KÜLTÜR

Bajau Kabilesi: Uzak Doğu’nun Okyanus Gezginleri

Dünyanın her yanında deniz seviyeleri yükseliyor. Yakında gezegenimiz okyanusların egemenliği altına daha çok girebilir. Bu, hayatını karada yaşamaya göre düzenlemiş bizlerin yaşamını kökten değiştirecektir. Ancak bu durum Bajau Deniz Çingeneleri için fazla sorun olmayacak gibi gözüküyor.

Malezya, Endonezya ve Filipinlerin çevresinde bulunan Bajau kabilesi, en az 1000 yıldır su üzerine inşa ettikleri evlerde yaşıyorlar. Deniz, onların her şeyi. Bu okyanus gezginleri şimdiden su dünyasındaki yaşama adapte olmuş durumda. Bunun sonucunda da dünyadaki başka hiçbir kültürde olmadığı kadar denizle içi içe yaşıyorlar

Yeşil alan, Bajau halkının tipik olarak yaşadığı bölgeyi gösteriyor.

Bajau’lar hayatlarını denizin ortasına çoğunlukla karadan kilometrelerce uzağa inşa ediyorlar. Varoluşlarının her safhasında okyanusun derin bir etkisi var. Onların bir milliyeti, sabit bir ikametgahı ve neredeyse hiç parası yok. Okyanus onlara ihtiyaçları olan her şeyi sağlıyor. Bu insanlar evler yerine teknede yaşamayı tercih ediyor. Sadece tekne bakımlarını yaptırmak, benzin alma gibi işlemleri gerçekleştirmek için karaya gidiyor. Onlar için teknede yaşam yer değiştirme şansları olduğundan özgürlük demek.

Bajau Kabilesi, Güney Filipinler’deki Sulu Adaları bölgesinden geliyor. Göçebe deniz yaşamı nedeniyle, bu kabile Malezya, Brunei ve Endonezya sularına yayılmış durumda. Genellikle, bu kabileye Doğu Endonezya’da rastlanıyor. Şu an bu halk hiçbir ülke tarafından vatandaş olarak kabul edilmiyor. Çoğu Müslüman olan Bajau’lar denizin hangi bölgesinde yaşadıklarına bağlı olarak kabile içinde 10 kadar farklı dil konuşulabiliyor. Resmi bir devlet kaydı ya da kendilerine ait diyebilecekleri yazılı bir tarih bile olmadan var olan Bajau halkının hikayesi, sözlü tarihin nesilden nesile aktarıldığı kendi benzersiz folklor ve geleneklerine dayanıyor.

Bajau Kabilesi Halkı Denizde Yaşamaya Uyumlu Biçimde Evrimleşmiştir

Tarihte başka “deniz göçebeleri” grupları var olsa da Bajau bugün hala var olan son denizci insanlar olabilir.

Bajau’lar dalış yetenekleri ile ünlüdür. Bunun nedeni, hayatlarının çoğunu teknede geçirmiş olmaları ve günlük rutinlerinin balık tutmak olmasıdır. Çocuklar doğduklarından itibaren denize adapte olmaya başlar. Hatta bazı Bajaulu çocuklar denizle o kadar çok vakit geçirmiştir ki, çocuklar denizin altında, tıpkı karada olduğu gibi gözlerini tamamen açıp, karada gördükleri kadar net bir şekilde görebilir. Ancak bu halkın en bilindik özelliği nefeslerini genel olarak diğer insanlardan daha uzun süre tutabilmeleridir.

Bajau’ların çoğu uzman serbest dalgıçlardır. 70 metreden daha derinlere dalabilirler, 20 metre su altında birkaç dakika kalabilirler ve genellikle günde toplam beş saat su altında kalırlar. Dalgıçlar bu süre zarfında 2 ila 18 kilo arasında balık yakalarlar. Ve dalışları kolaylaştırmak için giydikleri tek şey tahta gözlüklerdir.

Aslında, onları diğer insanlardan bilimsel olarak farklı kılacak şekilde suyun üzerinde ve altında yaşamak üzere evrimleşmiş olmaları. 2018’de Cell dergisinde yayınlanan araştırma, Bajau halkının dalak büyüklüğünün, komşu bölgelerdeki ortalama insanlardan yüzde 50 daha fazla olduğunu buldu. Daha büyük bir dalak, daha büyük bir kırmızı kan hücresi rezervuarı ve dolayısıyla daha fazla oksijen ve daha fazla su altında kalma yeteneği anlamına gelir.

Günümüzde Bajau Kabilesi

Bajau kadınları 2015 yılında Semporna’da geleneksel kıyafetleriyle görülüyor.

Bununla birlikte, geleneksel lepa-lepa teknelerinde (bölgenin kıyı popülasyonları arasında oldukça değerli olan dar, yüksek pruvalı gemiler) yaşayan Bajauların sayısı hızla azalmaktadır. Göçebelik her zaman ulus devletin sabit sınırlarıyla çelişmiştir. Son birkaç on yılda tartışmalı hükümet programları da, Bajau kabilesinin çoğunu karada yerleşmeye zorlamıştır.

Bunun birinci nedeni, küresel balık ticaretinin, Bajau halkının balıkçılık geleneklerini ve ekosistemlerini bozmasıdır. Ayrıca, göçebe olmakla ilgili damgalama da birçok kişiyi yaşam tarzlarından vazgeçmeye zorlamıştır. Sonucun da çevredeki kültürler tarafından kabul edilmek, onlara başka türlü alamayacakları yardım ve faydaları sağlayan hükümet programlarına erişim sağlamaktadır.

Ancak Bajau halkı için balıkçılık sadece bir ticaret değil ve su sadece bir kaynak değil. Kimliklerinin merkezinde okyanus ve sakinleri ile olan ilişkileri var. Dolayısıyla, koruma söz konusu olduğunda, mesele sadece deniz yaşamını değil, aynı zamanda kültürlerini ve yüzyıllardır evleri olarak adlandırdıkları suları da korumaktır.

Kaynak ve İleri okumalar:

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu