YAŞAMIN İÇİNDEN

Carl Jung Ve İnsan Yaşamının 4 Evresi

İnsan yaşamı doğası gereği gizemlidir. Ama onu tamamlayan nedir? En önemlisi, yaşamın farklı evreleri nelerdir ve bunlar genel olarak algımızı nasıl etkiler? Ünlü psikolog Carl Gustav Jung’a göre, yaşamlarımızda algı değişimlerinin dört aşamasından geçiyoruz. Bu aşamaların kaç yaşında olduğunuzla, neler elde ettiğinizle veya hangi mülklere sahip olduğunuzla hiçbir ilgisi yoktur. Ayrıca, bu aşamalar belli bir sırada olmak zorunda da değildir. Bu nedenle yaşamınızın farklı noktalarındaki farklı aşamalar arasında geçiş yapabilirsiniz.

İsviçreli psikiyatr Carl Jung ( 1875-1961), analitik psikolojinin kurucusu olarak tanınmıştır. Düşünme şekli ve teorileri modern psikiyatrik çalışmaların yolunu hazırlamıştı

İnsan Yaşamının Evreleri

1. Sporcu (Athlete)

Sporcu evresi, 4 evre içindeki en az gelişmiş olanıdır. Ruhsal durumumuz yerine fiziksel görünüşümüzle ilgilendiğimiz evredir. Diğer bir deyişle hayatımızın en çok kendimize odaklandığımız evresidir. Bazı kişiler bu aşamadan hiçbir zaman çıkamaz ya da çıksa bile belli bir zaman sonra geri dönüş yaşar. Bu evre dört evrenin içinde en az olgun davranışlar sergilediğimiz zamandır. Fiziksel bedenlerimize ve görünüşümüze takıntılı olmakla karakterizedir. Sporcu evresi narsistik, eleştirel veya hatta her ikisi de olabilir. Bunlar ergenlik yıllarımızda yaşadığımız önemli fizyolojik değişikliklerin doğrudan sonuçlarıdır. Bu nedenle, bu aşama genellikle henüz yetişkin olmadığımızda ortaya çıkar.

2. Savaşçı (The Warrior)

Savaşçı evresi, yetişkinlik yıllarımızın başlangıcını temsil eder. Bu süreçte dünyayı fethetmek isteriz. En iyi olmak, en iyisine sahip olmak isteriz. Savaşçılar gibi davranır, savaşçıların yaptıklarını yaparız. Mücadeleye her zaman hazırızdır; sebebi ne olursa olsun, mücadele etmenin gereksiz olduğu zamanlarda bile bu fikri devam ettiririz. Bu süreç içinde de atlet aşamasının kibri zamanla kaybolmaya başlar. Sonunda süreç fiziksel, zihinsel ve sosyal koşullanmamızı şekillendirir. Bunun sonucunda da kafamızda başarılı bir insanın sosyal olarak kabul edilen bir tanımı oluşmaya başlar. Savaşçı evre aynı zamanda insanların kendilerini yeniden yapılandırırken, hayatları boyunca geri döndükleri en yaygın evredir.

3. Durulma Evresi (The Statement)

Hayatımızdaki savaşçı evresi sona erdiğinde kendimizi “başkaları için ne yaptım?” diye sorarken buluruz. Odağımız, kişisel başarılarınızdan, diğer insanların hayatlarını iyileştirmeye dayalı hedeflere ulaşmaya kayar. Bu evrede, elde ettiklerimiz ve başardıklarımız ile tatmin olmadığımızı anlarız. Şu ana kadar peşinden koştuğumuz şey mutluluk değildir. Şu ana kadar peşinden koştuklarımız (para, güç, maddiyat gibi), yine hayatımızda var olacaktır ama onlara eskisi kadar değer vermeyiz veya bağlanmayız. Bu evrede en çok göze çarpan başkalarına yardım etme arzusu. Bir geçiş aşaması olarak bu aşama bizi bir sonraki aşamaya, yani ruh aşamasına götürür.

‘Hakikate götüren yol, dikenlerle doludur; dayanıklılık ve direnç ister; vücutça ve ruhça hazırlıklı olmayı gerektirir.”

4. Ruh Evresi

Yaşamın son aşaması ruh aşamasıdır. Bu aşamada, biriktirdiklerimizden daha fazlası olduğumuzun farkına varırız. Ancak Jung hayatın bu son evresine herkesin ulaşamayacağını belirtir. Ruh evresinde daha önce yaşadığımız üç evrenin bizi tanımlamadığını ve “biz” olmadığını anlarız. Ruh aşaması, “kendi zihninizden çıkma” ve fiziksel varlığımızın ötesinde bizi neyin beklediğine odaklanma duygusu ile karakterize edilir. İnsan, vücudundan, sahip olduklarından ve sevdiklerinden daha fazlasıdır. “Ruh” evresinde hayatımızda gözlemci olur ve dünyayı farklı bir bakış açısı ile görürüz.

Bu aşamada, “Hayatımın amacı nedir?” diye sorma eğiliminde oluruz. “Başardıklarımdan gerçekten mutlu muyum?”, “İnandırıldıklarımdan daha fazlası mıyım?” “Mutluluğun gerçek doğası nedir?” “Maddi kazançlar ruhumdaki ilkel boşluğu dolduramadıysa, o zaman huzuru ve memnuniyeti nerede bulabilirim?” gibi sorularda buna eşlik eder. Bu zaman aynı zamanda, bilgelik yıllarımız olarak da düşünülebilir. Yazımızı kendisinin sevdiğimiz bir sözü ile bitirelim.

Görünüşünüz, yalnızca kalpten bakabildiğinizde berraklaşır. Dışarı bakanlar düş kurar, içe bakanlar uyanış yaşar.

Carl Jung

Kaynaklar ve ileri okumalar için:

YolveMacera

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu