Eğlenceli Tasarımlar, Renkli Binalar

İç karartıcı, gri renkli binalardan sıkılmadınız mı? Bu tasarımlar biraz da gülümsememiz için…

Kübik Evler

İkinci Dünya Savaşı sırasında yıkıma uğrayan Rotterdam, savaş sonrasında yeniden inşa edildi. Kentin savaş öncesi geleneksel olan mimarisinin yerini pratikliğe öncelik tanıyan modüler ve modern bir mimari aldı. Kübik Evler de, Rotterdam’ı canlandırma çalışmalarının bir parçası olarak yapıldı. Rotterdam’ın merkezinde yer alan küp evler dizisi, bölgenin büyük bir caddesi olan Overblaak üzerindeki yaya köprüsünün bir parçası olarak inşa edildi. Başlangıçta 78 küçük küp ev içeren proje, 38 ev ve diğerlerinden daha büyük iki “süper küp ev” olarak tamamlandı. Küpler, ahşap çerçeveli beton bir altıgen sütunun üzerine 55 derecelik bir açıyla eğimli ve asimetrik olarak oturuyorlar. Her bir küp ev, sütun tabanından daha geniş olduğu için zeminde oldukça az bir alan kaplıyor. Küpleri birbirine bağlayan trafiğe kapalı alanda ise, bir çocuk oyun parkı, küçük ofisler ve stüdyolar yer alıyor.

Dans Eden Ev

Dans Eden Ev’in üzerinde bulunduğu alanda, Rönesans akımı etkileri gösteren 19. yüzyıldan kalma bir bina duruyordu. Bu tarihi binanın II. Dünya Savaşı sırasında yıkılması sonucu, yerine yeni ve modern bir bina yapılması kararı alındı. Frank Gehry tarafından Prag’ın şehir merkezine tasarlanan Dans Eden Ev (Dancing House), 1992-1996 yılları arasında tamamlanmıştır. Hollywood’un 1930’lu yıllardaki ünlü dans eden çifti Fred Astaire ve Ginger Rogers’ı andırdığı için Dans Eden Ev ismi verilen yapı, postmodern mimarinin önemli örneklerinden.

Dans Eden Ev, iki gövdeden oluşuyor. Birinci gövde, eğimli sütunlar ile desteklenmiş cam bir kule. İkinci gövde ise nehre paralel olarak ilerleyen, dalgalı bir yapıya sahip. Kalıplar ile oluşturulmuş bu dalgalı şekil ve pencerelerin çizgisel olarak hizalanmaması, binaya hareket ediyormuş etkisi vermekte.

Waldspirale

Almanya’nın Darmstadt kentinde yer alan Waldspirale bir konut kompleksi. 2000 yılında tamamlanan bina Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanmış. Yapı yanyana U biçiminde sıralanmış 105 apartmandan oluşuyor ve 1000’den fazla olan pencerelerin hiçbiri bir diğerine benzemiyor.

Ericsson Globe

Ericsson Globe, İsveç’in başkenti Stockholm’da bulunan arena. 1989’da yapımı tamamlanan, Dünyanın en büyük yarım küre binası olan bina, büyük bir beyaz top şeklinde. Çapı 110 metre, iç yüksekliği 85 metre ve  hacmi 605.000 metreküp. Burası İsveç Ulusal Hokey takımının arenası olarak hizmet verse de önemli konser ve gösterilere de ev sahipliği yapıyor dönem dönem. Arenanın şekli İsveç Güneş Sistemi’ndeki Güneşi temsil etmekte.

Atomium

1958 yılında Brüksel’deki Expo’58 Dünya Fuarı’na renk katması için yapılan, Belçikalı mühendis André Waterkeyn tarafından tasarlanan bu yapı, demirin kristalinin kafes yapısının 165 milyar kez büyütülmüş hali. Atomium 102 metre yüksekliğindedir. Birbirine demir çubuklarla bağlı olan toplam 9 küreden meydana gelmiştir. Her küre 18 metre çapındadır. Çelik ve alüminyumdan yapılan bu anıt bina, genelde sosyal ve kültürel etkinlikler için kullanılıyor. En üst katında da bir restoran bulunmakta.

Kaynaklar

www.arkitektuel.com/dans-eden-ev/

www.kilsanblog.com/mimarlik-farkli-ilginc-yapilar/kubik-evler/

tr.wikipedia.org/wiki/Ericsson_Globe

http://www.galaksirehberim.com/2013/12/brukselin-sembolu-atomium.html

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Doğayı Bir Pusula Olarak Kullanmak

Doğada yönünüzü nasıl bulursunuz? Günümüzde GPS’ler  ve pusulalarla fazladan bir bilgiye ihtiyaç duymadan yönümüzü kolayca …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir