Güneşin Son Battığı Nokta: Gökçeada

Gökçeada’nın size sunacağı çok şey var, yeter ki bunları nerede bulacağınızı bilin…

Türkiye’nin Ege sularındaki iki büyük adasından biri Gökçeada eski adı ile İmroz: Bozcaada’nın sekiz katı genişliğinde ve güneşi batırdığımız son nokta. Hala sakinliğini ve sessizliğini koruyan adanın tarihi bundan beş bin yıl öncesine uzanıyor, hatta bazı kaynaklarda daha da gerilere gidiyor. Persler, Atinalılar, Romalılar, Venedikliler ve daha pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış; Saros Körfezinin girişindeki stratejik konumundan dolayı her daim cazip bir yer olmuş.

Tarihi Canlı Tutan Köyler

Eski Bademli, Zeytinli, Dereköy ve Tepeköy adada koruma altına alınmış, çoğunlukla Rumların yaşadığı köyler. Gökçeada’nın köyleri zamanında, korunma amacıyla yüksek tepelere kurulmuş. Bu köylerden Bademli’nin manzarası eşsiz; karşıda Semadirek Adası, aşağıda balıkçı tekneleri ve mendireği ile Kaleköy Limanı. “Adanın balkonu” da denilen bu köy ismini etrafını saran badem ağaçlarından alıyor. Kaleköy ise limandaki konumu ve sıralı evleriyle adanın tepelere kurulu evlerinin yanında bir istisna oluşturuyor. Zeytinli, köyler arasında, mimari dokusu en korunmuş olanı.

Gelelim terk-i diyar eylenmiş Dereköy’e. Bir zamanlar 1950 hanesiyle adanın, hatta Türkiye’nin en büyük ve kalabalık köyüymüş. Bugün ise burada sizi geçmişe götürecek bir yürüyüş yapabiliyorsunuz ancak.

Adından da anlaşılacağı üzere adanın en yükseklerine kurulu Tepeköy ise, her yıl 15 Ağustos’ta kutlanan Meryem Ana Yortusu ile en kalabalık gününü yaşıyor. Meydanda kazanlarda yemekler pişiriliyor, dans ediliyor ve gün doğana kadar eğlence devam ediyor. Köyün yakınında. “Çınaraltı” diye anılan alandaki 600 yıllık çınar ağacının ise anlatacağı çok hikâyesi var.

Mavi Yeşil Plajlar

Bir yanında çam, sedir, gürgen ağaçlan, diğer yanında Ege’nin masmavi sularının dalgalandığı plajlar…Adanın güneyinde yer alan Aydıncık – Kefaloz kıyısına “Kuzey Ege’nin Palara’sı” deniyor. Burada iki ayrı plaj var. Biri sert rüzgârların dev dalgalar oluşturduğu ve “kitesurf* yapanların adresi olan Kefaloz Plajı, diğeri ise Aydıncık Burnu’nun kanatları altında kalan ve yüzmek İçin müthiş bir deniz sunan Aydıncık Plajı. Buraya kadar gelmişken, plajın arkasında kalan Tuz Gölü’nde şifalı çamur banyosu da yapabilirsiniz.

“Yok, ben en batıda denize gireceğim” diyorsanız, sizi Uğurlu Plajı’na davet edelim. Burası da bir hayli geniş ve uzun bir plaj. Plajın sonunda küçük bir tepecik göreceksiniz, kısa bir tırmanış ve yürüyüşle İnce Burun’un bulunduğu Gizli Liman’a ulaşabilir, ülkenin en batısında yüzme keyfini çıkarabilirsiniz.

Bir adada olmanın en güzel yanlarından biri rüzgâr ne kadar sert eserse essin, sakin bir koy bulabilecek olmanızdır. Tek yapmanız gereken rüzgârın hangi yönden estiğini belirlemek ve ona göre bir yer seçmek. Kaleköy’ün bitişiğindeki Yıldız Koyu, kuzeybatıda bulunan Marmaros Plajı ve Laz Koyu da bulunduğunuz konuma göre tercih edilebilecek plajlardan.

Gökçeada’nın size sunacağı çok şeyi, anlatacağı çok hikâyesi var. Yalnızca onları nasıl bulacağınızı, nasıl dinleyeceğinizi bilmeniz gerekiyor.

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Resim gibi bir köy: Uçmakdere

Uçmag – Uçmak kelimesi Türk ve Altay mitolojisinde anlamı cennet kelimesine karşılık gelir. Tekirdağ ilinin Şarköy …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir