YAŞAMIN İÇİNDEN

Geri Dönüşlerinden 25 Yıl Sonra YellowStone Kurtlarını Başka Sorunlar Bekliyor

Doğanın şaşırtıcı biçimde çalışan bir iç dengesi mevcut. İnsan eli ile bu sisteme dışarıdan yapılacak olan bir müdahale ekolojik dengenin yıkımına ve geri dönüşü zor sorunlara yol açabilir.

Kurtlar tehlikeli hayvanlar olarak kabul edilirler. Evet doğrudur, tehlikelidirler ancak doğanın dengesinde de önemli bir yerleri vardır ve bir çok hayvana da hayat verirler. Kurtlar aslında dünyadaki en uyumlu canlılardan biridir. Dünyanın en sıcak, en soğuk, en yağışlı ve en kurak yerlerinde yaşamlarını sürdürebilirler. Ve onların varlığı (veya yokluğu) dünyanın birçok yerinde diğer hayvanların ve hatta bitkilerin kaderini belirler.

Amerika’da Yellowstone Ulusal Parkında yaşayan kurtlar 1930’lu yıllarda, diğer canlı türlerine zarar verdikleri düşüncesiyle yok edilmişti. Ancak bu devamında kimsenin aklına gelmeyen bir sorunu ortaya çıkaracaktı. Avlanma riski ortadan kalkan geyiklerin sayısı kontrolsüz bir biçimde artmaya başladı. Bu artış nedeniyle de parktaki bitki örtüsü yok olmanın eşiğine geldi. Çünkü ağaçlar 50 santimetrenin üzerine çıkabilecek kadar bile boy atamadan geyiklerin midesine iniyorlardı.

Bu soruna çözüm bulmak isteyen bilim insanlarının aklına, bölgeden uzaklaştırdıkları kurtları geri getirme fikri geldi. 1995’de 14, ertesi yıl da 17 kurt, Yellowstone Ulusal Parkı’na bırakıldı. Elbette, başlangıçta geyiklerin bir kısmı kurtlar tarafından avlandı. Ve zamanla geyikler kurtlar tarafından avlanma riski olan bölgelerden uzak durmaya başladılar. Bu alanlarda da ağaçlar ve diğer bitkiler yeniden gelişme imkanı buldular.

Ardından, bu gelişen ormanlara, kuşlar gelmeye başladı. Ötücü ve göçmen kuşların sayıları çok arttı. Ağaç yemeyi seven kunduzların sayısı da artıyordu. Ve kunduzlar da aslında tıpkı kurtlar gibi, ekosistem mühendisleriydi. Kunduzların inşa ettikleri bentler, su samurları, misk sıçanları, ördekler, balıklar, sürüngenler ve amfibiler için yaşam alanı yaratır.

25 Yılın Ardından

Kurtların Yellowstone Ulusal Parkı’na getirilmesinin üzerinden tam 25 yıl geçti. Neredeyse her anlamda parkın ekolojik dengesi ve biyolojik çeşitliliği bu süreçte yenilendi. Nüfusları arttıkça ve turistler onları görmeye geldikçe, kurtlar Yellowstone’u çevreleyen yerel topluluklara da ekonomik faydalar sağladı. Konuyu ele alan How Wolves Change Rivers, isimli video 41 milyon kişi tarafından izlendi.

Tüm bu durumlar göz önüne alındığında, Yellowstone’a ev sahipliği yapan üç eyaletin – Idaho, Montana ve Wyoming – kurtlara daha fazla değer vereceğini düşünürsünüz. Ne yazık ki, tam tersi. Yellowstone’da avlanmaya izin verilmemekle birlikte, bu üç eyalet topraklarında ve parkın etrafındaki alanlarda başka yerlerde avlanma serbesttir. Oysa ki kurtlar nesli tükenmekte olan türler arasında bulunmaktadır. Sonuç olarak, sevilen ve tanınmış Yellowstone kurtları bile park sınırını aştıktan sonra kendilerini nişangahta bulurlar. Yellowstone’a yeniden kazandırılan ilk kurt grubundan gelen ve 926F olarak da bilinen Spitfire, 2018 sonbaharında Montana’da bir avcı tarafından sınırın hemen öte tarafında öldürüldü. Spitfire görünmez bir çizgiyi görememişti…

Bu olaylardan sonra parka kurtları görmek için gelen popülasyonunda azalma yaşanınca üç eyalet de bazı geri adımlar attı ve av konusunda sınırlandırmalar getirmeye başladı ama bu kesinlikle yeterli bir düzeyde değildi. Bölgede konu ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Doğa aktivistleri Spitfire gibi görünmez bir çizgiyi göremeyen ve sonunda onu aşan kurtları korumak için parkın etrafında bir tampon bölge yapılması gerektiğini savunuyorlar. Ya daha iyisi yapılsa avlanma tamamen yasaklansa…

Kaynak: Twenty-five years after their return, Yellowstone wolves face new challenges

YolveMacera

Başa dön tuşu