Carl Jung: İnsan Yaşamının 4 Evresi

“Anlayabildiğimiz kadarıyla, insan varlığının yegane amacı, var oluşun saf karanlığında bir anlam ışığı yakmak.”

İsviçreli psikiyatr Carl Jung, 1900’lerin başlarından ortalarına doğru, analitik psikolojinin kurucusu olarak tanınmıştır. Düşünme şekli ve teorileri modern psikiyatrik çalışmaların yolunu hazırlamıştır. Jung’un insanın gelişimsel evreleriyle ilgili olan bir teorisinde evreler dört genel arketipe ayrılıyor. Bu teoride hayattaki şeylerin önem sırasına koyuluş şekli ve süreci oldukça etkileyici.

1. Sporcu (Athlete)

Sporcu evresi, 4 evre içindeki en az gelişmiş olanı. Ruhumuz ve ruhsal durumumuz yerine fiziksel görünüşümüzle ilgilendiğimiz evre. Vücudumuzun nasıl göründüğü bizi ciddi bir şekilde ilgilendiriyor. Bu esnada güçlü yönlerimizi tanıyıp güvensizliklerimizi harekete geçirmeye başlıyoruz.

Burada kendimizi gerçekliğin bir biçimine dayandırabilmek için fiziksel dünyayı kullanıyoruz. Fakat insanların bize nasıl tepki verdiğini ve bizi nasıl hissettirdiklerini anladıktan sonra, duygularımız öncelikli olmaya başlıyor. Bu da bir sonraki evreye yol açıyor

2. Savaşçı (The Warrior)

Sıra belirli duyguları, belirli eylem ve düzenlerle ilişkilendirmeye geliyor. Savaşçı evresi, yetişkinlik yıllarımızın başlangıcını temsil eder, insanların daha büyük sorumluluklar ile nasıl baş edeceklerini adım adım anlamalarını içerir. İşte bu süreçte dünyayı fethetmek isteriz. En iyi olmak, en iyisine sahip olmak isteriz. Savaşçılar gibi davranır, savaşçıların yaptıklarını yaparız. Mücadeleye her zaman hazırızdır; sebebi ne olursa olsun, mücadele etmenin gereksiz olduğu zamanlarda bile. Diğerlerinden daha fazlasına sahip olmayı ve hayatta daha fazlasına ulaşmayı düşünürüz, kendimizi sürekli kıyaslar ve çevremizdekilerden daha iyi olmak bize kendimizi iyi hissettirir. Zaman geçtikçe bu istekler; bağımsızlığını kazanma eş bulma ve bir aile kurma gibi isteklere dönüşür.

3. Durulma Evresi (The Statement)

Bu evrede, elde ettiklerimiz ve başardıklarımız ile tatmin olmadığımızı anlarız. Şu ana kadar peşinden koştuğumuz şey mutluluk değildir. Şu ana kadar peşinden koştuklarımız (para, güç, maddiyat gibi), yine hayatımızda var olacaktır ama onlara eskisi kadar değer vermeyiz veya bağlanmayız çünkü hayatımızın başka bir evresindeyizdir; yaşantımızda bunlardan daha fazlası olduğunu anladığımız. Yine maddiyata ve erke (güç, iktidar) sahipsinizdir, önünüze geldiğinde kabul eder ve müteşekkir olursunuz fakat her zaman onlardan vazgeçmeye hazırsınızdır. Bu evrede en çok göze çarpan başkalarına yardım etme arzusu. Çünkü bugüne kadar kuvvetlendirdiğiniz egonuzu terbiye etmenizi sağlayacak bilgeliğe giden yollar arıyorsunuz.

4. Ruh Evresi

İnsan hayatının son evresi. Jung hayatın bu son evresinin herkesin ulaşamayacağını bir kişisel gelişim evresi olduğunu belirtiyor. Ruh evresinde daha önce yaşadığımız üç evrenin bizi tanımlamadığını ve “biz” olmadığını anlarız. İnsan, vücudundan, sahip olduklarından ve sevdiklerinden daha fazlasıdır.  “Ruh” evresinde hayatımızda gözlemci olur ve dünyayı farklı bir bakış açısı ile görürüz. Bu zaman, bilgelik yıllarımızdır.

http://www.thinkinghumanity.com/2015/11/carl-jungs-4-stages-of-life.html

Paylaşmak İsterseniz...

Bunlara da Göz Atın

Mutluluğa Dair Yanlış Bildiğimiz 10 Şey

Mutluluk, hemen hepimizin gündeminde. Ancak mutluluğu yakından tanıyor gibi hissetsek de aslında onunla ilgili bilmediğimiz, yanlış …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir