KÜLTÜR

Doğa Yürüyüşü, Ruh ve Beyin Sağlığınızı da Koruyor

Bir çoğumuz için doğa artık şehrin çok ötesinde kaldı. Yemyeşil ağaçlar, berrak bir dere, dere kenarında su içen ve dinlenen ceylanlar, her yeri kaplayan rengârenk çiçekler. Bu tasvir, hemen hemen hepimizin her gün gördüğü manzaraya değil bilgisayar ekranlarımızı süsleyen ekran koruyuculardan birine ait artık. Tüm bunların sonucunda doğadan ve park, bahçe gibi doğal çevrelerden, yani “yeşilden” uzak olmak stresli bir yaşamı beraberinde getiriyor.

Ayrıca inşaatların ve bu düzensiz yapıların yol açtığı trafiğin gürültüsü, aşırı kalabalık yaşam alanları da öfke ve kaygı düzeyini artırarak bizleri tahammülsüz bireylere dönüştürüyor. Tüm bu etkilerden özellikle de gençler nasibini alıyor. Çünkü doğaya erişimi olmayan gençler, eğitim ve sosyalleşme gibi ihtiyaçları için zamanlarının çoğunu kapalı ve kalabalık mekânlarda ya da trafikte harcıyorlar. Ancak sadece beden sağlığınızı değil, ruh ve beyin sağlığınızı da yürüyerek güçlendirebilirsiniz. Yapılan yeni araştırmalar, doğa yürüyüşünün beyninizi de olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor.

doğa

York Üniversitesinin öncülüğünde yürütülen yakın zamanlı bir araştırmada daha dış mekanda yapılan doğaya dayalı etkinliklere katılmanın ruh halinin iyileşmesine ve olumlu duygulara yol açtığı gösterilmiş durumda. Araştırmada, 8 ila 12 haftalık bir süre boyunca devam eden ve 20 ila 90 dakika kadar süren etkinliklerin, en olumlu sonuçları gösterdiği dile getiriliyor. Bahçe işleri ve egzersiz de zihinsel sağlığa faydalı etkinlikler arasında yer alıyor. Etkinliklerine katılmanın yanında sadece ‘orman banyosu yapmanın’ da (bir ormana girip atmosferi seyretmek) insanları daha iyi hissettirdiği bulunmuş. Araştırmacılar çalışma kapsamında daha önceden yayınlanmış 50 çalışmanın bir metaanalizini yapmışlar ve bu sonuca varmışlar.

Peki Ama Ne Yapmalı?

Aslında buna verilecek cevap basit gibi görünüyor. Bilgisayar başından kalkıp oyunlara ve sosyal medyaya bir “doğa molası” verebiliriz. Sonuçta daha önceki araştırmalar da sadece ormanlık bölgelerde yaşamanın bile beyinde duygusal tepkilerden sorumlu bölge olan ve stres oluşumunda önemli rol oynayan amigdala ile ilişkili olduğunu göstermişlerdi.

Sonuçta kesin olan bir şey var ki doğa ile bir biçimde bağlantılı olmak, stresi ve olumsuz duygu ve düşünceleri azaltıyor. Keşke hepimiz ormanlık alanda yaşayabilseydik ama bir çoğumuz için ne yazık ki bu mümkün değil. Ancak ülkemizin doğal güzellikler açısından hayli zengin olması, doğaya erişim açısından bizlere çeşitli imkânlar sunuyor. Bunun için çeşitli doğa kamplarına katılabilir, ya da birçok şehirde düzenli olarak doğa yürüyüşü etkinlikleri düzenleyen topluluklar ile doğayı güvenli bir şekilde keşfedebilirsiniz. Sonuçta doğa sizi çağırıyor. Bu size hem fiziksel hem de ruhsal açıdan iyi gelecektir.

Göz atmak isterseniz

Son çalışmayı incelemek isterseniz: Nature-based outdoor activities for mental and physical health: Systematic review and meta-analysis; Bağlantı: https://www.sciencedirect.com/

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu