kimyasal iletilerin konsantrasyonunu artırır. Ayrıca serotonin BDNF ile karşılıklı etkileşim halindedir. BDNF serotonin üretimini tetiklerken, serotoninin harekete geçmesi de BDNF salımını tetikler. Ortaya çıkan bu döngü egzersizin ruh hali üzerindeki etkisi bakımından hayli önemlidir. Bu nedenle antidepresan ilaçların bir çoğu serotonin üretimine odaklanarak işlev görür.

Spor sırasında salgılanan önemli bir başka kimyasal madde ise endorfindir. Stres, acı ve ağrı durumunda hipofiz bezinden salgılanan endorfin spora başlandıktan sonra yaklaşık 30 dakika içinde salgılanmaya başlar. Endorfinin egzersizin yarattığı rahatsızlığı azaltarak rahatlama sağladığı, huzursuzluk ve depresyon hissini dindirdiği biliniyor. Endorfin ve rahatlama arasında ne tip bir sürecin işlediği halen araştırılıyor olsa da endorfin salgılanması bağımlılık etkisi yaratıyor.

Uzun süredir spor yapanların belirli bir rahatlama seviyesine ulaşmak için giderek daha fazla spor yapma gereği duyması da bundan. Spor sırasında salgılanan kimyasal maddeler sayesinde kendimizi daha zinde, algılarımızı daha açık hissediyoruz. Diğer bir deyişle bilgisayarı yeniden başlatıyoruz.

Yalnız, sporun bize ne kadar iyi geldiğini bu kadar vurguladıktan sonra bir çok insan -özellikle de sporla pek arası olmayanlar- hiç olmadığı kadar spor yapma isteğiyle dolabiliyor. Ancak gaza gelip de balık tutmaktan kamp kurmaya, yüzmekten dağa tırmanmaya kadar her alanda spor malzemeleri alıp bir köşeye yığmanıza gerek yok. Evet, bütün ekipmanı hazır etmek insanı bir an için spor yapmış kadar rahatlatabiliyor. Ama siz de biliyorsunuz ki sözünü ettiğimiz rahatlama bu değil. Önemli olan düzenli ve planlı fiziksel etkinlikler.

Bu yüzden de açık havada yarım saatlik bir yürüyüşle işe başlamak, daha mutlu olmak için atacağınız en basit ama en etkili adım olabilir.

Pınar Dündar

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi Haziran 2016

Editör Notu: Sitemize aslına uygun kısaltılarak eklenmiştir.

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Thoreau İle Doğada Olmak

Çoğu insan, özellikle de kentlerde yaşayanlar bir gün doğa ile iç içe olabileceği bir yaşamın …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir